Bakan Kacır: Fransız yatırımcıları stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 18.06.2026 - 18:00, Güncelleme: 18.06.2026 - 17:56 155 kez okundu.
 

Bakan Kacır: Fransız yatırımcıları stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, "Tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." dedi.
PARIS (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir." dedi.Bakan Kacır, Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı resepsiyonunda konuştu."Amacımız Türkiye'yi önde gelen küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullanan Kacır, Yeni Yapay Zeka Eylem Planı'na değindi.Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirtti.Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinin, eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıttığını dile getiren Kacır, "Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik işbirliğinin merkezinde yer almaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Yıllar içinde ticaret ve yatırım işbirliğimiz sürekli güçlenmiş ve çeşitlenmiştir." diye konuştu.Kacır, 1700 Fransız sermayeli şirketin, sanayi, ulaştırma, finans ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet gösterdiğine işaret ederek, "Bu şirketlerin varlığı, ekonomimize değerli bir katkı sağlıyor ve Fransız yatırımcıların Türkiye'nin potansiyeline duydukları güveni ortaya koyuyor. Fransız menşeli doğrudan yabancı yatırımların 8,8 milyar dolara ulaşması, ortaklığımızın derinliğini ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni açıkça yansıtan bir başka örnektir." ifadelerini kullandı.Yatırım ortaklığının tek yönlü bir süreç olmadığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:"Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji işbirliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurt dışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir."Kacır, küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçtiklerini belirterek, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarışın, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştirdiğini söyledi.Yeni çağda rekabet gücünün, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını bir araya getirebilenlere ait olacağı değerlendirmesinde bulunan Kacır, ülkelerin, somut, sonuç odaklı ve uzun vadeli işbirliği kurabilecekleri güvenilir ortaklara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.Türkiye'nin endüstriyel üretim çeşitliliğiKacır, "Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. Bu vizyon ve attığımız tutarlı adımlar sayesinde Türk şirketleri, bugün birçok sektörde Avrupa değer zincirlerinde stratejik roller üstlenmektedir. Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş koridorda Türkiye, endüstriyel üretiminin çeşitliliği ve ihracatının küresel erişimiyle öne çıkmaktadır." diyerek, bu gücün giderek daha da sağlamlaşan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi tarafından desteklendiğinin altını çizdi."Bugün, 1700'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştiriyor. 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firma, yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. 800'e yakın uluslararası şirket, Türkiye'de AR-GE faaliyetleri yürütmektedir. Bu güçlü üretim ve inovasyon tabanı, ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli başarılara yol açmıştır." ifadelerini kullanan Kacır, bu bakış açısıyla yüksek katma değerli üretimi, ikiz dönüşümü ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyonu hızlandırmak için destek araçlarını sürekli güncellediklerine ve yeni programlar başlattıklarına dikkati çekti.Kacır, geçen yıl uygulamaya koydukları yeni teşvik sisteminin, yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara ayrıcalıklı finansman imkanı sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi:"Teknolojik ve stratejik yatırımlar için tercihli kredi politikası oluşturduk. Büyük ölçekli yüksek teknoloji yatırımlarının, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu hızlandırmak için hayati önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu yatırımlar sadece sermaye getirmekle kalmaz, aynı zamanda ileri düzeyde teknik bilgi, nitelikli istihdam, yerel tedarikçilerin gelişimi, ihracat kapasitesi ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyon da sağlar."HIT-30Bu nedenle yüksek teknoloji projeleri için Türkiye tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattıklarını vurgulayan Kacır, şunları aktardı:"Bu program kapsamında, yarı iletkenlerden mobiliteye, ileri imalattan iletişim ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil enerjiye kadar uzanan farklı öncelikli sektörlere odaklanıyoruz. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji'mizle tam olarak uyumludur.Program kapsamında seçilecek yatırımlarda aradığımız özellikler şunlardır: Yeni gelişen teknolojilere net bir odaklanma, küresel rekabet gücünü sağlayabilecek ekonomik ölçek, yeterli teknik kapasite ve finansal güç ve Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine somut bir katkı. Program kapsamında uygun görülen yatırımlar için proje bazlı yatırım teşvikleri, pazar geliştirme desteği ve cazip finansman fırsatlarını içeren kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz."Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 başlık altında çağrılar başlattıklarını aktaran Kacır, şimdiye kadar çok sayıda yatırımı Türkiye'ye kazandırdıklarını söyledi.Kacır, bu çağrıların, Fransız ortaklar başta olmak üzere uluslararası yatırımcıların, Türkiye'nin yeni nesil yüksek teknoloji yatırımlarına ortak olmaları için açık bir fırsat olduğunun altını çizdi.Yenilikçi teknolojilerin, tüm sektörlerde iş modellerini yeniden tanımladığını belirten Kacır, şunları kaydetti:"Dijital dönüşüm, endüstriyel rekabet gücünü yeniden şekillendiren başlıca güçlerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalar ivme kazandıkça iklim eylemi ile sanayi politikaları arasındaki bağ her zamankinden daha da güçleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda, imalat sanayimizin tüm sektörlerinde çevreye duyarlı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim yaklaşımını benimsiyoruz. İkiz dönüşümü, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmak için bir fırsat penceresi haline getirmeye kararlıyız."Kacır, işletmelerin dönüşümünü hızlandırmak ve finansmanı doğru yönlendirmek için somut mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu bildiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bu nedenle, şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik. Dünya Bankası ile kurduğumuz ortaklık, sanayi şirketlerimizi, KOBİ'lerimizi ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek üzere şimdiden 1 milyar dolardan fazla finansman sağlamıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile oluşturulan stratejik çerçeve, yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak 5 milyar avroya kadar ek uluslararası finansman için zemin hazırlıyor."Türkiye'nin büyük, genç ve dinamik iç pazarıTürkiye'nin, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracatta öncü rol üstlenme kararlılığını sürdürdüğünü ve yeni döneme belirgin yapısal avantajlarla girdiğini dile getiren Kacır, 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye'nin, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunduğunu söyledi.Kacır, "Gümrük Birliği ve kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşmaları ağı, Türkiye'deki yatırımcıların önemli bir satın alma gücüne sahip 1 milyardan fazla tüketiciye erişim imkanı bulmasını sağlamaktadır. Türkiye'nin AB üyelik perspektifi ve Avrupa değer zincirlerine derin entegrasyonu, Avrupa için stratejik bir üretim, teknoloji ve yatırım ortağı olarak rolümüzü daha da güçlendirmektedir. Modern kara yolu ağımız, lojistik darboğazlarını önemli ölçüde azaltmakta ve teslimat sürelerini kısaltmaktadır." ifadesini kullanarak, İstanbul Havalimanı'nın şu anda Avrupa'nın en büyük aktarma merkezi konumunda olduğuna ve dünya çapında 200'den fazla destinasyona direkt uçuşlar sunduğuna işaret etti.Türk ekonomisinin, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkati çeken Kacır, "Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Türkiye'nin en değerli varlığının insan sermayesi olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. Türk şirketlerinin dijital ekonominin faydalarından tam olarak yararlanabilmesi için dijital altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.Kacır, geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:"Bu plan, yapay zeka altyapımızı güçlendirmek, veri ve bilgi işlem kapasitemizi genişletmek, insan sermayemizi geliştirmek ve ekonominin genelinde yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için somut bir yol haritası ortaya koymaktadır. Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız."Türkiye'nin 2030'a kadar kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizen Kacır, yatırımcılar için kullanıma hazır enerji ve altyapıya sahip Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kuracaklarını, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip oluşturma imkanları sunacaklarını belirtti.Kacır, kamu yatırım programlarının en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine ayıracaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:"Tüm bu adımlarla amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz. Yatırım politikasının geliştirilmesi ve uygulanmasından, teşvik mekanizmalarından ve sanayi ekosistemimizin stratejik yönlendirilmesinden sorumlu devlet kurumu olarak Bakanlığımız, uluslararası yatırımcılar için verimli ve eşit bir yatırım ortamı oluşturulmasında öncü bir rol oynamaktadır. Fransız yatırımcıların Türkiye'deki tüm yatırım yolculukları boyunca onlara eşlik etmeye hazırız. Fransız yatırımcıların, sanayi şirketlerinin ve teknoloji firmalarının Türkiye'de en üst düzeyde ilgi, destek ve kolaylık görmeye devam edeceğini bir kez daha vurgulamak isterim." Muhabir: Can Efesoy, Esra Taşkın
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, "Tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." dedi.

PARIS (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir." dedi.

Bakan Kacır, Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinde düzenlenen ilk HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı resepsiyonunda konuştu.

"Amacımız Türkiye'yi önde gelen küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullanan Kacır, Yeni Yapay Zeka Eylem Planı'na değindi.

Kacır, plan doğrultusunda ağırlıklı olarak özel sektör kaynaklarından en az 10 milyar dolarlık yatırımı harekete geçireceklerini ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirtti.

Türkiye'nin Paris Büyükelçiliğinin, eşsiz atmosferi ve Türkiye'nin Paris'teki varlığında uzun yıllardır üstlendiği rolüyle Türkiye-Fransa ilişkilerinin derinliğini, sürekliliğini ve zarafetini yansıttığını dile getiren Kacır, "Sanayi yatırımları, uzun zamandır Türkiye-Fransa ekonomik işbirliğinin merkezinde yer almaktadır. Bu ortak tarihin ilk dönüm noktalarından biri, 1910 yılında Darıca'da Türkiye'nin ilk çimento fabrikalarından birinin kurulmasıydı. Yıllar içinde ticaret ve yatırım işbirliğimiz sürekli güçlenmiş ve çeşitlenmiştir." diye konuştu.

Kacır, 1700 Fransız sermayeli şirketin, sanayi, ulaştırma, finans ve sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlerde Türkiye'de faaliyet gösterdiğine işaret ederek, "Bu şirketlerin varlığı, ekonomimize değerli bir katkı sağlıyor ve Fransız yatırımcıların Türkiye'nin potansiyeline duydukları güveni ortaya koyuyor. Fransız menşeli doğrudan yabancı yatırımların 8,8 milyar dolara ulaşması, ortaklığımızın derinliğini ve ülkelerimiz arasındaki karşılıklı güveni açıkça yansıtan bir başka örnektir." ifadelerini kullandı.

Yatırım ortaklığının tek yönlü bir süreç olmadığına dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:

"Fransa'daki 1 milyar doları aşan Türk yatırımları ve burada yaşayan 800 binden fazla vatandaşımız ve Türk kökenli kişi, ülkelerimiz arasındaki ekonomik, sosyal ve kültürel bağları daha da zenginleştirmektedir. Yatırım, üretim ve halklar arası bağlardaki bu karşılıklı derinlik, Türkiye-Fransa ilişkilerine yüksek teknoloji işbirliğinde yeni bir sayfa açmak için sağlam bir temel oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye'nin yeni nesil teknoloji yatırımlarını çekmeye yönelik stratejik aracı olan HIT-30 için yurt dışında düzenlediğimiz ilk uluslararası resepsiyonun burada, Paris'te gerçekleştirilmesi bir tesadüf değildir."

Kacır, küresel ekonomik düzenin birçok cephede sınandığı bir dönemden geçtiklerini belirterek, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirindeki aksaklıklar, enerji güvenliği endişeleri ve kritik teknolojiler için hızlanan yarışın, ülkelerin ekonomik gücü tanımlama biçimini değiştirdiğini söyledi.

Yeni çağda rekabet gücünün, güçlü üretim kapasitesini dijital teknolojiler, nitelikli insan sermayesi, inovasyon ve sürdürülebilir üretim uygulamalarını bir araya getirebilenlere ait olacağı değerlendirmesinde bulunan Kacır, ülkelerin, somut, sonuç odaklı ve uzun vadeli işbirliği kurabilecekleri güvenilir ortaklara ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Türkiye'nin endüstriyel üretim çeşitliliği

Kacır, "Son 20 yıldır, Türkiye'nin üretim kapasitesini artırmayı, inovasyon ekosistemini güçlendirmeyi ve ekonomimizi küresel değer zincirinde daha üst sıralara taşımayı amaçlayan kapsamlı bir sanayi ve teknoloji gündemi izledik. Bu vizyon ve attığımız tutarlı adımlar sayesinde Türk şirketleri, bugün birçok sektörde Avrupa değer zincirlerinde stratejik roller üstlenmektedir. Çin'den Orta Avrupa'ya uzanan geniş koridorda Türkiye, endüstriyel üretiminin çeşitliliği ve ihracatının küresel erişimiyle öne çıkmaktadır." diyerek, bu gücün giderek daha da sağlamlaşan bir araştırma-geliştirme ve inovasyon ekosistemi tarafından desteklendiğinin altını çizdi.

"Bugün, 1700'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, endüstriyel rekabet gücümüzü güçlendiren çözümler geliştiriyor. 114 teknoparkta yaklaşık 13 bin firma, yarının teknolojileri üzerinde çalışmaktadır. 800'e yakın uluslararası şirket, Türkiye'de AR-GE faaliyetleri yürütmektedir. Bu güçlü üretim ve inovasyon tabanı, ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve üretilmesinde önemli başarılara yol açmıştır." ifadelerini kullanan Kacır, bu bakış açısıyla yüksek katma değerli üretimi, ikiz dönüşümü ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyonu hızlandırmak için destek araçlarını sürekli güncellediklerine ve yeni programlar başlattıklarına dikkati çekti.

Kacır, geçen yıl uygulamaya koydukları yeni teşvik sisteminin, yüksek teknolojiye yönelik yatırımlara ayrıcalıklı finansman imkanı sunduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

"Teknolojik ve stratejik yatırımlar için tercihli kredi politikası oluşturduk. Büyük ölçekli yüksek teknoloji yatırımlarının, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunu hızlandırmak için hayati önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu yatırımlar sadece sermaye getirmekle kalmaz, aynı zamanda ileri düzeyde teknik bilgi, nitelikli istihdam, yerel tedarikçilerin gelişimi, ihracat kapasitesi ve küresel değer zincirlerine daha güçlü entegrasyon da sağlar."

HIT-30

Bu nedenle yüksek teknoloji projeleri için Türkiye tarihinin en büyük teşvik programı olan HIT-30'u başlattıklarını vurgulayan Kacır, şunları aktardı:

"Bu program kapsamında, yarı iletkenlerden mobiliteye, ileri imalattan iletişim ve uzaya, sağlık teknolojilerinden dijital teknolojilere ve yeşil enerjiye kadar uzanan farklı öncelikli sektörlere odaklanıyoruz. Bu öncelikli alanlar, Türkiye'nin teknolojik kapasitesini güçlendirme, yüksek katma değerli üretimi artırma ve sanayimizi küresel değer zincirlerinde daha rekabetçi bir konuma taşıma vizyonumuzu ortaya koyan 2030 Sanayi ve Teknoloji Strateji'mizle tam olarak uyumludur.

Program kapsamında seçilecek yatırımlarda aradığımız özellikler şunlardır: Yeni gelişen teknolojilere net bir odaklanma, küresel rekabet gücünü sağlayabilecek ekonomik ölçek, yeterli teknik kapasite ve finansal güç ve Türkiye'nin teknolojik ilerlemesine somut bir katkı. Program kapsamında uygun görülen yatırımlar için proje bazlı yatırım teşvikleri, pazar geliştirme desteği ve cazip finansman fırsatlarını içeren kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz."

Bugüne kadar, HIT-30 kapsamında 10 başlık altında çağrılar başlattıklarını aktaran Kacır, şimdiye kadar çok sayıda yatırımı Türkiye'ye kazandırdıklarını söyledi.

Kacır, bu çağrıların, Fransız ortaklar başta olmak üzere uluslararası yatırımcıların, Türkiye'nin yeni nesil yüksek teknoloji yatırımlarına ortak olmaları için açık bir fırsat olduğunun altını çizdi.

Yenilikçi teknolojilerin, tüm sektörlerde iş modellerini yeniden tanımladığını belirten Kacır, şunları kaydetti:

"Dijital dönüşüm, endüstriyel rekabet gücünü yeniden şekillendiren başlıca güçlerden biri haline gelmiştir. Aynı zamanda, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik küresel çabalar ivme kazandıkça iklim eylemi ile sanayi politikaları arasındaki bağ her zamankinden daha da güçleniyor. 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz ve Avrupa Yeşil Anlaşması doğrultusunda, imalat sanayimizin tüm sektörlerinde çevreye duyarlı, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirliği merkeze alan bir üretim yaklaşımını benimsiyoruz. İkiz dönüşümü, sektörümüzün küresel rekabet gücünü artırmak için bir fırsat penceresi haline getirmeye kararlıyız."

Kacır, işletmelerin dönüşümünü hızlandırmak ve finansmanı doğru yönlendirmek için somut mekanizmalara ihtiyaç duyulduğunu bildiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu nedenle, şirketlerin üretim süreçlerini modernize etmelerini, kaynak verimliliğini artırmalarını ve ileri teknolojileri benimsemelerini desteklemek amacıyla Yeşil Dönüşüm ve Dijital Dönüşüm Programlarımızı hayata geçirdik. Dünya Bankası ile kurduğumuz ortaklık, sanayi şirketlerimizi, KOBİ'lerimizi ve yeşil teknoloji girişimlerini desteklemek üzere şimdiden 1 milyar dolardan fazla finansman sağlamıştır. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile oluşturulan stratejik çerçeve, yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrılacak 5 milyar avroya kadar ek uluslararası finansman için zemin hazırlıyor."

Türkiye'nin büyük, genç ve dinamik iç pazarı

Türkiye'nin, yüksek teknoloji odaklı üretim ve ihracatta öncü rol üstlenme kararlılığını sürdürdüğünü ve yeni döneme belirgin yapısal avantajlarla girdiğini dile getiren Kacır, 85 milyondan fazla nüfusu ile Türkiye'nin, geniş, genç ve dinamik bir iç pazar sunduğunu söyledi.

Kacır, "Gümrük Birliği ve kapsamlı Serbest Ticaret Anlaşmaları ağı, Türkiye'deki yatırımcıların önemli bir satın alma gücüne sahip 1 milyardan fazla tüketiciye erişim imkanı bulmasını sağlamaktadır. Türkiye'nin AB üyelik perspektifi ve Avrupa değer zincirlerine derin entegrasyonu, Avrupa için stratejik bir üretim, teknoloji ve yatırım ortağı olarak rolümüzü daha da güçlendirmektedir. Modern kara yolu ağımız, lojistik darboğazlarını önemli ölçüde azaltmakta ve teslimat sürelerini kısaltmaktadır." ifadesini kullanarak, İstanbul Havalimanı'nın şu anda Avrupa'nın en büyük aktarma merkezi konumunda olduğuna ve dünya çapında 200'den fazla destinasyona direkt uçuşlar sunduğuna işaret etti.

Türk ekonomisinin, bölgenin en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olduğuna dikkati çeken Kacır, "Kişi başına Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, 2002'de 3 bin 600 dolardan geçen yıl 18 bin doların üzerine çıktı. Türkiye'nin en değerli varlığının insan sermayesi olduğunu her zaman dile getiriyoruz. Nüfusumuz, gelişmiş ülkelerin çoğundan 10 ila 15 yaş daha gençtir. Türk şirketlerinin dijital ekonominin faydalarından tam olarak yararlanabilmesi için dijital altyapıya yatırım yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Kacır, geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı'nı açıkladıklarını hatırlatarak, şunları söyledi:

"Bu plan, yapay zeka altyapımızı güçlendirmek, veri ve bilgi işlem kapasitemizi genişletmek, insan sermayemizi geliştirmek ve ekonominin genelinde yapay zekanın benimsenmesini hızlandırmak için somut bir yol haritası ortaya koymaktadır. Bu plan doğrultusunda, veri merkezleri, bulut altyapısı ve yapay zeka kapasiteleri için başta özel sektör kaynakları olmak üzere en az 10 milyar dolarlık kaynak seferber edeceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama uzmanı yetiştirerek, dijital dönüşümün bir sonraki aşaması için gerekli insan sermayesini oluşturacağız."

Türkiye'nin 2030'a kadar kurulu veri merkezi kapasitesini en az 1 gigavata çıkarmayı hedeflediklerinin altını çizen Kacır, yatırımcılar için kullanıma hazır enerji ve altyapıya sahip Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri kuracaklarını, KOBİ'lere ve araştırmacılara hızlı prototip oluşturma imkanları sunacaklarını belirtti.

Kacır, kamu yatırım programlarının en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine ayıracaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Tüm bu adımlarla amacımız, Türkiye'yi önde gelen bir küresel yüksek teknoloji merkezi haline getirmektir. Bu bağlamda, tüm Fransız yatırımcıları, büyüme, inovasyon ve küresel başarılarının bir sonraki aşaması için stratejik bir ortak olarak Türkiye'yi tercih etmeye davet ediyoruz. Yatırım politikasının geliştirilmesi ve uygulanmasından, teşvik mekanizmalarından ve sanayi ekosistemimizin stratejik yönlendirilmesinden sorumlu devlet kurumu olarak Bakanlığımız, uluslararası yatırımcılar için verimli ve eşit bir yatırım ortamı oluşturulmasında öncü bir rol oynamaktadır. Fransız yatırımcıların Türkiye'deki tüm yatırım yolculukları boyunca onlara eşlik etmeye hazırız. Fransız yatırımcıların, sanayi şirketlerinin ve teknoloji firmalarının Türkiye'de en üst düzeyde ilgi, destek ve kolaylık görmeye devam edeceğini bir kez daha vurgulamak isterim."


 

Muhabir: Can Efesoy, Esra Taşkın

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ulusgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.