Çin, ABD’nin hedefindeki Venezuela’nın en büyük ekonomik destekçisiydi
Çin, ABD’nin hedefindeki Venezuela’nın en büyük ekonomik destekçisiydi
ABD'nin askeri müdahalede bulunarak devlet başkanını alıkoyduğu Venezuela, Çin'in Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde yakın ilişki kurduğu, Washington'ın yaptırımlarına karşı ekonomik destek sağlayan ülkelerin başında geliyordu.
PEKIN (AA) - ABD’nin 3 Ocak'ta düzenlediği askeri müdahaleyle Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoyması, başta petrol olmak üzere ülkenin ekonomik kaynaklarının kullanımına dair belirsizlik yaratırken Çin'in ülkedeki siyasi etkisi ve ekonomik çıkarlarının geleceğine dair kritik soruları gündeme getirdi.
Müdahale öncesinde Venezuela petrolünün en önemli alıcısı konumundaki Çin, petrol karşılığı kredi programları kapsamında milyarlarca dolar finansman sağlarken siyasi ilişkilerini de "her koşulda stratejik ortaklığa" yükseltti.
Çin, ABD’nin yaptırımları altındaki Venezuela ile siyasi ve ekonomik ilişkileri en hızlı gelişen ülkelerden biri olmuştu. Bu dönemde en büyük desteği Pekin yönetiminden gören Caracas, petrol ihracatının önemli bir bölümünü Çin’e yaparken karşılığında Çin’den büyük miktarda borç ve kredi aldı.
Amerikan müdahalesinin ardından Venezuela petrolünün Washington'ın kontrolüne geçmesi, Çin için ekonomik çıkar kaybının yanında küresel güç rekabetinde bir mevzinin yitirilmesi anlamına da geliyor.
Petrol ticaretiVenezuela 303 milyar varil kanıtlanmış petrol rezerviyle, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi konumunda bulunuyor. Dünyadaki kanıtlanmış petrol rezervlerinin yüzde 17'si Venezuela'da bulunuyor.
1970'lerde günde 3,5 milyon varil petrol üreten Venezula'da, yıllar içinde yönetim sorunları, altyapı yatırımlarındaki eksiklikler ve yaptırımların etkisiyle günlük petrol üretimi geçen yıl 1,1 milyon varile düştü. Bu dönemde Venezuela'nın küresel petrol üretimi içindeki payı yüzde 7'den yüzde 1'e geriledi.
Venezuela'nın ABD yaptırımları altında olduğu dönemde Çin, bu ülkenin ihraç ettiği petrolün en önemli alıcısı haline geldi. Çin bu dönemde Venezuela'dan günde tahmini ortalama 300 bin ila 470 bin varil arasında petrol ithal etti.
Venezuela ulusal petrol şirketi PDVSA'nın verilerine göre, Venezuela, ABD'nin Aralık 2025'te başlayan askeri blokajının öncesinde kasım ayında günde 952 bin varil petrol ihraç ederken, bunun 778 bin varili Çin'e transfer edildi. Çin'in Venezuela'nın petrol ihracatındaki payı yüzde 81,7'ye kadar ulaştı.
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin halen ihtiyacının büyük bölümünü Orta Doğu ülkeleri ve Rusya'dan tedarik etmeyi sürdürdürken Venezuela'da ithal edilen petrol toplam ithalatının yaklaşık yüzde 4'ünü oluşturuyor.
Venezuela petrolü yaptırıma tabi olduğundan Çin'in resmi ithalat kalemi içinde doğrudan gözükmezken petrolün Malezya ve diğer ülkeler aracılığıyla dolaylı yollardan Çin'e aktarıldığı iddia ediliyor. Çin'in kamuya ait büyük petrol şirketleri yaptırım tehdidi nedeniyle Venezuela petrolünü işlemekten kaçınırken, petrolün, "çaydanlık rafinerileri" adı verilen, büyük bölümü Sarı Deniz kıyısındaki Şandong eyaletinde bulunan küçük özel rafinelerde işlendiği öne sürülüyor.
Yatırımlar ve kredilerÖte yandan, Çinli şirketler, Venezeula'nın petrol sektöründeki az sayıda yabancı yatırımcılar arasında başı çekiyor. Amerikan Girişimi Enstitüsünün raporuna göre Çin, 2016'dan bu yana Venezuela'ya 2,1 milyar dolar değerinde petrol yatırımı yaptı.
Yatırım bankası Morgan Stanley'nin verilerine göre kamuya ait Çin Ulusal Petrol Şirketinin (CNPC), 1,6 milyar varil, Çin Petrokimya Şirketinin (SINOPEC) ise 2,8 milyar varil petrolü işleme imtiyazına sahip konsorsiyumlarda payı var. Ayrıca bazı Çinli özel şirketlerin de petrol çıkarmak üzere büyük ölçekli yatırımları bulunuyor.
ABD merkezli, uluslararası krediler ve ekonomik yardım konularından uzman araştırma kuruluşu AidData'nın verilerine göre, Çin, 2000-2023 yıllarını kapsayan dönemde kredi, borç ve sermaye yatırımlarıyla Venezuela'ya toplam 106 milyar dolar aktardı.
Özellikle Çin Kalkınma Bankasının petrol karşılığı kredi programıyla 2007'den itibaren 60 milyar dolar kredi sağlandı. Söz konusu program, yaptırımlar altındaki ülkenin petrol gelirlerini, petro-dolar sistemi dışında değerlendirmesine imkan sağladı.
Venezeula'nın halen Çin'e 17 ila 19 milyar dolar vadeli borcu olduğu tahmin ediliyor.
"Her koşulda stratejik ortaklık"Uluslararası yaptırımlar, siyasi çalkantılar ve ekonomik kriz kıskacındaki Karakas yönetimi, petrol ve altyapı alanındaki yatırımlarını geliştirmek ve uluslararası alanda izolasyondan kurtulmak için son yıllarda giderek daha fazla yüzünü Çin'e çevirmişti.
Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun 2023 yılında yaptığı ziyarette iki ülke arasındaki ilişkiler, "her koşulda stratejik ortaklığa" yükseltilirken, Maduro ülkesinin genişleyen BRICS topluluğuna katılımı için Çin'den destek istemişti.
ABD’nin yaptırımları ve ekonomik kriz nedeniyle enerji ve altyapı alanında yeni yatırım arayışında olan Venezuela, Çin'i, büyük ölçekteki rezervlerini satabileceği bir pazar olarak da görüyordu.
Dünyanın en büyük petrol ithalatçısı konumundaki Çin de Güney Amerika ülkesinden daha fazla ham petrol satın alarak, hem petrol üretimini artırmayı hem de tedarik kaynaklarını çeşitlendirmeyi hedefliyordu.
Çin ile ABD arasında artan jeopolitik rekabet de Washington'ın yaptırımları altındaki Maduro yönetimini, Pekin’e daha fazla yaklaştırmıştı.
Maduro, ziyareti öncesinde Xinhua'ya verdiği mülakatta, Çin'in, "21. yüzyılın süper gücü" olduğunu, sömürgeci, emperyalist veya hegemonik olmayan bir süper-güç devrini başlattığını dile getirmişti.
ABD'nin müdahalesi ve büyük güç rekabetiABD’nin Maduro'yu alıkoyduğu müdahalesinin ardından uluslararası medyada müdahalenin aslında Çin’in Venezuela'daki ve bölgedeki artan etkisine karşı yapıldığı, bunun küresel güç mücadelesinin bir parçası olduğu yorumları yapıldı.
Pekin yönetimi, ABD’nin askeri müdahalesinin ardından egemen bir devlete ve liderine yönelik güç kullanımını kınamış, Maduro ve eşinin serbest bırakılması ve Venezuela hükümetini devirmeye yönelik girişimlere son verilmesi çağrısı yaptı.
Venezuela'daki siyasi durum nasıl değişirse değişsin Çin'in Venezuela ile farklı sektörlerde ekonomik işbirliğini sürdüreceğini ifade eden Çin sözcüleri, bu ülkedeki yatırımlarının ve çıkarlarının ulusal yasalar ve uluslararası hukuk tarafından korunduğunu vurguladı.
Venezuela'nın Çin'in petrol ticareti ve yurt dışı yatırımları içindeki payının az olduğu düşünüldüğünde Pekin yönetiminin, Amerikan müdahalesi nedeniyle çıkarlarının zarar görmesi halinde bir karşı eylem veya yaptırıma girişmesi beklenmiyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, Batı Yarımküre'deki Amerikan egemenliğini tahkim etmeye yönelik yeni ulusal güvenlik stratejisi çerçevesinde Monroe doktrinini yeniden canlandırarak Latin Amerika ve Karayipler'de yeni bir müdahalecilik dalgası başlatması, Çin ile küresel rekabette yeni gerilim hatları ortaya çıkarabilir.
Muhabir: Emre Aytekin
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
