Bahçeli: Erdoğan’ın 3. dönem adaylığı için Meclis seçimleri yenilemeli
Bahçeli: Erdoğan’ın 3. dönem adaylığı için Meclis seçimleri yenilemeli
Bahçeli, önümüzdeki beş yıllık dönem için partisinin siyasi formülünü “Yürütmede Erdoğan, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Partisi” sözleriyle açıkladı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günü gerçekleştirilen parti grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) seçimleri yenileme kararı alması gerektiğini söyledi.
Anayasa’nın 116. maddesini işaret eden MHP lideri, cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis’in seçimleri yenileme kararı alması halinde bir kez daha aday olabileceğini söyledi.
Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için TBMM'de uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır,” ifadelerini kullandı.
Seçimin 2028 yılı içinde yapılmasının istikrar ve öngörülebilirliği koruyacağını belirten Bahçeli, bu yöndeki bir kararın “gereksiz tartışmaları” sona erdireceğini ve ekonomik güveni artıracağını öne sürdü.
“Bizim meselemiz şahısların siyasi kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde lider ülke Türkiye’nin inşa ve ihyasıdır,” diyen Bahçeli, seçim gündeminin yalnızca “kim cumhurbaşkanı olacak” sorusuna indirgenmemesi gerektiğini savundu.
Türkiye’nin, dünyanın yeniden şekillendiği bir döneme hangi liderlik ve devlet tecrübesiyle gireceğinin tartışılması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, önümüzdeki beş yıllık dönem için partisinin siyasi formülünü “Yürütmede Erdoğan, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Partisi” sözleriyle açıkladı.
Cumhurbaşkanıyla birlikte Meclis’teki milletvekili çoğunluğunun da Cumhur İttifakı’nda olması gerektiğini belirten Bahçeli, MHP’nin yasamadaki temsil gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.
MHP’nin yasamadaki rolünü “Yağmur Stratejisi” çerçevesinde açıklayan Bahçeli, bu yaklaşımın yasama, yürütme ve yargı erklerinin uyum içinde çalışmasına dayandığını söyledi.
Stratejinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsallığını ve siyasi istikrarı korumayı hedeflediğini belirten Bahçeli, yağmurun yıkıcı bir sele dönüşmesini önlemek için etkili bir denge ve denetim sisteminin uygulanması gerektiğini ifade etti.
Yeni yasama döneminde terörle mücadeleyi, demokratik standartların geliştirilmesini, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılmasını ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesini öncelikli başlıklar arasında sayan Bahçeli, Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı biçimde kurtulması için “tarihi bir fırsat” bulunduğunu söyledi.
Terörün ve silahların yerini adaletin, siyasetin, demokrasinin ve milli bütünleşmenin alması gerektiğini belirten Bahçeli, 7595 sayılı kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışmalarının sürdürülmesinin ve ihtiyaç duyulan yeni yasal düzenlemelerin yapılmasının önemine değindi. Önümüzdeki Meclis döneminin yapısal reformlara odaklanması gerektiğini savundu.
Yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarının toplumsal güven erozyonu ve çürüme tartışmalarına yol açmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli şunları söyledi:
"Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmemelidir."
Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin iddiaların hangi siyasi görüşten, makamdan ya da yapıdan kaynaklandığına bakılmaksızın bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, işlemlerin hukuk devleti ilkesine uygun yürütülmesini istedi.
Demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirliğe ve kamu kurumlarına duyulan güvene dayandığını söyleyerek, yolsuzlukla mücadele ile kalkınma hedeflerinin birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde Birleşmiş Milletlerin (BM) savaşlar ve küresel krizler karşısında etkisiz kaldığını söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü hatırlattı. BM’nin siyasi merkezinin New York olduğunu, “adalet merkezinin” ise Ankara olması gerektiğini savundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını “insanlık tarihinin utanç vesikası” olarak nitelendiren Bahçeli, İsrail’in saldırganlığına karşı İslam ülkelerinin kınamanın ötesine geçerek ortak bir tavır ortaya koyması gerektiğini söyledi.
“Kudüs İttifakı” ya da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Antlaşması’nın çerçevesinin genişletilmesi temelinde caydırıcı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
