İspanya'da değişen toplum yapısı ölene kadar oturma hakkıyla yapılan ev satışlarını artırdı

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 21.09.2026 - 12:30, Güncelleme: 21.09.2026 - 12:19 1008 kez okundu.
 

İspanya'da değişen toplum yapısı ölene kadar oturma hakkıyla yapılan ev satışlarını artırdı

İspanya’da her geçen yıl artan yaşlı nüfus, toplumun ihtiyaçlarını ve geleneklerini değiştirirken, bunun etkileri ülkenin öncelikli sorunu olan konut krizinde de kendisini gösteriyor.
MADRİD (AA) - Geleneksel aile yapısından yavaş yavaş çıkan ve bireysel taleplerin öncelikli olmaya başladığı İspanyol toplumunda, nüfusun yüzde 21’den fazlasını oluşturan 65 yaş üstü kişiler artık evlerini çocuklarına bırakmaktan daha çok "çıplak mülkiyet" hakkıyla satmayı tercih etmeye başladı.İspanyolların 10 yıl öncesine kadar hiçbir bilgisi olmadığı, hukuki açıdan "çıplak mülkiyet" olarak tanımlanan, kullanma ve yararlanma (kiraya verme gibi) hakkına ölene kadar sahip olup, evlerini değerinin altında satma opsiyonu son yıllarda büyük ilgi görüyor.Özellikle 2020’den sonra konutlarda sıkça duyulan "çıplak mülkiyet" satışları yılda 2 bine ulaştı.AA muhabirine değerlendirme yapan "çıplak mülkiyet" satışlarında uzman emlakçı Eduardo Molet, şu ifadeleri kullandı:"Aslında çıplak mülkiyet satış hakkı İspanya’da 19. yüzyıldan beri var ama geçmişte tüm aile birlikte yaşadığı için bu kullanılmıyordu. Aile büyükleri evlerini bu şekilde satmaya kalksalar, bu diğer aile üyelerince hoş karşılanmazdı. Çünkü başka yaşayacak yerleri de yoktu. Ama son 20 yıldır toplumun yapısı değişti. Artık ne çocuklar aile büyükleriyle ne de dedeler ve nineler çocuklarıyla birlikte yaşamak istiyor."Yaşlı nüfusun artık kendi evinde tek başına ya da bakım evlerinde yaşamayı tercih ettiğini, bunun da çocukları tarafından desteklendiğini kaydeden Molet, "Biz, son 8-10 yıldır çıplak mülkiyet satışına ağırlık verdik ve çok başarılı olduk." şeklinde konuştu. Aile büyüklerinin evlerini çocuklarına bırakmak yerine yaşarken satışa çıkarmalarının, birkaç olay dışında genel anlamda büyük kabul gördüğüne şahit olduklarını aktaran Molet, "Bunu çocukları da destekliyor. Çünkü anne ve babalarının daha kaliteli bir yaşama sahip olmasını istiyorlar." görüşünü savundu.Molet, normal şartlarda emeklilikten sonra "çıplak mülkiyet" satışının başladığını, çünkü ek harcamaların (hastalık, ev giderleri gibi) çıktığını ve satıştan elde edilen gelirin evde küçük bir tadilat, özel bir tatile çıkma, bakıcı tutma gibi harcamalarda kullanıldığını ifade etti.Bankaların "çıplak mülkiyet" satışlarında alıcıya kredi olanağını henüz tanımadıklarını, bu yüzden ancak mali olarak güçlü kişilerin alım yapabildiklerini söyleyen Molet, bu şekilde evlerini satanların ise hayatta kaldıkları sürece evlerini kullanmaya devam etmelerinin yanı sıra elde ettikleri gelirle yaşam kalitelerini yükselttiklerini anlattı.Fransa, İtalya ya da Florida eyaleti olmak üzere ABD'de "çıplak mülkiyet" satışlarının İspanya'ya göre çok daha yüksek oranda olduğu bilgisini paylaşan Molet, İspanya’da özellikle Madrid, Barselona, Valensiya gibi büyük şehirler ile yabancıların çoğunlukta olduğu Balear Adaları gibi bölgelerde yoğunlaşan bu tip satışların gelecek yıllarda daha da artacağı öngörüsünde bulundu.Öte yandan, istatistiklere göre "çıplak mülkiyet" satışlarında konutlar gerçek değerinden yüzde 20 ila yüzde 50 daha düşük bir fiyata satılırken, yaş büyüdükçe konutun fiyatındaki düşüş oranı da azalıyor."Bence olağanüstü ve oldukça uygulanabilir bir seçenek"Bir banka kredisi borcundan kaynaklanan ekonomik sebeplerle yaklaşık 9 yıl önce evini "çıplak mülkiyet" hakkıyla satan 80 yaşındaki Angeles Plaza Elias da "Aslında bilmediğim ve çok güvenmediğim bir opsiyondu. Ama danışıp, tüm bilgileri alınca satışı yaptım ve benim için çok iyi bir tecrübe oldu. Çünkü evimde oturmaya devam ediyorum, borcumu ödedim, küçük sürprizler dahil istediğimi yapabileceğim param var." dedi.Piyasa değeri yaklaşık 400 bin avro olan evini 170 bin avroya satan, emekli hemşire Elias, "Bence olağanüstü ve oldukça uygulanabilir bir seçenek." diyerek çevresindeki birçok arkadaşının da "çıplak mülkiyet" satışı için kendisinden bilgi aldığını söyledi."Bu durum, İspanya'nın ağır konut krizini gözler önüne sermektedir"Diğer yandan "çıplak mülkiyet" satışlarındaki artış, anketlerde ülkenin çözüm bekleyen sorunlarında ilk sırayı alan konut krizinin derinliğini de ortaya koyuyor.Konut krizine karşı yeterli adımları atmadığı gerekçesiyle azınlık sol koalisyon hükümetini sürekli eleştiren muhalefetteki Podemos partisinin lideri İone Belarra da çıplak mülkiyet satışındaki artışın altında "çarpıcı bir gerçek yattığına" dikkati çekti.Belarra, "Bu durum, İspanya'nın karşı karşıya olduğu aşırı eşitsizliği ve gerçekten vahim bir tabloya sürükleyen ağır bir konut krizini gözler önüne sermektedir."​​​​​​​ dedi.Belarra, insanların bakıma muhtaç hale geldiklerinde bir bakımevi veya bakıcı masrafını ödeyebilmek uğruna, ömür boyu biriktirdikleri tasarrufların büyük kısmını yatırdıkları mülklerini elden çıkarmalarının kabul edilmemesi gereken bir durum olduğunu kaydetti.Konut krizinin, “gençlerin kendi hayatlarını kurmalarına engel olmakta ve ayrılık süreci yaşayanların konuta erişimini imkansız kıldığını” savunan Podemos lideri, “İleri yaştaki bireyler, sırf ömürlerinin son günlerini onurlu bir şekilde geçirebilmek uğruna hayatlarını adadıkları evlerinden vazgeçmek zorunda bırakılıyor. Bu tablo, İspanyol sosyal devletinin sistemsel bir başarısızlığını temsil etmektedir.” görüşünün altını çizdi. Muhabir: Şenhan Bolelli
İspanya’da her geçen yıl artan yaşlı nüfus, toplumun ihtiyaçlarını ve geleneklerini değiştirirken, bunun etkileri ülkenin öncelikli sorunu olan konut krizinde de kendisini gösteriyor.

MADRİD (AA) - Geleneksel aile yapısından yavaş yavaş çıkan ve bireysel taleplerin öncelikli olmaya başladığı İspanyol toplumunda, nüfusun yüzde 21’den fazlasını oluşturan 65 yaş üstü kişiler artık evlerini çocuklarına bırakmaktan daha çok "çıplak mülkiyet" hakkıyla satmayı tercih etmeye başladı.

İspanyolların 10 yıl öncesine kadar hiçbir bilgisi olmadığı, hukuki açıdan "çıplak mülkiyet" olarak tanımlanan, kullanma ve yararlanma (kiraya verme gibi) hakkına ölene kadar sahip olup, evlerini değerinin altında satma opsiyonu son yıllarda büyük ilgi görüyor.

Özellikle 2020’den sonra konutlarda sıkça duyulan "çıplak mülkiyet" satışları yılda 2 bine ulaştı.

AA muhabirine değerlendirme yapan "çıplak mülkiyet" satışlarında uzman emlakçı Eduardo Molet, şu ifadeleri kullandı:

"Aslında çıplak mülkiyet satış hakkı İspanya’da 19. yüzyıldan beri var ama geçmişte tüm aile birlikte yaşadığı için bu kullanılmıyordu. Aile büyükleri evlerini bu şekilde satmaya kalksalar, bu diğer aile üyelerince hoş karşılanmazdı. Çünkü başka yaşayacak yerleri de yoktu. Ama son 20 yıldır toplumun yapısı değişti. Artık ne çocuklar aile büyükleriyle ne de dedeler ve nineler çocuklarıyla birlikte yaşamak istiyor."

Yaşlı nüfusun artık kendi evinde tek başına ya da bakım evlerinde yaşamayı tercih ettiğini, bunun da çocukları tarafından desteklendiğini kaydeden Molet, "Biz, son 8-10 yıldır çıplak mülkiyet satışına ağırlık verdik ve çok başarılı olduk." şeklinde konuştu.

 

Aile büyüklerinin evlerini çocuklarına bırakmak yerine yaşarken satışa çıkarmalarının, birkaç olay dışında genel anlamda büyük kabul gördüğüne şahit olduklarını aktaran Molet, "Bunu çocukları da destekliyor. Çünkü anne ve babalarının daha kaliteli bir yaşama sahip olmasını istiyorlar." görüşünü savundu.

Molet, normal şartlarda emeklilikten sonra "çıplak mülkiyet" satışının başladığını, çünkü ek harcamaların (hastalık, ev giderleri gibi) çıktığını ve satıştan elde edilen gelirin evde küçük bir tadilat, özel bir tatile çıkma, bakıcı tutma gibi harcamalarda kullanıldığını ifade etti.

Bankaların "çıplak mülkiyet" satışlarında alıcıya kredi olanağını henüz tanımadıklarını, bu yüzden ancak mali olarak güçlü kişilerin alım yapabildiklerini söyleyen Molet, bu şekilde evlerini satanların ise hayatta kaldıkları sürece evlerini kullanmaya devam etmelerinin yanı sıra elde ettikleri gelirle yaşam kalitelerini yükselttiklerini anlattı.

Fransa, İtalya ya da Florida eyaleti olmak üzere ABD'de "çıplak mülkiyet" satışlarının İspanya'ya göre çok daha yüksek oranda olduğu bilgisini paylaşan Molet, İspanya’da özellikle Madrid, Barselona, Valensiya gibi büyük şehirler ile yabancıların çoğunlukta olduğu Balear Adaları gibi bölgelerde yoğunlaşan bu tip satışların gelecek yıllarda daha da artacağı öngörüsünde bulundu.

Öte yandan, istatistiklere göre "çıplak mülkiyet" satışlarında konutlar gerçek değerinden yüzde 20 ila yüzde 50 daha düşük bir fiyata satılırken, yaş büyüdükçe konutun fiyatındaki düşüş oranı da azalıyor.

"Bence olağanüstü ve oldukça uygulanabilir bir seçenek"

Bir banka kredisi borcundan kaynaklanan ekonomik sebeplerle yaklaşık 9 yıl önce evini "çıplak mülkiyet" hakkıyla satan 80 yaşındaki Angeles Plaza Elias da "Aslında bilmediğim ve çok güvenmediğim bir opsiyondu. Ama danışıp, tüm bilgileri alınca satışı yaptım ve benim için çok iyi bir tecrübe oldu. Çünkü evimde oturmaya devam ediyorum, borcumu ödedim, küçük sürprizler dahil istediğimi yapabileceğim param var." dedi.

Piyasa değeri yaklaşık 400 bin avro olan evini 170 bin avroya satan, emekli hemşire Elias, "Bence olağanüstü ve oldukça uygulanabilir bir seçenek." diyerek çevresindeki birçok arkadaşının da "çıplak mülkiyet" satışı için kendisinden bilgi aldığını söyledi.

"Bu durum, İspanya'nın ağır konut krizini gözler önüne sermektedir"

Diğer yandan "çıplak mülkiyet" satışlarındaki artış, anketlerde ülkenin çözüm bekleyen sorunlarında ilk sırayı alan konut krizinin derinliğini de ortaya koyuyor.

Konut krizine karşı yeterli adımları atmadığı gerekçesiyle azınlık sol koalisyon hükümetini sürekli eleştiren muhalefetteki Podemos partisinin lideri İone Belarra da çıplak mülkiyet satışındaki artışın altında "çarpıcı bir gerçek yattığına" dikkati çekti.

Belarra, "Bu durum, İspanya'nın karşı karşıya olduğu aşırı eşitsizliği ve gerçekten vahim bir tabloya sürükleyen ağır bir konut krizini gözler önüne sermektedir."​​​​​​​ dedi.

Belarra, insanların bakıma muhtaç hale geldiklerinde bir bakımevi veya bakıcı masrafını ödeyebilmek uğruna, ömür boyu biriktirdikleri tasarrufların büyük kısmını yatırdıkları mülklerini elden çıkarmalarının kabul edilmemesi gereken bir durum olduğunu kaydetti.

Konut krizinin, “gençlerin kendi hayatlarını kurmalarına engel olmakta ve ayrılık süreci yaşayanların konuta erişimini imkansız kıldığını” savunan Podemos lideri, “İleri yaştaki bireyler, sırf ömürlerinin son günlerini onurlu bir şekilde geçirebilmek uğruna hayatlarını adadıkları evlerinden vazgeçmek zorunda bırakılıyor. Bu tablo, İspanyol sosyal devletinin sistemsel bir başarısızlığını temsil etmektedir.” görüşünün altını çizdi.


 

Muhabir: Şenhan Bolelli

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.