Tarçın kabuğundan ürettiği takıları 20 yıldır İstanbul'da satıyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 26.02.2026 - 16:01, Güncelleme: 26.02.2026 - 15:42 190 kez okundu.
 

Tarçın kabuğundan ürettiği takıları 20 yıldır İstanbul'da satıyor

Öğrencilik yıllarında geçimini sağlamak için tarçın kabuklarından kolye, bileklik, küpe ve tespih üreten 55 yaşındaki Murat Baykal, 20 yıldır İstanbul'un sokaklarında kendi yaptığı ürünlerin satışını yapıyor.
İSTANBUL (AA) - İzmir'deki bir üniversitenin drama bölümünden mezun olan Baykal, tarçın kabuklarının şeklinin ve aromasının takı tasarımına elverişli olduğunu keşfetti.Bu yönde harekete geçen Baykal, mutfakların vazgeçilmez baharatı tarçının kabuklarından takılar üretip satmaya başladı.Baykal, AA muhabirine, malzeme olarak tarçını seçmesinin en önemli nedeninin bu baharat çeşidinin sıra dışılığı ve aroması olduğunu söyledi.Tarçın kabuklarının narin ve kırılgan olduğunu, bunun kabuğuyla çalışmanın zor olduğunu anlatan Baykal, yapım sırasında testerenin kabuğa değdiği anda tarçını şekillendirdiğini dile getirdi.Baykal, bunun için takıları üretirken her an hassas olunması gerektiğini ifade ederek, tarçın kabuğuyla takı üretim serüveninde 3 ay boyunca çeşitli denemeler yaptığını, bunun ardından doğru çalışma şekline ulaştığını kaydetti.Üniversitede öğrenciyken maddi sıkıntılar yaşadığını aktaran Baykal, "Tarçın kabuklarını boyardım, akrilik boyayla onlara resimler yapardım. Uzun bir süre kampüste çeşitli takılar sattıktan sonra tarçınla oynarken içindeki spiralleri fark ettim. Her bir spiral kesiti bir araya getirdiğimde ortaya kelebekler ve semboller çıktı. Tarçını kesip takı yapma fikri bana ait. İlk başta 'Acaba satış yapabilir miyim?' diye düşünüyordum ancak olumlu tepki alınca bu işi bırakmadım." diye konuştu.Tarçının hikayesini yazdıBaykal, üniversitede drama okuduğunu, asıl işinin hikaye yazmak olduğunu söyledi.Akademik altyapısının ürününü, zanaatını ve üretimini etkilediğine dikkati çeken Baykal, "Basit bir tarçın çubuğunun içinde bile inanılmaz hikayeler yakalayabiliyorsun." ifadelerini kullandı.Baykal, yerli ve yabancı turistlerin takılarını fantastik bulduğunu vurgulayarak, "En çok 'Kırılır mı?' endişesi oluyor. İstemelerine rağmen bazen ürünü satmıyorum. Bakıyorum, karakter çok hareketli. Biliyorum ki takıyı ona verdiğimde kıracak, iki gün sürmeyecek yani. Mesele benim için sadece para değil." dedi.Baykal, 2008 yılından beri Galata Kulesi'nin yakınındaki Yüksek Kaldırım Caddesi'nde satış yaptığını anlattı.Daha öncesinde farklı şehirlerde de yaşadığını ancak Beyoğlu'ndan bir türlü ayrılamadığını dile getiren Baykal, tarçın kabuklarından yaptığı ürünlerin burasıyla özdeşleştiğini de sözlerine ekledi.Muhabir: Sema Serbest
Öğrencilik yıllarında geçimini sağlamak için tarçın kabuklarından kolye, bileklik, küpe ve tespih üreten 55 yaşındaki Murat Baykal, 20 yıldır İstanbul'un sokaklarında kendi yaptığı ürünlerin satışını yapıyor.

İSTANBUL (AA) - İzmir'deki bir üniversitenin drama bölümünden mezun olan Baykal, tarçın kabuklarının şeklinin ve aromasının takı tasarımına elverişli olduğunu keşfetti.

Bu yönde harekete geçen Baykal, mutfakların vazgeçilmez baharatı tarçının kabuklarından takılar üretip satmaya başladı.

Baykal, AA muhabirine, malzeme olarak tarçını seçmesinin en önemli nedeninin bu baharat çeşidinin sıra dışılığı ve aroması olduğunu söyledi.

Tarçın kabuklarının narin ve kırılgan olduğunu, bunun kabuğuyla çalışmanın zor olduğunu anlatan Baykal, yapım sırasında testerenin kabuğa değdiği anda tarçını şekillendirdiğini dile getirdi.

Baykal, bunun için takıları üretirken her an hassas olunması gerektiğini ifade ederek, tarçın kabuğuyla takı üretim serüveninde 3 ay boyunca çeşitli denemeler yaptığını, bunun ardından doğru çalışma şekline ulaştığını kaydetti.

Üniversitede öğrenciyken maddi sıkıntılar yaşadığını aktaran Baykal, "Tarçın kabuklarını boyardım, akrilik boyayla onlara resimler yapardım. Uzun bir süre kampüste çeşitli takılar sattıktan sonra tarçınla oynarken içindeki spiralleri fark ettim. Her bir spiral kesiti bir araya getirdiğimde ortaya kelebekler ve semboller çıktı. Tarçını kesip takı yapma fikri bana ait. İlk başta 'Acaba satış yapabilir miyim?' diye düşünüyordum ancak olumlu tepki alınca bu işi bırakmadım." diye konuştu.

Tarçının hikayesini yazdı

Baykal, üniversitede drama okuduğunu, asıl işinin hikaye yazmak olduğunu söyledi.

Akademik altyapısının ürününü, zanaatını ve üretimini etkilediğine dikkati çeken Baykal, "Basit bir tarçın çubuğunun içinde bile inanılmaz hikayeler yakalayabiliyorsun." ifadelerini kullandı.

Baykal, yerli ve yabancı turistlerin takılarını fantastik bulduğunu vurgulayarak, "En çok 'Kırılır mı?' endişesi oluyor. İstemelerine rağmen bazen ürünü satmıyorum. Bakıyorum, karakter çok hareketli. Biliyorum ki takıyı ona verdiğimde kıracak, iki gün sürmeyecek yani. Mesele benim için sadece para değil." dedi.

Baykal, 2008 yılından beri Galata Kulesi'nin yakınındaki Yüksek Kaldırım Caddesi'nde satış yaptığını anlattı.

Daha öncesinde farklı şehirlerde de yaşadığını ancak Beyoğlu'ndan bir türlü ayrılamadığını dile getiren Baykal, tarçın kabuklarından yaptığı ürünlerin burasıyla özdeşleştiğini de sözlerine ekledi.


Muhabir: Sema Serbest

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.