Fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifi Meclis’ten geçti

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 23.10.2026 - 11:30, Güncelleme: 23.10.2026 - 11:30 231 kez okundu.
 

Fonların tasfiyesine ilişkin kanun teklifi Meclis’ten geçti

Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor.
Kanunla, söz konusu fonların tasfiye sürecinin yürütülmesi, fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve elde edilen tutarların yatırımcılara dağıtılması için kapsamlı hükümler getirildi. Kanuna göre SPK’nın belirleyeceği fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarı kadar ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Ara ödeme, endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Para piyasası fonları dışındaki fonlarda, yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu toplam değeri de ödeme için üst sınır oluşturacak. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcıların hesaplanan tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde SPK, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının ödeme almasını sağlayacak yöntemler belirleyebilecek. Ödeme tutarı, yatırımcının net yatırımına, fonun kaynaklarına ve SPK’nın belirleyeceği usullere bağlı olacak. Kanunun önemli hükümlerinden biri, fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerler nedeniyle oluşan zararların kimlerden tahsil edileceğini düzenliyor. Fon varlıklarından mevzuata aykırı biçimde veya görünüşte mevzuata uygun olsa bile fonun menfaatine gerçek bir ekonomik amacı bulunmadan yapılan işlemlerle çıkarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar, hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak kabul edilebilecek. Bu kapsamda kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler yoluyla ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan değerler de düzenlemenin kapsamına giriyor. Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek. İlgili kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak. Şüpheli mal varlıklarına el konulabilecek Düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiillere ilişkin soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) ilgili hükümleri uyarınca mal varlığı değerlerine el konulabilecek. El konulan varlıklar arasında doğrudan fona iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde, savcılık, hâkim veya mahkeme kararıyla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına iade yapılabilecek. Doğrudan fona devredilemeyen gayrimenkul gibi diğer mal varlığı değerleri bakımından ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesi öngörülüyor. TMSF, Bankacılık Kanunu kapsamında kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek. Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve fonun mal varlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeksizin ilgili fona veya tasfiye tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılabilecek. TMSF bünyesinde her fon için ayrı geri kazanım hesapları oluşturulacak. Bu hesaplarda tutulan varlıklar, TMSF’nin kendi mal varlığından ayrı izlenecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ile yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek. Geri kazanım hesaplarındaki tutarlar başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek. Bu varlıklar üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz de konulamayacak. Zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiyeyle görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise SPK’nın bildirdiği fon pay sahiplerine ödeme yapılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) gönderilecek. YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranında gerçekleştirecek. Dağıtım sırasında bir yatırımcıya düşen tutar, SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalırsa bu miktar yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak edilen tutarlara eklenecek. Birikim asgari ödeme sınırına ulaştığında ödeme yapılacak. Birden fazla fonla bağlantılı olan geri kazanım tutarlarının fonlar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin usul ve esasları da SPK belirleyecek. SPK, tasfiye işlemleriyle denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her fon için zarar veya kayıp tutarını, sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve bu kişilerin sorumlu oldukları miktarları belirleyerek TMSF’ye bildirecek. Bunun ardından TMSF, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında sorumluların mal varlıklarından tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek. Bu hüküm kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak. Fon pay sahipleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında tespit edilecek. 17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) iletilmiş ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilememiş talimatlar sebebiyle katılma payları bloke edilen yatırımcılar da tasfiye hükümlerine tabi olacak. Düzenleme kapsamında MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve ilgili kamu kurumları, gerekli bilgi ve belgeleri yetkili kurumlara gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak. Kanun, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki fiillere ilişkin özel hükümler de içeriyor. SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı bu tür fiilleri işlediği veya fonlarla birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.
Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Düzenleme, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış fonları kapsıyor.

Kanunla, söz konusu fonların tasfiye sürecinin yürütülmesi, fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması, zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve elde edilen tutarların yatırımcılara dağıtılması için kapsamlı hükümler getirildi.

Kanuna göre SPK’nın belirleyeceği fonlarda yatırımcıların net yatırım tutarları dikkate alınarak ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL’nin altında olan yatırımcılara, hesaplanan net yatırım tutarı kadar ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılara ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Ara ödeme, endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Para piyasası fonları dışındaki fonlarda, yatırımcının hesabındaki katılma paylarının önceki gün sonu toplam değeri de ödeme için üst sınır oluşturacak. Dağıtılabilir nakdin tüm yatırımcıların hesaplanan tutarlarını karşılamaya yetmemesi halinde SPK, mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının ödeme almasını sağlayacak yöntemler belirleyebilecek. Ödeme tutarı, yatırımcının net yatırımına, fonun kaynaklarına ve SPK’nın belirleyeceği usullere bağlı olacak.

Kanunun önemli hükümlerinden biri, fon mal varlığından hukuka aykırı çıkarılan değerler nedeniyle oluşan zararların kimlerden tahsil edileceğini düzenliyor.

Fon varlıklarından mevzuata aykırı biçimde veya görünüşte mevzuata uygun olsa bile fonun menfaatine gerçek bir ekonomik amacı bulunmadan yapılan işlemlerle çıkarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar, hukuka aykırı çıkarılmış değer olarak kabul edilebilecek.

Bu kapsamda kredi, borç, avans, teminat, devir, alım-satım, repo ve benzeri işlemler yoluyla ilişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan değerler de düzenlemenin kapsamına giriyor.

Zarar veya kayıptan öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumlu olacak. Zararın bu şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek.

İlgili kişilerin görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları dönemde gerçekleştirilen işlem ve kararlardan kaynaklanan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak.

Şüpheli mal varlıklarına el konulabilecek

Düzenleme kapsamındaki fonlarla bağlantılı fiillere ilişkin soruşturmalarda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) ilgili hükümleri uyarınca mal varlığı değerlerine el konulabilecek.

El konulan varlıklar arasında doğrudan fona iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde, savcılık, hâkim veya mahkeme kararıyla ilgili fona ya da geri kazanım hesabına iade yapılabilecek.

Doğrudan fona devredilemeyen gayrimenkul gibi diğer mal varlığı değerleri bakımından ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) kayyum olarak atanabilmesi öngörülüyor. TMSF, Bankacılık Kanunu kapsamında kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde bu varlıkları dava sonucunu beklemeden satabilecek veya tasfiye edebilecek.

Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve fonun mal varlığından çıktığı ya da fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeksizin ilgili fona veya tasfiye tamamlanmışsa geri kazanım hesabına aktarılabilecek.

TMSF bünyesinde her fon için ayrı geri kazanım hesapları oluşturulacak. Bu hesaplarda tutulan varlıklar, TMSF’nin kendi mal varlığından ayrı izlenecek ve yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ile yatırımcılara yapılacak ödemelerde kullanılabilecek.

Geri kazanım hesaplarındaki tutarlar başka amaçlarla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek. Bu varlıklar üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz de konulamayacak.

Zorunlu masraflar düşüldükten sonra kalan tutarlar, tasfiye devam ediyorsa tasfiyeyle görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiyenin tamamlanmış olması halinde ise SPK’nın bildirdiği fon pay sahiplerine ödeme yapılmak üzere Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne (YTM) gönderilecek.

YTM, ödemeleri yatırımcıların katılma payı sahipliği oranında gerçekleştirecek. Dağıtım sırasında bir yatırımcıya düşen tutar, SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalırsa bu miktar yatırımcı adına izlenecek ve sonraki dağıtımlarda hak edilen tutarlara eklenecek. Birikim asgari ödeme sınırına ulaştığında ödeme yapılacak.

Birden fazla fonla bağlantılı olan geri kazanım tutarlarının fonlar arasında nasıl dağıtılacağına ilişkin usul ve esasları da SPK belirleyecek.

SPK, tasfiye işlemleriyle denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her fon için zarar veya kayıp tutarını, sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve bu kişilerin sorumlu oldukları miktarları belirleyerek TMSF’ye bildirecek.

Bunun ardından TMSF, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında sorumluların mal varlıklarından tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek. Bu hüküm kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.

Fon pay sahipleri, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında tespit edilecek.

17 Eylül 2026 ve öncesinde Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) iletilmiş ancak fonun temerrüde düşmesi veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilememiş talimatlar sebebiyle katılma payları bloke edilen yatırımcılar da tasfiye hükümlerine tabi olacak.

Düzenleme kapsamında MKK, Takasbank, Borsa İstanbul, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları ve ilgili kamu kurumları, gerekli bilgi ve belgeleri yetkili kurumlara gecikmeksizin vermekle yükümlü olacak.

Kanun, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki fiillere ilişkin özel hükümler de içeriyor.

SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı bu tür fiilleri işlediği veya fonlarla birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara, ilgili fonların tasfiye ve geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.