Cirque du Soleil'in renkli dünyası "OVO" ile İstanbul'da sahneye taşınıyor

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 22.05.2026 - 12:30, Güncelleme: 22.05.2026 - 12:19 246 kez okundu.
 

Cirque du Soleil'in renkli dünyası "OVO" ile İstanbul'da sahneye taşınıyor

Dünya sahne sanatlarının prestijli topluluklarından Cirque du Soleil, "OVO" başlıklı gösterisiyle Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda sanatseverlerle buluşuyor.
İSTANBUL (AA) - Topluluk, Tatlı Ekşi ve Pyramidion işbirliğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında 25 ülkeden 102 kişilik uluslararası ekiple Türkiye'ye geldi.Portekizcede "yumurta" anlamına gelen "OVO" gösterisiyle, yaşam döngüsü, dönüşüm ve doğanın enerjisi merkeze alınarak, yüksek tempolu akrobasi performansları, sahne tasarımı ve kostümler eşliğinde izleyicilere renkli bir deneyim sunulması amaçlanıyor. "Çok renkli kostümlerimiz var"Gösteride yer alan akrobat Emir Buhari, AA muhabirine, eylül ayından itibaren ekipte olduğunu dile getirdi.Ekibe katıldığı andan itibaren herkesin çok içten davrandığını belirten Buhari, "OVO'nun bir böcek kolonisinin günlük hayatını anlatan güzel bir hikayesi var. Benim rolüm de burada sivrisinek. Çemberimle birlikte break dans ve akrobasi gösterisi yapıyorum. Gösterinin ikinci yarısındayım." dedi. Montreal'de üç hafta boyunca gösteriye hazırlandığını aktaran Buhari, şunları kaydetti:"Orada akrobatik koçumuz ve sahne yönetmeninin vizyonu doğrultusunda hazırlandık. Çok yoğun bir süreç çünkü sabah 8'den akşam 5'e kadar prova yapıyorsun. O performansa hazırlanıyorsun. Aynı zamanda makyajı öğretiyorlar. Kostüm provaları yapıyorsun. Vücut ölçülerini alıyorlar. Birçok testten geçiyorsun aslında. O süreç biraz yoğun. Oldukça keyifli çünkü öğretici. Herhangi bir şirkette böyle süreçlerden geçmiyorsunuz. Bu tamamen profesyonel ve farklı bir yaklaşım var."Buhari, İzmir'de üniversite okuduğu dönemde sahne performansıyla hayatını sürdüren insanları gördüğünü, bunun mümkün bir yaşam biçimi olduğunu fark etmesiyle bu alana yöneldiğini vurguladı. "Aramızda olimpiyatlara katılmış sanatçılar da var"Kilian Mongey ise yaptığı disiplinin "tumbling" olduğunu anlatarak, "OVO, Cirque du Soleil'in bir yapımı. Gösterinin yaratıcısı Deborah Colker, kendisi Brezilyalı. Bu yüzden gösteri boyunca Brezilya etkisini görebiliyorsunuz. Çok renkli kostümlerimiz var. Ayrıca, canlı müziği de dinleyebiliyorsunuz. Yedi müzisyenimiz var ve gösteri boyunca canlı çalıyorlar. Bu kadar çok müzisyenin olması çok güçlü bir his yaratıyor. Müzisyenlerin Brezilya havasını hissetmek de çok güzel." dedi. OVO'nun diğer Cirque du Soleil gösterilerinden çok farklı olduğuna değinen Mongey, şöyle devam etti:"Çünkü biz böcekleri canlandırıyoruz. Sahnede 53 böcekten oluşan bir koloni var. Bu yüzden izlemesi oldukça özel bir deneyim. Seyirciyle etkileşim de çok güçlü. Sahnede üst düzey sporcular var. Hayatımız boyunca yarışmalara katıldık ve Cirque du Soleil sahnesinde yer alabilmek için çalıştık. Aramızda olimpiyatlara katılmış sanatçılar da var. Bence kostümlerimiz, duvardaki projeksiyonlar, ışık yansımaları ve üst düzey akrobasi birleşince Cirque du Soleil'i özel yapan şey ortaya çıkıyor. Özellikle de bizim gösterimizi." Kilian Mongey, sahne arkasında görünen her şeyin bir günde inşa edildiğini söyledi.Gösteri öncesi İstanbul'u gezme fırsatı bulduklarını aktaran akrobat, "Şehri keşfetmek için iki günümüz oldu. Yerebatan Sarnıcı'nı gördüm. Sultanahmet Cami, Ayasofya'yı… Gerçekten harikaydı. Bir sürü farklı yemek denedim, Türk kahvesi içtim. Benim için çok özel bir deneyim oldu ve İstanbul'daki atmosferi gerçekten çok sevdim." sözlerini paylaştı.Mongey, yıllar içinde gösterinin daha iyi hale gelmesine odaklanıldığına işaret ederek, hikayeye ilişkin şu bilgileri verdi:"Hikaye şöyle, böcek kolonimizin dışından biri geliyor. Sahnedeki 53 sanatçının arasında yabancı bir kişi ortaya çıkıyor ve onun kim olduğunu bilmiyoruz. Sonra kolonimize uyum sağlamaya çalışıyor. Bence bu, gösterimizin vermek istediği mesajlardan biri. Özellikle bugün dünyada yaşananları düşününce çok güzel bir mesaj. Yeni gelen kişi başta biraz garip karşılanıyor ama sonra koloninin bir parçası olmayı başarıyor. Hikaye bu şekilde ilerliyor ve gerçekten çok güzel. Bir de benim çok sevdiğim şey sahnedeyken seyircinin tepkilerini duyabiliyoruz. Özellikle bazı hareketleri yaptığımızda insanların korkuya benzer bir heyecan yaşadığını hissedebiliyorsunuz. Bedenlerimizin bunu nasıl yaptığını ya da sahnede tam olarak ne olduğunu anlayamıyorlar. Seyirciden gelen o duyguyu hissetmek benim için çok özel. Bir sanatçı olarak gerçekten eşsiz bir deneyim." İstanbul'a 21 tırla gelen ekibin gösterisi, 2009'da Montreal'de prömiyer yaptı. Bugüne kadar 40'tan fazla ülkede 10 milyondan fazla izleyiciye ulaşan yapım, Cirque du Soleil'in en enerjik ve renkli prodüksiyonlarından biri olarak gösteriliyor.İnsan bedeninin sınırlarını zorlayan performansların, sahne teknolojileri ve özgün koreografilerle birleştiği gösteride 53 sanatçı sahne alıyor.Gösteri, bugün, yarın ve 24 Mayıs'ta yeniden sahnelenecek.  Muhabir: Özlem Limon
Dünya sahne sanatlarının prestijli topluluklarından Cirque du Soleil, "OVO" başlıklı gösterisiyle Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda sanatseverlerle buluşuyor.

İSTANBUL (AA) - Topluluk, Tatlı Ekşi ve Pyramidion işbirliğiyle gerçekleştirilen organizasyon kapsamında 25 ülkeden 102 kişilik uluslararası ekiple Türkiye'ye geldi.

Portekizcede "yumurta" anlamına gelen "OVO" gösterisiyle, yaşam döngüsü, dönüşüm ve doğanın enerjisi merkeze alınarak, yüksek tempolu akrobasi performansları, sahne tasarımı ve kostümler eşliğinde izleyicilere renkli bir deneyim sunulması amaçlanıyor.

 

"Çok renkli kostümlerimiz var"

Gösteride yer alan akrobat Emir Buhari, AA muhabirine, eylül ayından itibaren ekipte olduğunu dile getirdi.

Ekibe katıldığı andan itibaren herkesin çok içten davrandığını belirten Buhari, "OVO'nun bir böcek kolonisinin günlük hayatını anlatan güzel bir hikayesi var. Benim rolüm de burada sivrisinek. Çemberimle birlikte break dans ve akrobasi gösterisi yapıyorum. Gösterinin ikinci yarısındayım." dedi.

 

Montreal'de üç hafta boyunca gösteriye hazırlandığını aktaran Buhari, şunları kaydetti:

"Orada akrobatik koçumuz ve sahne yönetmeninin vizyonu doğrultusunda hazırlandık. Çok yoğun bir süreç çünkü sabah 8'den akşam 5'e kadar prova yapıyorsun. O performansa hazırlanıyorsun. Aynı zamanda makyajı öğretiyorlar. Kostüm provaları yapıyorsun. Vücut ölçülerini alıyorlar. Birçok testten geçiyorsun aslında. O süreç biraz yoğun. Oldukça keyifli çünkü öğretici. Herhangi bir şirkette böyle süreçlerden geçmiyorsunuz. Bu tamamen profesyonel ve farklı bir yaklaşım var."

Buhari, İzmir'de üniversite okuduğu dönemde sahne performansıyla hayatını sürdüren insanları gördüğünü, bunun mümkün bir yaşam biçimi olduğunu fark etmesiyle bu alana yöneldiğini vurguladı.

 

"Aramızda olimpiyatlara katılmış sanatçılar da var"

Kilian Mongey ise yaptığı disiplinin "tumbling" olduğunu anlatarak, "OVO, Cirque du Soleil'in bir yapımı. Gösterinin yaratıcısı Deborah Colker, kendisi Brezilyalı. Bu yüzden gösteri boyunca Brezilya etkisini görebiliyorsunuz. Çok renkli kostümlerimiz var. Ayrıca, canlı müziği de dinleyebiliyorsunuz. Yedi müzisyenimiz var ve gösteri boyunca canlı çalıyorlar. Bu kadar çok müzisyenin olması çok güçlü bir his yaratıyor. Müzisyenlerin Brezilya havasını hissetmek de çok güzel." dedi.

 

OVO'nun diğer Cirque du Soleil gösterilerinden çok farklı olduğuna değinen Mongey, şöyle devam etti:

"Çünkü biz böcekleri canlandırıyoruz. Sahnede 53 böcekten oluşan bir koloni var. Bu yüzden izlemesi oldukça özel bir deneyim. Seyirciyle etkileşim de çok güçlü. Sahnede üst düzey sporcular var. Hayatımız boyunca yarışmalara katıldık ve Cirque du Soleil sahnesinde yer alabilmek için çalıştık. Aramızda olimpiyatlara katılmış sanatçılar da var. Bence kostümlerimiz, duvardaki projeksiyonlar, ışık yansımaları ve üst düzey akrobasi birleşince Cirque du Soleil'i özel yapan şey ortaya çıkıyor. Özellikle de bizim gösterimizi."

 

Kilian Mongey, sahne arkasında görünen her şeyin bir günde inşa edildiğini söyledi.

Gösteri öncesi İstanbul'u gezme fırsatı bulduklarını aktaran akrobat, "Şehri keşfetmek için iki günümüz oldu. Yerebatan Sarnıcı'nı gördüm. Sultanahmet Cami, Ayasofya'yı… Gerçekten harikaydı. Bir sürü farklı yemek denedim, Türk kahvesi içtim. Benim için çok özel bir deneyim oldu ve İstanbul'daki atmosferi gerçekten çok sevdim." sözlerini paylaştı.

Mongey, yıllar içinde gösterinin daha iyi hale gelmesine odaklanıldığına işaret ederek, hikayeye ilişkin şu bilgileri verdi:

"Hikaye şöyle, böcek kolonimizin dışından biri geliyor. Sahnedeki 53 sanatçının arasında yabancı bir kişi ortaya çıkıyor ve onun kim olduğunu bilmiyoruz. Sonra kolonimize uyum sağlamaya çalışıyor. Bence bu, gösterimizin vermek istediği mesajlardan biri. Özellikle bugün dünyada yaşananları düşününce çok güzel bir mesaj. Yeni gelen kişi başta biraz garip karşılanıyor ama sonra koloninin bir parçası olmayı başarıyor. Hikaye bu şekilde ilerliyor ve gerçekten çok güzel. Bir de benim çok sevdiğim şey sahnedeyken seyircinin tepkilerini duyabiliyoruz. Özellikle bazı hareketleri yaptığımızda insanların korkuya benzer bir heyecan yaşadığını hissedebiliyorsunuz. Bedenlerimizin bunu nasıl yaptığını ya da sahnede tam olarak ne olduğunu anlayamıyorlar. Seyirciden gelen o duyguyu hissetmek benim için çok özel. Bir sanatçı olarak gerçekten eşsiz bir deneyim."

 

İstanbul'a 21 tırla gelen ekibin gösterisi, 2009'da Montreal'de prömiyer yaptı. Bugüne kadar 40'tan fazla ülkede 10 milyondan fazla izleyiciye ulaşan yapım, Cirque du Soleil'in en enerjik ve renkli prodüksiyonlarından biri olarak gösteriliyor.

İnsan bedeninin sınırlarını zorlayan performansların, sahne teknolojileri ve özgün koreografilerle birleştiği gösteride 53 sanatçı sahne alıyor.

Gösteri, bugün, yarın ve 24 Mayıs'ta yeniden sahnelenecek.

 


 

Muhabir: Özlem Limon

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.