Özbekistan'da yüzyıllardır süren Nevruz geleneği yaşatılıyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 21.03.2026 - 16:30, Güncelleme: 21.03.2026 - 16:17 220 kez okundu.
 

Özbekistan'da yüzyıllardır süren Nevruz geleneği yaşatılıyor

Özbekistan’da baharın gelişi ve doğanın uyanışını simgeleyen Nevruz, yüzyıllardır süregelen geleneklerle kutlanıyor.
TAŞKENT (AA) - Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart'ta kutlanan ve "yeni gün" anlamına gelen Nevruz, Orta Asya halkları tarafından kullanılan 12 Hayvanlı Takvim ve Güneş Takvimi'ne göre yeni yılın başlangıcı olarak kabul ediliyor.Resmi kutlamaların 21 Mart'ta yapıldığı Özbekistan'da halk arasında Nevruz coşkusu bir ay boyunca devam ediyor.Ülke genelinde düzenlenen kutlamalar kapsamında güreş, at yarışları, koç ve horoz dövüşleri, halk oyunları gösterileri ile konserler düzenleniyor.Nevruz, sadece baharın gelişi değil, aynı zamanda insanları bir araya getiren ve dayanışmayı da güçlendiren bir kültürel etkinlik olarak önem taşıyor.Bayram sabahı yeni elbiselerini giyen vatandaşlar, hazırladıkları yiyeceklerle kırlara çıkıyor, burada güreş, at yarışları, koç ve horoz dövüşleri gibi etkinlikler düzenleniyor.Özbeklerin bir atasözünde, "İyi insan yüzünden, iyi yıl Nevruz'undan belli." denilmesi, bu bayramın bölge halkları için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.Nevruz’da mutlaka sümelek tatlısı yapılıyorNevruz’da hazırlanan sofralarda ıspanaklı samsa (börek), halim, pilav, yeşillikli çorba ve mantı gibi yemekler yer alıyor. Özbekler, sofrada 7 çeşit yemeğin bulunmasını, yeni yılın bereketli geçeceği anlamına gelen bir gelenek olarak görüyor.Bazı bölgelerde ise köy sakinleri, Güneş Takvimi’ne göre 21 Mart’ta başlayan yeni yılın bereketli geçmesi temennisiyle adak kurbanı keserek dilekte bulunuyor.Özbekler, Nevruz kutlamaları kapsamında mutlaka bayram tatlısı olan sümelek hazırlıyor.Aynı mahallede yaşayan kadınlar, ilkbahar günlerinde bir araya gelerek gün boyunca sümelek yapımı için birlikte çalışıyor. Temizlenen buğday, bir yüzeye serilerek 4-5 gün boyunca sulanıyor ve çimlenmesi sağlanıyor. Çimlenen buğday daha sonra kıyma makinesinde çekilerek elde edilen karışım sıkılıyor ve nişastalı sıvısı çıkarılıyor.Bu sıvı, büyük kazanlarda kızdırılan yağa eklenerek 16-18 saat boyunca sürekli karıştırılıyor. Kazanın altının yanmaması için içine ceviz veya taş atılırken, insanlar karıştırma sırasında dilek tutup dua ediyor.Pişirme işleminin ardından üzeri kapatılarak 5-6 saat dinlendirilen sümelek, yaklaşık 24 saatte hazır hale geliyor. Hazırlanan tatlı, önce mahallenin yaşlıları ve hastalarına, ardından tüm sakinlere kaselerde dağıtılıyor.Kasesinden ceviz veya taş çıkan kişilerin dileklerinin kabul olacağına inanılıyor. Özbekler sümeleği şifa verici, besleyici ve güçlendirici bir gıda olarak görürken, özellikle kış sonrası vücuda enerji ve direnç kazandırdığına inanıyor.Nevruz’un tarihi 2 bin yıldan önceye uzanıyorAraştırmalar, Nevruz’un geçmişinin milattan önceki 3. yüzyıla kadar uzandığını ve 2 bin yıldan fazla bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.10. yüzyılda Buhara’da yaşayan tarihçi Ebu Bekir Nerşahi’nin “Buhara Tarihi” adlı eserinde, Nevruz’un dönemin en önemli bayramlarından biri olarak kutlandığına yer veriliyor. Eserde, Nevruz’un İslamiyet öncesi dönemde de bölge halkları tarafından kutlandığı belirtiliyor.Kaynaklarda, Nevruz günlerinde hükümdarların halka yemek ve çeşitli hediyeler dağıttığı, bazı vergileri kaldırdığı ve büyük şenlikler düzenlediği ifade ediliyor.11. yüzyılda yaşayan bilim insanı El Biruni’nin "Geçmiş Yüzyıllardan Kalan Eserler" adlı kitabında ise Nevruz’un, Güneş Takvimi’ne göre yılın ilk ayının ilk günü olarak kabul edilip kutlandığı kaydediliyor.SSCB döneminde Nevruz kutlamaları yasaklandıYüzyıllardır kutlanan Nevruz Bayramı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) bölgede hakimiyet kurmasının ardından 1920’li yılların başından itibaren, milli değerleri yansıttığı gerekçesiyle Sovyet ideolojisine aykırı bulunarak yasaklandı.SSCB döneminde yaklaşık 70 yıl boyunca, diğer Türk cumhuriyetlerinde olduğu gibi Özbekistan’da da Nevruz kutlamalarına izin verilmedi. Bu süreçte Özbekler, Nevruz’a ilişkin gelenek ve göreneklerini yalnızca aile içinde ve gizli şekilde sürdürmek zorunda kaldı.Sovyetler Birliği’nin son lideri Mihail Gorbaçov’un başlattığı açıklık politikasıyla birlikte, Özbek halkı milli değerlerini yeniden yaşatma imkanı buldu. Bu kapsamda ülkede Nevruz kutlamalarına uzun bir aranın ardından 1989 yılında yeniden izin verildi.Özbekistan’ın 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından ise Nevruz Bayramı resmi bayram olarak kutlanmaya başlandı.Muhabir: Bahtiyar Abdülkerimov
Özbekistan’da baharın gelişi ve doğanın uyanışını simgeleyen Nevruz, yüzyıllardır süregelen geleneklerle kutlanıyor.

TAŞKENT (AA) - Gece ile gündüzün eşit olduğu 21 Mart'ta kutlanan ve "yeni gün" anlamına gelen Nevruz, Orta Asya halkları tarafından kullanılan 12 Hayvanlı Takvim ve Güneş Takvimi'ne göre yeni yılın başlangıcı olarak kabul ediliyor.

Resmi kutlamaların 21 Mart'ta yapıldığı Özbekistan'da halk arasında Nevruz coşkusu bir ay boyunca devam ediyor.

Ülke genelinde düzenlenen kutlamalar kapsamında güreş, at yarışları, koç ve horoz dövüşleri, halk oyunları gösterileri ile konserler düzenleniyor.

Nevruz, sadece baharın gelişi değil, aynı zamanda insanları bir araya getiren ve dayanışmayı da güçlendiren bir kültürel etkinlik olarak önem taşıyor.

Bayram sabahı yeni elbiselerini giyen vatandaşlar, hazırladıkları yiyeceklerle kırlara çıkıyor, burada güreş, at yarışları, koç ve horoz dövüşleri gibi etkinlikler düzenleniyor.

Özbeklerin bir atasözünde, "İyi insan yüzünden, iyi yıl Nevruz'undan belli." denilmesi, bu bayramın bölge halkları için ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Nevruz’da mutlaka sümelek tatlısı yapılıyor

Nevruz’da hazırlanan sofralarda ıspanaklı samsa (börek), halim, pilav, yeşillikli çorba ve mantı gibi yemekler yer alıyor. Özbekler, sofrada 7 çeşit yemeğin bulunmasını, yeni yılın bereketli geçeceği anlamına gelen bir gelenek olarak görüyor.

Bazı bölgelerde ise köy sakinleri, Güneş Takvimi’ne göre 21 Mart’ta başlayan yeni yılın bereketli geçmesi temennisiyle adak kurbanı keserek dilekte bulunuyor.

Özbekler, Nevruz kutlamaları kapsamında mutlaka bayram tatlısı olan sümelek hazırlıyor.

Aynı mahallede yaşayan kadınlar, ilkbahar günlerinde bir araya gelerek gün boyunca sümelek yapımı için birlikte çalışıyor. Temizlenen buğday, bir yüzeye serilerek 4-5 gün boyunca sulanıyor ve çimlenmesi sağlanıyor. Çimlenen buğday daha sonra kıyma makinesinde çekilerek elde edilen karışım sıkılıyor ve nişastalı sıvısı çıkarılıyor.

Bu sıvı, büyük kazanlarda kızdırılan yağa eklenerek 16-18 saat boyunca sürekli karıştırılıyor. Kazanın altının yanmaması için içine ceviz veya taş atılırken, insanlar karıştırma sırasında dilek tutup dua ediyor.

Pişirme işleminin ardından üzeri kapatılarak 5-6 saat dinlendirilen sümelek, yaklaşık 24 saatte hazır hale geliyor. Hazırlanan tatlı, önce mahallenin yaşlıları ve hastalarına, ardından tüm sakinlere kaselerde dağıtılıyor.

Kasesinden ceviz veya taş çıkan kişilerin dileklerinin kabul olacağına inanılıyor. Özbekler sümeleği şifa verici, besleyici ve güçlendirici bir gıda olarak görürken, özellikle kış sonrası vücuda enerji ve direnç kazandırdığına inanıyor.

Nevruz’un tarihi 2 bin yıldan önceye uzanıyor

Araştırmalar, Nevruz’un geçmişinin milattan önceki 3. yüzyıla kadar uzandığını ve 2 bin yıldan fazla bir geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

10. yüzyılda Buhara’da yaşayan tarihçi Ebu Bekir Nerşahi’nin “Buhara Tarihi” adlı eserinde, Nevruz’un dönemin en önemli bayramlarından biri olarak kutlandığına yer veriliyor. Eserde, Nevruz’un İslamiyet öncesi dönemde de bölge halkları tarafından kutlandığı belirtiliyor.

Kaynaklarda, Nevruz günlerinde hükümdarların halka yemek ve çeşitli hediyeler dağıttığı, bazı vergileri kaldırdığı ve büyük şenlikler düzenlediği ifade ediliyor.

11. yüzyılda yaşayan bilim insanı El Biruni’nin "Geçmiş Yüzyıllardan Kalan Eserler" adlı kitabında ise Nevruz’un, Güneş Takvimi’ne göre yılın ilk ayının ilk günü olarak kabul edilip kutlandığı kaydediliyor.

SSCB döneminde Nevruz kutlamaları yasaklandı

Yüzyıllardır kutlanan Nevruz Bayramı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) bölgede hakimiyet kurmasının ardından 1920’li yılların başından itibaren, milli değerleri yansıttığı gerekçesiyle Sovyet ideolojisine aykırı bulunarak yasaklandı.

SSCB döneminde yaklaşık 70 yıl boyunca, diğer Türk cumhuriyetlerinde olduğu gibi Özbekistan’da da Nevruz kutlamalarına izin verilmedi. Bu süreçte Özbekler, Nevruz’a ilişkin gelenek ve göreneklerini yalnızca aile içinde ve gizli şekilde sürdürmek zorunda kaldı.

Sovyetler Birliği’nin son lideri Mihail Gorbaçov’un başlattığı açıklık politikasıyla birlikte, Özbek halkı milli değerlerini yeniden yaşatma imkanı buldu. Bu kapsamda ülkede Nevruz kutlamalarına uzun bir aranın ardından 1989 yılında yeniden izin verildi.

Özbekistan’ın 31 Ağustos 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinin ardından ise Nevruz Bayramı resmi bayram olarak kutlanmaya başlandı.


Muhabir: Bahtiyar Abdülkerimov

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.