Suriye ve İsrail Paris’te bir araya geldi

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 07.01.2026 - 09:13, Güncelleme: 07.01.2026 - 09:13 249 kez okundu.
 

Suriye ve İsrail Paris’te bir araya geldi

Paris’te İsrail ve Suriye arasında yapılan ve ABD’nin arabuluculuk ettiği görüşmelerden, üç ülkenin dahil olacağı ortak bir “fusion cell” (entegre istihbarat hücresi) kurulması önerisi çıktı.
Paris'te iki gün süren müzakerelere ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlık etti.  Bu, iki ülke arasında bir güvenlik anlaşmasına varmak için beşinci tur görüşmeler oldu.  Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Suriye heyetinin başında yer aldı. İsrail tarafı ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter başkanlığındaki müzakere heyetiyle temsil edildi.  Paris’teki yoğun diplomasi trafiğine Türkiye de dahil oldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Asaad el-Şaibani ile Paris’te bir araya gelerek bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı. Bu temas, görüşmelerin çok taraflı bir diplomatik zeminde ilerlediğine işaret etti. ABD arabuluculuğunda Paris’te yapılan İsrail–Suriye görüşmelerinde ortak istihbarat hücresi kurulması gündeme geldi. Görüşmelerde ABD, İsrail ve Suriye’ye Ürdün’ün başkenti Amman’da Amerikan–İsrail–Suriye ortak bir “fusion cell” kurulmasını teklif etti. ABD’li yetkililere göre bu yapı, Suriye’nin güneyindeki güvenlik durumunu yönetmek, askerden arındırma sürecini koordine etmek ve İsrail güçlerinin Suriye’de ele geçirdiği alanlardan çekilmesine ilişkin müzakerelere zemin hazırlamak üzere tasarlandı. ABD’li üst düzey bir yetkili, bu yapının klasik bir diplomatik masa olmayacağını, askerî ve istihbarî verilerin gerçek zamanlı olarak birleştirildiği bir merkez olacağını vurguladı. Yetkili, “Fusion cell kapsamında detaylar üzerinde çalışılana kadar, her iki taraf da mevcut mevzilerinde tüm askerî faaliyetleri donduruyor” diyerek sürecin fiilen başladığını ifade etti. Her tarafın bu hücreye temsilciler göndereceği, hücrenin diplomatik temasları, askerî koordinasyonu, istihbarat paylaşımını, ticari ve sivil ilişkileri aynı çatı altında yürüteceği belirtildi. ABD’nin süreçte 7/24 arabulucu rolü üstleneceği kaydedildi. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıkladığı üçlü ortak bildiri şöyle:  "Taraflar, her iki ülke için kalıcı güvenlik ve istikrar düzenlemelerine ulaşma yönünde çaba gösterme taahhütlerini yeniden teyit etmektedir. Her iki Taraf, Amerika Birleşik Devletleri’nin gözetimi altında, istihbarat paylaşımı, askerî gerilimin azaltılması, diplomatik angajman ve ticari fırsatlara ilişkin derhal ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla ortak bir entegrasyon mekanizması — özel bir iletişim birimi — kurmaya karar vermiştir. Bu mekanizma, her türlü anlaşmazlığın süratle ele alınması ve yanlış anlamaların önlenmesi için bir platform işlevi görecektir. Amerika Birleşik Devletleri bu olumlu adımları memnuniyetle karşılamakta ve Orta Doğu’da kalıcı barışa ulaşmaya yönelik daha geniş çabaların bir parçası olarak, bu mutabakatların uygulanmasını destekleme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Egemen uluslar saygılı ve yapıcı bir şekilde iş birliği yaptığında, refahın önü açılacaktır. Bu ortak açıklama, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve Tarafların, gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtmaktadır." ABD heyeti ayrıca Suriye’nin güneyinde “silahsızlandırılmış ekonomik bölge” kurulmasını önerdi. Bu önerinin, Trump yönetiminin Ukrayna ve Rusya arasındaki Donbas bölgesi için gündeme getirdiği modele benzediği belirtildi. ABD’li bir yetkili, söz konusu bölgenin rüzgar santralleri, tarım alanları, turizm ve Dürzi topluluğunun yaşadığı bölgeleri kapsayabileceğini ifade etti. Yetkili, bölgesel ortakların projeyi finanse etme konusunda taahhütte bulunduğunu, ancak ülke isimlerinin açıklanmadığını söyledi. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise süreci, “inkâr döneminden gerçek iş birliği ve ortak refah dönemine geçiş” olarak tanımladı. Barrack, tarafların şeffaflık ve iş birliği temelinde yeni bir ilişkiye bağlılık göstermesini “cesaret verici” olarak nitelendirdi. ABD Dışişleri de görüşmeleri “olumlu bir adım” olarak değerlendirerek, egemen ülkeler arasında fiilî iş birliğinin refahı beraberinde getirdiğini vurguladı.  
Paris’te İsrail ve Suriye arasında yapılan ve ABD’nin arabuluculuk ettiği görüşmelerden, üç ülkenin dahil olacağı ortak bir “fusion cell” (entegre istihbarat hücresi) kurulması önerisi çıktı.

Paris'te iki gün süren müzakerelere ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack başkanlık etti. 

Bu, iki ülke arasında bir güvenlik anlaşmasına varmak için beşinci tur görüşmeler oldu. 

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Suriye heyetinin başında yer aldı. İsrail tarafı ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter başkanlığındaki müzakere heyetiyle temsil edildi. 

Paris’teki yoğun diplomasi trafiğine Türkiye de dahil oldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye Dışişleri Bakanı Asaad el-Şaibani ile Paris’te bir araya gelerek bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldı. Bu temas, görüşmelerin çok taraflı bir diplomatik zeminde ilerlediğine işaret etti.

ABD arabuluculuğunda Paris’te yapılan İsrail–Suriye görüşmelerinde ortak istihbarat hücresi kurulması gündeme geldi.

Görüşmelerde ABD, İsrail ve Suriye’ye Ürdün’ün başkenti Amman’da Amerikan–İsrail–Suriye ortak bir “fusion cell” kurulmasını teklif etti. ABD’li yetkililere göre bu yapı, Suriye’nin güneyindeki güvenlik durumunu yönetmek, askerden arındırma sürecini koordine etmek ve İsrail güçlerinin Suriye’de ele geçirdiği alanlardan çekilmesine ilişkin müzakerelere zemin hazırlamak üzere tasarlandı.

ABD’li üst düzey bir yetkili, bu yapının klasik bir diplomatik masa olmayacağını, askerî ve istihbarî verilerin gerçek zamanlı olarak birleştirildiği bir merkez olacağını vurguladı. Yetkili, “Fusion cell kapsamında detaylar üzerinde çalışılana kadar, her iki taraf da mevcut mevzilerinde tüm askerî faaliyetleri donduruyor” diyerek sürecin fiilen başladığını ifade etti.

Her tarafın bu hücreye temsilciler göndereceği, hücrenin diplomatik temasları, askerî koordinasyonu, istihbarat paylaşımını, ticari ve sivil ilişkileri aynı çatı altında yürüteceği belirtildi. ABD’nin süreçte 7/24 arabulucu rolü üstleneceği kaydedildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın açıkladığı üçlü ortak bildiri şöyle: 

"Taraflar, her iki ülke için kalıcı güvenlik ve istikrar düzenlemelerine ulaşma yönünde çaba gösterme taahhütlerini yeniden teyit etmektedir.

Her iki Taraf, Amerika Birleşik Devletleri’nin gözetimi altında, istihbarat paylaşımı, askerî gerilimin azaltılması, diplomatik angajman ve ticari fırsatlara ilişkin derhal ve sürekli koordinasyonu kolaylaştırmak amacıyla ortak bir entegrasyon mekanizması — özel bir iletişim birimi — kurmaya karar vermiştir. Bu mekanizma, her türlü anlaşmazlığın süratle ele alınması ve yanlış anlamaların önlenmesi için bir platform işlevi görecektir.

Amerika Birleşik Devletleri bu olumlu adımları memnuniyetle karşılamakta ve Orta Doğu’da kalıcı barışa ulaşmaya yönelik daha geniş çabaların bir parçası olarak, bu mutabakatların uygulanmasını destekleme konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Egemen uluslar saygılı ve yapıcı bir şekilde iş birliği yaptığında, refahın önü açılacaktır.

Bu ortak açıklama, bugünkü önemli toplantının ruhunu ve Tarafların, gelecek nesillerin yararı için ilişkilerinde yeni bir sayfa açma kararlılığını yansıtmaktadır."

ABD heyeti ayrıca Suriye’nin güneyinde “silahsızlandırılmış ekonomik bölge” kurulmasını önerdi. Bu önerinin, Trump yönetiminin Ukrayna ve Rusya arasındaki Donbas bölgesi için gündeme getirdiği modele benzediği belirtildi. ABD’li bir yetkili, söz konusu bölgenin rüzgar santralleri, tarım alanları, turizm ve Dürzi topluluğunun yaşadığı bölgeleri kapsayabileceğini ifade etti. Yetkili, bölgesel ortakların projeyi finanse etme konusunda taahhütte bulunduğunu, ancak ülke isimlerinin açıklanmadığını söyledi.

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ise süreci, “inkâr döneminden gerçek iş birliği ve ortak refah dönemine geçiş” olarak tanımladı. Barrack, tarafların şeffaflık ve iş birliği temelinde yeni bir ilişkiye bağlılık göstermesini “cesaret verici” olarak nitelendirdi. ABD Dışişleri de görüşmeleri “olumlu bir adım” olarak değerlendirerek, egemen ülkeler arasında fiilî iş birliğinin refahı beraberinde getirdiğini vurguladı.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.