CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin dava 1 Nisan'a ertelendi
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin dava 1 Nisan'a ertelendi
CHP kurultayı ceza davasında üçüncü duruşma bugün görüldü. Dava, 1 Nisan'a ertelendi.
CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin “şaibe” iddialarıyla açılan ceza davasında, 12 kişi bugün Ankara’da yeniden hakim karşısına çıktı. Dava 1 Nisan'a ertelendi.
13 Ocak'ta görülen son celsede duruşmaya SEGBİS ile katılan Ekrem İmamoğlu, CHP kurultayının şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü söylemişti.
İmamoğlu kendisine divan başkanlığını teklif edenin de mağdur olarak dosyada yer alan Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu beyan etmişti.
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile taraf avukatlarının hazır bulunduğu duruşmada tanıklar dinlendi.
Dönemin CHP İzmir delegelerinden Hatip Karaaslan, "Ekrem İmamoğlu, Buğra Gökçe üzerinden Zeki Karatay aracılığıyla benimle görüşmek istedi. Konunun kurultayla ilgili olduğunu öğrenince görüşmek istemedim. Cemil Tugay, Özgür Çelik, Buğra Gökçe bunlar zaten organize çalışıyorlardı. Delegelere vaatlerde bulunuyorlardı, iş, ev ve saire gibi. Aylarca bu yolsuzluk parti içinde konuşuldu ancak yöneticiler tarafından bastırıldı. Sağır sultan dahi duydu para dağıtıldığını, biz de CHP’yi korumak için dava açmak zorunda kaldık. Ancak parti içinde bir başvurum olmadı. Bizzat bir görgüm yoktur" dedi.
Duruşmada dinlenen dönemin Erzurum delegesi Yusuf Göğerkaya da “Erzurum kongresinden sonra İl Başkanı, İl Başkanlığı binasında delegelerle toplantı yaptı, Ankara’ya gidip en çok parayı verene oy verileceğine ilişkin pazarlık yapacağını söyledi. Ankara’ya gidip döndü. Tekrar toplandık. İl başkanı hepimize 50’şer avro dağıttı. Ankara’da kurultay gecesi son bir yemeğe gittik. Oradan da pavyona geçtik. İl başkanı beni dışarı çıkarıp 4 imzaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İmza attık ve bin dolar para verdi. Abdulkadir Ş. parayı kabul etmedi ‘sen beni parayla satın alamazsın’ dedi. İl başkanı daha sonra herkesin attığı oyu WhatsApp’tan kendisine gönderilmesini söyledi. İl başkanının İstanbul ekibinden 300 bin dolar aldığını biliyorum." iddialarında bulundu.
Tanık olarak dinlenen dönemin Batman il delegesi Yılmaz Özkanat da "Kurultay akşamı biz bir otelde konakladık. İl başkanımız lobiye çağırdı, oylarımızı Özgür Özel’e vermemizi istedi. Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verdim. Sonrasında partiden çıkartıldım, ihraç edildim. Kurultay sonrasında Yaşar’ın oğlu meclis üyesi seçildi. Bu yükün altında kalmamak için kurultayın iptali için dava açtım" beyanını verdi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen CHP Bursa delegesi Serda Tandoğan da "Kaldığımınız otelin lobisinin ön tarafında Genel Başkan Özgür Özel’in broşürlerinin bulunduğu bir stand vardı. Orada kurultay delegelerine, imza atanlara bir deri çanta veriliyordu. Ancak para değildi, kesinlikle para yoktu. Oylama salonuna geldiğimizde salonun çeşitli yerlerinde cep telefonu kutuları vardı. Yerlerde kutular vardı. Yolda giderken bilmediğim, telefonumda kayıtlı olmayan bir numaradan arandım. 12 kurultay delegesini ikna etmem karşılığında ‘300 mü istiyorsun, 500 mü istiyorsun?' şeklinde ucu açık bir teklif sundu. Bunun TL, dolar ya da avro olabileceğini söyledi. 300 TL olmadığı açıktı. Ben de 14 Mayıs seçimlerinde zor bir sürece girdiğimizi, madem partinin böyle büyük paraları varsa neden o dönemde kullanılmadığını söyledim. Kendi seçim sürecimde billboard bastıramadığımı, kitapçık bastıramadığımı, bunun sadece Bursa’ya özgü olmadığını, birçok ilçede benzer sıkıntıların yaşandığını ifade ettim. Bu sözlerden sonra telefonu kapattım. Arama sırasında hoparlörü açtım. Araçta bulunan herkes bu konuşmaya şahittir. Şadi Özdemir, ‘İstersen gel, bir otelde İstanbul’dan birileri bekliyor. Gidelim konuşalım, paranı al, burada gerekeni yap’ şeklinde konuştu. İl başkanlığında yapılan toplantıda, ‘Biz kurultayda seçilirsek sizleri aday yapacağız. Herhangi bir masraf da yaptırmayacağız’ denildi."
Tanık CHP üyesi Tolgahan Erdoğan ise kendisine söz konusu davada tanık olmaması için 500 bin avro para teklif edildiğini iddia ederek, “2005'ten beri parti üyesiyim. Birilerinin iddia ettiği gibi çevrem yok, 3 yıllık gazeteciyim. Bunlara şahit olunca ilk günden beri kendime anlatmak için vazife ettim. Mustafa Kemal'in partisinde bunların olamayacağını düşündüm” dedi. Turgut Koç’un kendisine para teklif ettiğini öne süren tanık Erdoğan, "Turgut Koç, Özgür Özel’in jetine binebilecek kadar yakın birdir. Bu davada tanıklık yapmamam için para teklif etti ve gazetelerde, televizyonlarda yer açabileceğini söyledi. Kabul etmedim. Ben kendisine mahkemeye gideceğimi söyledim. O da bana, ‘Sen Ümraniye’de oturuyorsun aman dikkat et, başına bir şey gelmesin, ben seni çok seviyorum’ diye cevap verdi" beyanında bulundu.
"CHP kurultayıyla ilgili 4 döviz bürosu açtırıldı, uberle taşındı" iddiasını gündeme getirdiğini belirten Tolgahan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bir kafede oturduğumda bu konuyu duydum, sorduğumda da ‘Abi orası turizm bölgesi, normal aracın girmesi yasak. Ancak ya taksi ya da uber girer’ dendi. Eski bir bankacı olduğum için 50 milyon dolar bana normal geldi. Çünkü bir bavula 6-7 milyon dolar sığar, 50 milyon dolar için 6-7 bavul yeter. Ben bu konuyu araştırdığım da bu döviz bürolarının Mardinli ve akraba olduğunu öğrendim. Ben bu iddiaları gündeme getirdim, döviz bürolarından bana bir yalanlama gelmedi."
Tanık olarak dinlenen Kemal Çiftçi de "38. Olağan Kurultay’da Parti Meclisi’ne aday olarak başvurmuştum. O yüzden aslında ben mağdur olmuş durumdayım ve katılma talebim bulunmaktadır. CHP’nin iki dönem milletvekilliğini yapmış Ünal Demirtaş ile yapmış olduğum sohbetteki ifadelere yer verdim. Erzurum İl Başkanı’na 130 bin dolar Özgür Özel’e destek için verildiğini, 3 milyonu ile borcunu kapattığını, geriye kalan 30 bin doları da delegelere kullandığını duyduğunu söyledi bana” ifadelerini kullandı.
Sanık avukatları, duruşmada dinlenen tanıkların iddialarını, "duydum", "söyledi", "biliyorum" diyerek beyan etmelerine tepki gösterdi.
Görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yer aldığı 12 isim, delegelere menfaat karşılığı oy kullandırmakla suçlanıyor.
İddianamede eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu mağdur, İmamoğlu müdafi, eski CHP Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş müşteki olarak yer alıyor.
İddianamede İmamoğlu'nun yanı sıra, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Baki Aydöner, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş hakkında, Siyasi Partiler Kanunu'nun 112'nci maddesinde yer alan "oylamaya hile karıştırma" suçlamasıyla 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
