<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Ulus Gazetesi Adımız Andımızdır</title>
                      <link>https://www.ulusgazetesi.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ulusgazetesi.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Thu, 18 Jun 2026 04:46:51 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Ulus Gazetesi Adımız Andımızdır - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Ulus Gazetesi Adımız Andımızdır</copyright><item><title><![CDATA[AB, Hindistan'la yıl sonuna kadar ticaret anlaşması imzalamayı planlıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-hindistanla-yil-sonuna-kadar-ticaret-anlasmasi-imzalamayi-planliyor-144047.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-hindistanla-yil-sonuna-kadar-ticaret-anlasmasi-imzalamayi-planliyor-144047.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB ile Hindistan arasında müzakereleri tamamlanan serbest ticaret anlaşmasının yıl sonuna kadar imzalanmasının hedeflendiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BRÜKSEL (AA) - Von der Leyen, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi kapsamında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile görüşmesinin ardından ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından açıklamada bulundu."Şimdiye kadarki en büyük ticaret anlaşmalarımızdan birini sonuçlandırdığımızdan bu yana taahhütlerimizi yerine getirmek için hızla ilerliyoruz." ifadesini kullanan von der Leyen, AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması'nı yıl sonuna kadar imzalayacaklarını belirtti.Von der Leyen, yatırım anlaşmasına yönelik çalışmaları da hızlandıracaklarına işaret ederek, güvenlik ve savunma alanındaki işbirliğini güçlendireceklerini vurguladı.Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'nu (IMEC) ilerleterek bağlantısallığı geliştirmek için güçlerini birleştireceklerini kaydeden von der Leyen, Modi ile bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.AB ile Hindistan arasında 2007 yılında başlayan serbest ticaret anlaşması müzakereleri Ocak 2026'da tamamlanmıştı.AB ile Hindistan halihazırda yılda 180 milyar avronun üzerinde mal ve hizmet ticareti gerçekleştiriyor.Anlaşma ile AB'nin Hindistan'a yaptığı ürün ihracatının 2032 yılına kadar iki katına yükselmesi bekleniyor.Anlaşma kapsamında Hindistan, otomobiller, makineler, kimyasallar ve ilaçlar dahil birçok üründe gümrük vergilerini önemli ölçüde azaltırken taraflar hassas tarım sektörlerini koruyacak.Muhabir: Ata Ufuk Şeker ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AB, Hindistan'la yıl sonuna kadar ticaret anlaşması imzalamayı planlıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220058_fb9fa41023e109480fcb60114678af3f.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220058_fb9fa41023e109480fcb60114678af3f.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220058_fb9fa41023e109480fcb60114678af3f.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel yeşil ekonominin büyüklüğü 10 trilyon doları aştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-yesil-ekonominin-buyuklugu-10-trilyon-dolari-asti-144045.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-yesil-ekonominin-buyuklugu-10-trilyon-dolari-asti-144045.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyada yeşil ekonominin piyasa büyüklüğü Nisan 2026 sonu itibarıyla 10 trilyon doları aştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LONDRA (AA) - Londra Borsası Grubu (LSEG) tarafından yayımlanan yeni rapora göre, yeşil ekonomi bağımsız bir sektör olarak değerlendirildiğinde, dünyanın üçüncü en büyük sektörü konumuna yükseldi.Nisan 2026 sonu itibarıyla piyasa büyüklüğü 10 trilyon doları aşan yeşil ekonomi, teknoloji ve sanayi sektörlerinden sonraki en büyük alan oldu ve sağlık sektörünü de geride bıraktı.Yeşil ekonomi, yenilenebilir enerjinin yanı sıra elektrifikasyon, temiz ulaşım, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve diğer çevresel çözümlerden gelir elde eden çok geniş bir şirket yelpazesini barındırıyor.LSEG kapsamındaki 21 binden fazla halka açık şirket genelindeki yeşil gelirler 2025'te yüzde 5,3 arttı ve bu 2022'den beri görülen en hızlı büyüme oldu.Raporda analiz edilen 133 yeşil segmentin yüzde 75'inde gelirler artış gösterdi. Bu geniş tabanlı artış, hızlanan elektrifikasyon, yapay zeka kaynaklı elektrik talebi, artan enerji verimliliği baskıları ve temiz ulaşım alanındaki büyümenin birleşik etkisiyle gerçekleşti.Elektrikli araçlar ve ileri batarya teknolojileri özellikle öne çıkan alanlar oldu ve 2025'te 62 milyar dolar ek gelir yarattı.LSEG’in incelediği veriler, 1,5 milyondan fazla yeşil birleşme ve satın almanın gerçekleştiğini ortaya koyarken son 10 yılda toplam 4,1 trilyon dolarlık yeşil işlem tespit edildi. Bu rakam, söz konusu dönemdeki küresel birleşme ve satın alma işlemlerinin yüzde 13,4'üne karşılık geliyor.Yeşil ekonomi, 2008'den beri küresel hisse senedi piyasalarından yüzde 133 daha iyi performans gösterdi. Aynı dönemde yeşil ekonomideki değerlemeler de genel piyasadan daha hızlı büyürken bileşik yıllık büyüme oranı yeşil ekonomide yüzde 18 ve genel piyasada yüzde 12 oldu.Muhabir: Nuran Erkul Kaya ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel yeşil ekonominin büyüklüğü 10 trilyon doları aştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220054_b3af5abcb5304f929eafa374edf57043.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220054_b3af5abcb5304f929eafa374edf57043.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220054_b3af5abcb5304f929eafa374edf57043.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB'den ABD'ye yapay zeka alanında daha yakın işbirliği çağrısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-abden-abdye-yapay-zeka-alaninda-daha-yakin-isbirligi-cagrisi-144044.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-abden-abdye-yapay-zeka-alaninda-daha-yakin-isbirligi-cagrisi-144044.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB ile ABD'nin yapay zeka alanında birlikte çalışması ve işbirliğini derinleştirmesi gerektiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BRÜKSEL (AA) - Von der Leyen, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Liderler Zirvesi'ndeki yapay zeka oturumunun ardından, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından açıklamada bulundu.Yapay zekanın çağın en önemli teknolojisi olduğunu ve katlanarak geliştiğini belirten von der Leyen, "Yapay zeka büyük fırsatlar sunarken, özgür ve demokratik toplumlar açısından çeşitli riskleri de beraberinde getiriyor." ifadesini kullandı.Von der Leyen, "Avrupa ile ABD'nin yapay zeka alanında birlikte çalışması gerektiğine inanıyorum. Birlikte dünya pazarının yüzde 70'ini temsil ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.AB ile ABD'nin tamamlayıcı güçlü yönlere, ortak güvenlik çıkarlarına ve liderlik etme konusunda ortak bir sorumluluğa sahip olduğunu belirten von der Leyen, "Bu nedenle işbirliğimizi derinleştirmeliyiz. Birlikte yatırım yapmalıyız. Sanayiden sağlık sektörüne kadar her alanda yapay zekanın kullanımını hızlandırmalıyız." yorumunu yaptı.Von der Leyen, en güçlü yapay zeka modellerinin güvenilir ve emniyetli olmasını sağlamaları gerektiğini de bildirdi.ABD yönetimi, 13 Haziran'da Anthropic'in geliştirdiği "Fable 5" ve "Mythos 5" yapay zeka modellerine yabancı hükümetler, şirketler ve bireylerin erişimini yasaklama kararı almıştı. Bunun üzerine Anthropic gelişmiş yapay zeka modellerini tüm kullanıcılar için devre dışı bırakmıştı.Muhabir: Ata Ufuk Şeker ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AB'den ABD'ye yapay zeka alanında daha yakın işbirliği çağrısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:42 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220042_d45e6e5118f8dbe5cbcc6eff32e3955d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220042_d45e6e5118f8dbe5cbcc6eff32e3955d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220042_d45e6e5118f8dbe5cbcc6eff32e3955d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk ve İspanyol savunma sanayisinden Eurosatory 2026'da stratejik işbirliği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-turk-ve-ispanyol-savunma-sanayisinden-eurosatory-2026da-stratejik-isbirligi-144041.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-turk-ve-ispanyol-savunma-sanayisinden-eurosatory-2026da-stratejik-isbirligi-144041.html</link>
                    <description><![CDATA[Eurosatory 2026 Fuarı kapsamında Türkiye ve İspanya arasında savunma ve havacılık alanında köprü kuracak imzalar atıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi'nden (OSSA) yapılan açıklamaya göre, Paris'te düzenlenen dünyanın önde gelen savunma sanayi fuarlarından Eurosatory 2026, Türkiye ve İspanya arasında sektörel köprü kuracak imzalara ev sahipliği yaptı.Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii (SSB) Başkan Yardımcısı Gökhan Uçar’ın gözlemci olarak katıldığı SSB standındaki imza töreni, sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Söz konusu anlaşmalar, gelecek dönemde Ankara ve Valencia'da düzenlenecek organizasyonların temelini oluşturuyor.Fuarcılık ve bölgesel işbirliği protokolleriTören kapsamında ilk protokol, etkinlik organizasyonunu üstlenen kurumlar arasında yapıldı. NGF Fuarcılık AŞ Genel Müdürü Erdal Usta ile Feria Valencia Genel Müdürü Mariano Clemente tarafından atılan imzalarla, iki ülkenin fuarcılık ve organizasyon tecrübesinin birleştirilmesi hedefleniyor.Günün ikinci protokolü ise bölgesel ve sektörel işbirliğini geliştirmek amacıyla "iyi niyet anlaşması" (MoU) olarak imza altına alındı.Anlaşma, OSSA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yarsan ile Valencia Hükümeti Sanayi Bakan Yardımcısı ve Hükümet Sekreteri Felipe Carrasco arasında imzalandı. Anlaşma ile iki ülkenin savunma KOBİ'lerinin ve ana sanayi üreticilerinin entegrasyonunun hızlandırılması amaçlanıyor."Uzun vadeli teknoloji ve ortak üretim köprüsü kuracak"Açıklamada görüşlerine yer verilen Yarsan, anlaşmanın, kümelenmenin uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırma stratejisinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.KOBİ'lerin yüksek üretim kabiliyetlerini, İspanyol ana sanayi üreticileri ve küresel tedarik zinciriyle daha dinamik şekilde entegre etmeyi amaçladıklarını vurgulayan Yarsan, şunları kaydetti:“SSB'nin himayelerinde gerçekleşen bu imza, iki ülke arasında sadece ticari bir bağ değil, aynı zamanda uzun vadeli bir teknoloji ve ortak üretim köprüsü kuracaktır. Bu ortak iradenin ilk güçlü yansımasını bu yıl 14-16 Ekim'de Başkentimizde gerçekleştireceğimiz 'IDA Türkiye' etkinliğimizde göreceğiz. Sektörün devlerini Ankara'da ağırladıktan sonra, bu sinerjiyi kesintiye uğratmadan Eylül 2027'de Valencia'ya taşıyacağız. Paris’te attığımız bu imzaların, üye firmalarımızın ihracat potansiyeline doğrudan katkı sunacağına inanıyor, bu işbirliğinin ülkemize ve sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.”Ankara ve Valencia'da ortak vizyonİmzalanan protokoller kapsamında taraflar, savunma ve havacılık sektörünü bir araya getirecek iki büyük organizasyon için ortak hareket edecek.İşbirliği kapsamında, 14-16 Ekim'de Ankara'da "IDA Türkiye Savunma ve Havacılıkta Endüstriyel İşbirliği Günleri" düzenlenecek. Stratejik ortaklığın ikinci ayağı ise 22-24 Eylül 2027'de "IDA İspanya Savunma ve Havacılıkta İşbirliği Günleri" adıyla Valencia'da gerçekleştirilecek.Söz konusu anlaşmalar, her iki ülkenin savunma ve havacılık ekosistemlerinin pazar payını artırma, teknoloji transferi ve ortak üretim yeteneklerini geliştirme kararlılığını destekliyor.Muhabir: Ali Atar ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türk ve İspanyol savunma sanayisinden Eurosatory 2026'da stratejik işbirliği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220035_15dccd49aa70f04329677168b46b9e15.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220035_15dccd49aa70f04329677168b46b9e15.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220035_15dccd49aa70f04329677168b46b9e15.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İslami özel sektörün geliştirilmesi için imzalar atıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-islami-ozel-sektorun-gelistirilmesi-icin-imzalar-atildi-144031.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-islami-ozel-sektorun-gelistirilmesi-icin-imzalar-atildi-144031.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk devletleri tarafından ortaklaşa kurulan ilk uluslararası finans kuruluşu Türk Yatırım Fonu (TYF), İslami Özel Sektörün Geliştirilmesi Kurumu (ICD) ile İslami Ortak Finansman Çerçeve Anlaşması imzaladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - TYF'den yapılan açıklamaya göre, İslami Ortak Finansman Çerçeve Anlaşması, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen, 2026 İslami Kalkınma Bankası Grubu Yıllık Toplantıları kapsamında yapıldı.Anlaşmayla, bölgenin ortaklaşa kurulan ilk uluslararası finans kuruluşu (IFI) olan Türk Yatırım Fonu'na, 5 ortak üye devletteki özel sektör finansmanına, 50 milyon dolara kadar kaynak aktarmak için bir İslami finans kanalı sağlanıyor. Anlaşma, ICD ile birlikte finansman sağlayacağı İslami finans ortak finansman platformu olan yeni Yönetilen İslami Ortak Finansman Programı'nı (MICFP) işler hale getiriyor.MICFP, Fon'un İslami finans alanındaki ilk yapılandırılmış girişimi olma özelliğini taşırken, Fon'a ICD'nin İslami finans uzmanlığına, ortak finans kuruluşları ağına ve bölgedeki operasyonel deneyimine erişim imkanı sunuyor.Kurumlar arası uyum desteklenecekFinansman, yerel ortak finans kuruluşları aracılığıyla iki kurumun ortak üyesi olan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Özbekistan'daki küçük ve orta büyüklükteki işletmelere kullandırılacak.Düzenleme kapsamında ICD, özel sektör için İslami finans alanındaki 20 yılı aşkın deneyiminden yararlanarak, her bir finansman imkanını oluşturacak, yapılandıracak ve yönetecek. ICD ayrıca Fon ile birlikte her bir finansman imkanına sermaye katkısı sağlayarak, iki kurum arasındaki çıkar uyumunu destekleyecek.Fon açısından stratejik kazanımlar sunan çerçeve anlaşma, Fon'un ortak finans kuruluşları aracılığıyla mikro, küçük ve orta büyüklükteki işletmelere erişimini genişletirken, üye ülkelerde İslami finansın desteklenmesine ve Türk dünyasında finansal bağlantısallığın güçlendirilmesine katkı sağlıyor.Hızlı ve güvenilir bir kanalAçıklamada görüşlerine yer verilen Fon'un Genel Direktörü Ramil Babayev, anlaşmayı TYF'nin misyonunu hayata geçirme yolunda önemli bir adım olarak nitelendirerek,"Bu ortaklık, kendi kurumsal kapasitemizi geliştirmeye devam ederken, üye ülkelerimizde özel sektörü desteklemek için bize hızlı ve güvenilir bir kanal sunuyor. Bu anlaşmanın İKB Yıllık Toplantıları'nda imzalanması, Türk Yatırım Fonu'nu daha geniş bir kalkınma finansmanı mimarisi içinde konumlandırıyor." ifadelerini kullandı.Anlaşma ile ICD, operasyonel faaliyetlerine bu yılın başlarında başlayan TYF ile kurumsal bir çerçeve ortaklığı kuran ilk çok taraflı kalkınma kuruluşu oldu.İşbirliği, TYF'nin özel sektörün geliştirilmesi, ticaretin kolaylaştırılması, finansal entegrasyon ve Türk dünyasında İslami finans bankacılık ekosistemlerinin geliştirilmesi gibi stratejik önceliklerini destekliyor.Muhabir: Zeynep Duyar ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[İslami özel sektörün geliştirilmesi için imzalar atıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:13 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220013_3f240c9858cd8dc3a7ddc268cf90286e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220013_3f240c9858cd8dc3a7ddc268cf90286e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220013_3f240c9858cd8dc3a7ddc268cf90286e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fed faiz oranını sabit tuttu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-fed-faiz-oranini-sabit-tuttu-144030.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-fed-faiz-oranini-sabit-tuttu-144030.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tuttu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ WASHİNGTON (AA) - Fed'den yapılan açıklamada, politika faizinin sabit tutulması kararının oybirliğiyle alındığı belirtildi.Açıklamada, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) bankanın hedeflerini desteklemek amacıyla federal fon oranı için hedef aralığı yüzde 3,5-3,75 seviyesinde tutmaya karar verdiği bildirildi.Fed'in açıklamasında, Komite'nin ayrıca bankacılık sisteminde yeterli rezerv bulundurulması politikasını yeniden teyit ettiği aktarıldı.Ekonomik faaliyetin kısmen Orta Doğu'daki çatışmadan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen sağlam bir hızda büyümeye devam ettiği belirtilen açıklamada, verimlilik artışı ve sermaye yatırımlarının güçlü seyrettiği kaydedildi.Açıklamada, istihdam artışının iş gücüyle uyumlu bir şekilde devam ettiği, işsizlik oranında sınırlı değişim görüldüğü belirtildi.Enflasyonun enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz şoklarının da etkisiyle bankanın yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdüğüne işaret edilen açıklamada, Komite'nin fiyat istikrarını sağlamaya kararlı olduğu vurgulandı.Öte yandan, Kevin Warsh başkanlığında gerçekleştirilen ilk FOMC toplantısının ardından yayımlanan karar metninin önceki açıklamalara kıyasla belirgin şekilde kısaltıldığı dikkati çekti. Metinden, gelecekteki faiz indirimlerine yönelik eğilime işaret eden ifadelerin çıkarıldığı görüldü.Üst üste dördüncü toplantıda politika faizi değişmediFed, geçen yılın ilk beş toplantısında politika faizini sabit tutarken, eylül, ekim ve aralık aylarında toplam 75 baz puan indirime gitmişti.Banka, geçen yıl art arda üç faiz indirimi yapmasının ardından bu yılın ilk üç toplantısında da politika faizini sabit tutmuştu.Son kararla birlikte, Fed'in yeni Başkanı Warsh'un görevdeki ilk toplantısında politika faizinde değişikliğe gidilmemiş oldu.Federal fon oranına ilişkin yıl sonu tahmini yüzde 3,8'e yükseltildiİki gün süren FOMC toplantısının ardından politika faizini beklentiler dahilinde sabit bırakan Fed, ekonomiye yönelik tahminlerini de açıkladı.Fed, federal fon oranına ilişkin yıl sonu tahminini mart ayında öngördüğü yüzde 3,4'ten yüzde 3,8'e yükseltti.Banka, federal fon oranına ilişkin 2027 tahminini yüzde 3,1'den yüzde 3,6'ya ve 2028 tahminini yüzde 3,1'den yüzde 3,4'e yükseltti. Fed uzun dönem ortalama faiz beklentisini ise yüzde 3,1 olarak korudu.Söz konusu tahminler, Fed'in 2026'da faiz artışı yapılabileceğinin sinyalini verdi.FOMC üyelerinin gelecekteki faiz beklentilerini gösteren nokta grafiği de 18 yetkiliden 9'unun bu yıl en az bir faiz artırımı öngördüğünü ortaya koydu.Enflasyon tahmini bu yıl için yükseltildiBankanın enflasyon tahminleri ise bu yıl için yüzde 2,7'den yüzde 3,6'ya, 2027 için yüzde 2,2'den yüzde 2,3'e çıkarılırken, 2028 için yüzde 2'de sabit bırakıldı.Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyona ilişkin tahminler de bu yıl için yüzde 2,7'den yüzde 3,3'e, 2027 için yüzde 2,2'den yüzde 2,5'e ve 2028 için yüzde 2'den yüzde 2,1'e revize edildi.Bu yılki büyüme tahmininde aşağı yönlü revizyonABD ekonomisine ilişkin büyüme tahmini, bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,2'ye düşürüldü. Büyüme tahmini 2027 için yüzde 2,3'te bırakılırken, 2028 için yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye yükseltildi.İşsizlik oranına ilişkin tahminler bu yıl için yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e düşürülürken, 2027 için yüzde 4,3 ve 2028 için yüzde 4,2 olarak korundu.Muhabir: Dilara Zengin Okay, Sevgi Ceren Gökkoyun ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Fed faiz oranını sabit tuttu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:00:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220010_8adbb3266ca9943c14d7a4dc9f8278f0.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220010_8adbb3266ca9943c14d7a4dc9f8278f0.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026220010_8adbb3266ca9943c14d7a4dc9f8278f0.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Borsa günü düşüşle tamamladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-dususle-tamamladi-144029.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-dususle-tamamladi-144029.html</link>
                    <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,50 değer kaybederek 14.421,15 puandan tamamladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 71,94 puan azalırken, toplam işlem hacmi 174,4 milyar lira oldu.Bankacılık endeksi yüzde 0,54 değer kazanırken, holding endeksi yüzde 0,72 değer kaybetti.Sektör endekslerinden en çok kazandıran yüzde 1,85 ile finansal kiralama faktoring, en fazla kaybettiren yüzde 2,86 ile turizm oldu.Küresel piyasalarda, ABD ile İran arasında varılan mutabakat ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin enflasyona ilişkin endişeleri hafifletmesiyle karışık bir seyir izlenirken, yatırımcıların odağında Fed'in Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından çıkacak kararlar bulunuyor.Bankanın Kevin Warsh başkanlığında gerçekleştirilecek ilk toplantısında politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulması bekleniyor.Yurt içinde ise yatırımcıların odağında, ABD'de mahkemenin Halkbank aleyhindeki ceza davasının düşürülmesini onaylaması yer aldı.Halkbank'tan yapılan açıklamada, ABD Güney New York Bölge Mahkemesinin, ABD Adalet Bakanlığı Güney New York Bölge Savcılığı ile bankanın ceza davasının düşürülmesi için yaptığı müşterek başvuruyu onayladığı ve böylece 9 yıldır devam eden hukuki sürecin tamamen sona erdiği bildirildi.Analistler, yarın yurt içinde kısa vadeli dış borç istatistikleri, konut satış istatistikleri ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özeti ile para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise İngiltere'de İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz kararı ve ABD'de Philadelphia Fed imalat endeksi başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.300 ve 14.200 puanın destek, 14.500 ve 14.600 puan seviyelerinin direnç konumunda olduğunu kaydetti. Muhabir: Tunahan Kükürt ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Borsa günü düşüşle tamamladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 16:00:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026190008_8012936e9a0cf6075acd6919f62e534e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026190008_8012936e9a0cf6075acd6919f62e534e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026190008_8012936e9a0cf6075acd6919f62e534e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BMW, Çin'deki daralma ve Orta Doğu'daki durum nedeniyle 2026 kar marjı beklentisinde revizyona gitti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-bmw-cindeki-daralma-ve-orta-dogudaki-durum-nedeniyle-2026-kar-marji-beklentisinde-revizyona-gitti-144018.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-bmw-cindeki-daralma-ve-orta-dogudaki-durum-nedeniyle-2026-kar-marji-beklentisinde-revizyona-gitti-144018.html</link>
                    <description><![CDATA[Alman lüks otomobil üreticisi BMW Grubu, Çin pazarındaki daralma, Orta Doğu'daki çatışmaların artan maliyetleri ve hızlandırılan kurumsal yeniden yapılanma süreçleri nedeniyle 2026 yılı mali öngörülerinde aşağı yönlü revizyona gittiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BERLİN (AA) - BMW Grubundan yapılan açıklamada, daha önce "hafif bir düşüş" beklenen konsolide vergi öncesi karda artık "belirgin bir gerileme" öngörüldüğü belirtildi.Münih merkezli şirketin açıklamasında, otomotiv bölümünün faiz ve vergi öncesi kar (FAVÖK- EBITDA) marjı beklentisinin yüzde 4-6 aralığından yüzde 1-3 aralığına çekildiği ifade edildi.BMW yönetiminin tahminlerini düşürmesinde iki ana unsurun öne çıktığı belirtilen açıklamada, şirketin en büyük tekil pazarı olan Çin'deki daralmanın yılın ikinci çeyreğinde de hızlanarak sürdüğüne işaret edildi. Açıklamada, Avrupa ve ABD'deki olumlu satış grafiklerinin ise Çin'deki kaybı telafi etmeye yetmediği vurgulandı.Orta Doğu'da istikrarsızlığın sürmesi nedeniyle kalıcı hale gelen yüksek enerji fiyatlarının şirketin üretim maliyetlerini doğrudan artırdığı belirtilen açıklamada, ayrıca jeopolitik belirsizliklerin küresel ölçekte tüketici eğilimlerini olumsuz etkilediği ifade edildi.Açıklamada, "Şirketin önceki varsayımlarının aksine Orta Doğu'daki çatışmanın etkileri devam etmektedir. İlk olarak, ısrarla yüksek seyreden enerji fiyatları şirketin maliyetlerini artırmaktadır. İkinci olarak, çatışmadan kaynaklanan belirsizlik dünya genelindeki pek çok pazarda tüketici davranışlarını giderek daha fazla etkilemektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.Açıklamanın ardından şirketin hisseleri yüzde 11 değer kaybettiAçıklamanın ardından Frankfurt Borsası'nda işlem gören BMW hisseleri, ilk işlemlerde yüzde 11'in üzerinde değer kaybederek 60,08 avro ile Eylül 2020'den sonraki en düşük seviyeyi gördü.Gün içinde kayıplarının bir kısmını telafi eden hisseler, TSİ 13.00'te yüzde 6 düşüşle 63,55 avrodan işlem gördü. Bu düşüşle birlikte BMW'nin yılın başından bu yana toplam hisse değer kaybı yüzde 33'e yaklaştı ve şirketin piyasa değeri 39 milyar avronun altına geriledi.BMW Grubu, 2026 yılının ilk yarı finansal sonuçlarını içeren ara raporunu 30 Temmuz 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşacak. Muhabir: Bahattin Gönültaş ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[BMW, Çin'deki daralma ve Orta Doğu'daki durum nedeniyle 2026 kar marjı beklentisinde revizyona gitti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 13:00:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026160012_e69e18db85b4d29ff6b3a7a7b34d45b2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026160012_e69e18db85b4d29ff6b3a7a7b34d45b2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026160012_e69e18db85b4d29ff6b3a7a7b34d45b2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mısır Çarşısı 400 yıla yaklaşan tarihiyle İstanbul'un ticaret hafızasını yaşatıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-misir-carsisi-400-yila-yaklasan-tarihiyle-istanbulun-ticaret-hafizasini-yasatiyor-143981.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-misir-carsisi-400-yila-yaklasan-tarihiyle-istanbulun-ticaret-hafizasini-yasatiyor-143981.html</link>
                    <description><![CDATA[Mısır Çarşısı, Osmanlı'dan bugüne uzanan yaklaşık 400 yıllık geçmişiyle hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin uğrak noktaları arasında yer alırken günlük 50-60 bin ziyaretçiyi ağırlıyor, yüzlerce kişilik istihdam sağlıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Anadolu Ajansının "İstanbul'un Han ve Çarşıları" başlıklı dosya haberinin ikinci bölümünde, Tarihi Yarımada'nın en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Mısır Çarşısı'nın geçmişi, bugünkü ticari hareketliliği ve İstanbul ekonomisindeki yeri ele alındı.Tarihi Yarımada'nın önemli simgelerinden Mısır Çarşısı, Osmanlı döneminden bu yana sürdürdüğü ticari işleviyle İstanbul'un ekonomik ve kültürel yaşamındaki yerini koruyor.Marmara Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fehmi Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul'un dünyanın en önemli şehirlerinden biri olduğunu belirterek, geçmişten bugüne Mısır Çarşısı'nın iktisadi sistemin üretim yapısının, ulusal ve uluslararası ticaret ağlarının merkezinde yer aldığını söyledi.Yılmaz, çarşının en önemli özelliğinin baharat ticareti olduğunu, genel tüketim mallarının uzun yıllar Mısır üzerinden İstanbul'a ulaştırılması nedeniyle yapının "Mısır Çarşısı" olarak anıldığını ifade etti.Çarşının yalnızca İstanbul'a değil, Anadolu ve Rumeli'deki ticaret hayatına da yön verdiğini dile getiren Yılmaz, "Uzak Doğu'dan gelen baharatlar önce Mısır Çarşısı'na getirilir, burada esnafa eşit şekilde dağıtılırdı. Sadece İstanbul'daki esnafa değil, Anadolu ve Rumeli'deki tüccarlara da toptan olarak gönderilirdi. Bu yönüyle son derece önemli bir ticaret merkeziydi." dedi.  "Şehrin ortasında kurulması ihtiyaç duyulan ürünlere ulaşımı kolaylaştırdı"Yılmaz, Mısır Çarşısı'nın İstanbul halkının temel ihtiyaçlara erişimini kolaylaştıran bir merkez olarak da işlev gördüğünü, şehrin ortasında kurulmasının da tüketicilerin ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşmasını kolaylaştırdığını ifade etti.Cumhuriyet döneminde çarşının önemli değişimler geçirdiğini belirten Yılmaz, 1940'ta meydana gelen büyük yangının ardından yapının işlevini kaybettiğini, daha sonra 1943 yılında restore edilerek yeniden hizmete açıldığını söyledi.Yılmaz, 2000'li yıllarda yapılan kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından 2018'de bugünkü görünümüne kavuşan çarşının yalnızca tarihi bir yapı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, "Burası sadece tuğladan ve kubbelerden oluşan bir yapı değil, kültürümüzü ve tarihimizi markalaştıran, İstanbul'un dışına taşıyan önemli bir merkez olarak görülmeli." dedi.Yılmaz, dünyanın farklı bölgelerinde benzer ticaret merkezlerinin bulunduğunu, Mısır, Şam ve Balkan coğrafyasındaki benzer çarşıların da Osmanlı ticaret sisteminin ürünü olduğunu belirterek, bu tarihi mirasın korunmasının önem taşıdığını söyledi."Çoğu devlet büyüğümüzü burada ağırladık"Mısır Çarşısı Esnafları Yardımlaşma ve Koruma Derneği Başkanı Sami Koyuncu da çarşının 1640'lı yıllarda hizmete girdiğini ve Osmanlı döneminde yurt dışından gelen gemilerin taşıdığı ürünlerin satışının yapıldığı merkezlerden biri olan çarşının gelirlerinin Yeni Cami ve vakıfların finansmanında kullanıldığını, bugün de aynı vakıf geleneğinin sürdürüldüğünü söyledi.Çarşının yüzde 80'inin kuruyemiş ve baharat ticaretine ev sahipliği yaptığını, aynı zamanda bir kültür ve yaşam alanı niteliği taşıdığını belirten Koyuncu, şunları ifade etti:"Mısır Çarşısı bir kesişim noktası. Aynı zamanda bir sokak, aynı zamanda bir kültür ve aynı zamanda bir hayat. Burası çok fazla sayıda milletten insanın bulunduğu bir çarşı. Bu çarşıda herkesle karşılaşabilirsiniz. Çok önemli de misyonu var. Çoğu devlet büyüğümüzü burada ağırladık. Burası herkesin olduğu bir nokta. Yaklaşık 120 dükkan var. Haftanın 7 günü açık ve kendi yazılı kanunları olmayan (geleneksel kültürü olan) bir çarşı. Bir dükkanda ortalama 7-8 kişiye istihdam sağlanır. Burada çalışanlarımız da farklı. Çünkü her milletten insanlara hizmet verildiği için çoğu milletten de çalışan olabilir ve ona göre hareket eder. Çoğu personel 3-4 dil bilir. Hepsi güler yüzlüdür ve iletişimleri son derece kuvvetlidir."Mısır Çarşısı'nın bir ekosisteminin olduğunu söyleyen Koyuncu, "Mısır Çarşısı'nın burada olması hasebiyle etrafı da çekim merkezi. Yani buranın etrafının değerli olmasının da nedenlerinden biri aslında Mısır Çarşısı'nın burada olmasıdır. Dışarıda manifaturacılar, boncukçular var. Restoranlar, lokantalar var. Hala burada geleneksel ticaret devam ediyor. Bunun yapı taşı Mısır Çarşısı ve burası sayesinde o yerler ayakta kalıyor." diye konuştu."Günlük ortalama 50-60 bin kişiyi misafir ediyoruz"Koyuncu, küresel gelişmelerin turizm hareketlerini etkilediğini belirterek, özellikle Orta Doğu'daki çatışmalar nedeniyle bölgeden gelen turist sayısında bir miktar azalma yaşandığını ifade etti.Buna rağmen çarşının yoğun ziyaretçi çekmeye devam ettiğini söyleyen Koyuncu, "Günlük ortalama 50-60 bin kişiyi misafir ediyoruz burada. Ama burası bir çekim noktası olduğu gibi yerli turistin de yerli tüketicinin de bir çarşısı. O yüzden gelenlerin yarısı yabancı, yarısı da yerli diyebiliriz. Diğer çarşılar gibi değil. Yani hem turistik hem de yerliye hitap ediyor. Vatandaşlar yerli marketlerde bulamadıklarını ya da semt mağazalarında bulamadıklarını burada bulabiliyorlar." dedi.Koyuncu, çarşıyı ziyaret eden turist gruplarının dönemsel olarak değiştiğini dile getirerek, "İspanyollar, Latin Amerikalılar ve Yunan misafirlerimizin sayısı çok fazla oluyor. Ama şu dönemde her milletten gelen misafirimiz var." dedi.Bayram dönemlerinde çarşının festival alanını andıran bir atmosfere büründüğünü ifade eden Koyuncu, Ramazan ve Kurban bayramlarının yanı sıra farklı ülkelerin dini ve kültürel bayramlarında da yoğunluk yaşandığını belirtti."Mısır Çarşısı'nı sadece bir satış merkezi değil aynı zamanda bir fuar alanı olarak değerlendirebiliriz"Koyuncu, bölgedeki dükkanların ekonomisinin güçlü kalmasının nedenlerinden birinin Mısır Çarşısı olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:"Özellikle İstanbul ve çevresinden gelen müşterilerimizin hepsi 'Mısır Çarşısı'nda en iyisini bulurum' diye geliyor. Gerçekten de Mısır Çarşısı'ndaki ürünlere bakıldığında sıradan ürünler değil hiçbirisi. Buradaki esnaf yapımızın bunda katkısı çok fazla. Burada en yeni esnafımız 20-25 yıllık. Genelde babadan oğula geçen ya da nesilden nesile süren mağazalar söz konusu. O yüzden onlar hep o kodla büyüyor. Yani 'en iyi malı satayım, en iyi ürünü sunayım'. O yüzden Mısır Çarşısı'nda satılan ürünler her zaman son derece kalitelidir. Bunun yanında dünyanın her tarafından ürünler geliyor ve sergilenip satılıyor. Aslında bu Mısır Çarşısı'nın kodlarına da uygun."Mısır Çarşısı'nın Anadolu'da üretilen ürünlerin tanıtımına da katkı sağladığını vurgulayan Koyuncu, "Buraya gelen yabancı bir turist Antep fıstığını ya da Siirt fıstığını tadıp beğenebiliyor. Sonrasında kendi ülkesine bu ürünlerin ihracatının yapılmasına vesile olabiliyor. Bu nedenle Mısır Çarşısı'nı sadece bir satış merkezi değil aynı zamanda bir fuar alanı olarak da değerlendirebiliriz." dedi.Koyuncu, tarihi yapının ve çarşı kültürünün yerinde görülmesi gerektiğini belirterek, Mısır Çarşısı'nın esnaf yapısı, ticaret kültürü ve bütünlüğüyle diğer çarşılardan ayrıldığını sözlerine ekledi. Muhabir: Kazım Kaan Ulu, Mücahit Enes Sevinç ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Mısır Çarşısı 400 yıla yaklaşan tarihiyle İstanbul'un ticaret hafızasını yaşatıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123048_28ab77698262f9e3a4c4f41caa1079b7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123048_28ab77698262f9e3a4c4f41caa1079b7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123048_28ab77698262f9e3a4c4f41caa1079b7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğindeki iklim zirvesi COP31, fosil yakıtlardan uzaklaşmak için fırsat olarak görülüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-turkiyenin-ev-sahipligindeki-iklim-zirvesi-cop31-fosil-yakitlardan-uzaklasmak-icin-firsat-olarak-goruluyor-143980.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-turkiyenin-ev-sahipligindeki-iklim-zirvesi-cop31-fosil-yakitlardan-uzaklasmak-icin-firsat-olarak-goruluyor-143980.html</link>
                    <description><![CDATA[Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar nedeniyle devam eden enerji arz krizi, fosil yakıtlara bağımlılığın maliyetlerini yeniden gündeme taşırken Türkiye'de yapılacak COP31 temiz enerji dönüşümünün hızlandırılması için bir dönemeç olarak görülüyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LONDRA (AA) - Hürmüz Boğazı'ndan ticaret akışındaki aksaklık nedeniyle dünyada 3 aydan fazladır süren enerji arz krizi fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik ve stratejik maliyetlerini yeniden gündeme taşırken kasımda Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyonun hızlandırılması için önemli bir dönemeç olarak görülüyor.Almanya'nın eski İklim Özel Elçisi ve Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu Kıdemli Araştırmacısı Jennifer Morgan, iklim değişikliğiyle mücadeledeki sorunlar ve Türkiye'nin kasımda ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Dünyada iklim değişikliğiyle mücadelede önemli eksiklikler olduğunu söyleyen Morgan, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması öncesinde küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonuna kadar sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyle sınırlandırma veya 2 derecenin altında tutma hedefine yönelik patikada ilerlenmediğini ifade etti.Morgan, küresel sıcaklık artışının şu an 2,6 dereceye çıkabileceğini belirterek, şöyle devam etti:"Bu hala kabul edilemeyecek kadar yüksek olsa da Paris Anlaşması olmasaydı, bulunacağımız 4 derecelik olası artış ihtimalinden daha iyi bir yerdeyiz. Paris Anlaşması’nın temiz enerji dönüşümüne verdiği ivme gerçekten çok büyük oldu. Bununla birlikte eksiklikler de var. Son günlerde özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve yaşanan gelişmeler, fosil yakıtlara bağımlılığın ne anlama geldiğini açıkça gösteriyor. Petrol ve gaz bağımlılığının ülkeler için ekonomi, enerji ve iklim güvenliği açısından neden bu kadar zararlı olduğunu görüyoruz. Geçmişte ülkeler farklı öncelikler arasında seçim yapmak zorunda olduklarını düşünüyorlardı. Artık ekonomi, enerji ve iklim güvenliğinin birlikte sağlanabileceği çok net bir şekilde görülüyor. Yaklaşan bir El Nino süreci ve dünyanın dört bir yanında krizler düşünüldüğünde, artık harekete geçmenin zamanının geldiğini düşünüyorum."Bu dönemin iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirmek ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için "mükemmel bir fırsat penceresi" olduğuna işaret eden Morgan, "Petrol ve gazın ne kadar pahalı, güvensiz ve kirletici olabileceğini, yenilenebilir enerjinin ise uygun maliyetli, temiz ve erişilebilir olduğunu görüyoruz. Bu yeni ekonomik ve enerji güvenliği gerçekliği sayesinde hükümetler gerekli altyapıyı ve politikaları hayata geçirerek dönüşümü hızlandırabilir." dedi.Morgan, ekonomilerin temiz enerji kaynaklarıyla elektrifikasyonu ilerletmesinin kritik önemde olduğunu ifade ederek, COP31 dönem başkanı ve ev sahibi Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden birinin de elektrifikasyon olduğunu anımsattı.Türkiye'nin COP31'in eylem gündemine liderlik ettiğini ve Avustralya'nın da müzakere başkanlığını yürüteceğini kaydeden Morgan, "COP31 eylem gündeminin, yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran ve fosil yakıtlardan çıkışı hızlandıran bir çözüm platformu olarak kullanılması büyük fırsat olur. Bu kapsamda Türkiye ve Avustralya'nın COP başkanlıkları da kendi ulusal politikalarıyla örnek olmaları küresel çabalara katkı sunacaktır. COP başkanlığının kömürden çıkış taahhüdü açıklaması, hem güvenilirliğini artırır hem de ülkeleri çözümler etrafında bir araya getirme kapasitesini güçlendirir." değerlendirmesinde bulundu.Morgan ayrıca COP31'de adil dönüşüm mekanizmaları, şebekelerin güçlendirilmesi ve temiz enerjiye erişimin artırılması konusunda da somut sonuçlar üretilebileceğini anlattı."Ekonomi ve iklim güvenliğini aynı anda sağlamaya çalışan ülkeler koalisyonu dönemine giriyoruz"Halihazırda Almanya'da devam eden ve COP30 ve COP31 iklim zirveleri arasında teknik bir köprü işlevi gören Bonn İklim Konferansı'na da değinen Morgan, toplantıdaki müzakerelere iyi başlangıç yapıldığını dile getirdi.Morgan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin küresel iklim çabalarını yavaşlatma çabalarına rağmen Bonn'daki toplantıların ilk haftasında Paris Anlaşması ve "çok taraflılığın" işlemeye devam ettiğini söyledi.Dünyanın tarihsel olarak en büyük emisyon kaynağı ülkesi ABD'nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarından ayrıldığını ve Trump yönetiminin ABD petrol ve gazının küresel rolünü artırmaya yönelik çok aktif bir yaklaşım benimsediğini anımsatan Morgan, "Bunun yansımalarını Venezuela'da, İran'da, ABD içinde iklim mevzuatının zayıflatılmasında ve rüzgar enerjisine karşı yürütülen kampanyalarda görüyoruz. Ancak aynı zamanda bu durum diğer ülkelerin ilerlemesini durdurmadı. Brezilya'daki COP30'da da Paris Anlaşması işlemeye devam etti ve önemli kararlar alındı. Yine de bu durum diğer ülkelerin çok daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor." şeklinde konuştu.Morgan, bu kapsamda Çin'in iklim müzakerelerinde lider rol üstlenmek istediğini açıkça ifade ettiğini belirterek, Çin'in yeşil ekonomik büyüme modelini iklim müzakereleri ve diplomasisiyle nasıl birleştireceğinin belirleyici olacağını kaydetti.Çin'in küresel elektrifikasyon hamlesini desteklemesi ve gelişmekte olan ülkelerle yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmasının son derece önemli olacağını aktaran Morgan, Avrupa Birliği (AB), Afrika ülkeleri ve diğer Asya ülkeleriyle kurulacak iş birliklerinin de aynı derecede kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.Morgan, bu dönemin geçmişe göre oldukça farklı olduğunu dile getirerek, "(İklim değişikliğiyle mücadelede) ABD'nin yerini tek bir ülkenin alacağı bir dönem değil. Daha aktif bir Çin'in, AB'nin, orta ölçekli güçlerin ve yükselen ekonomilerin birlikte hareket ettiği, ekonomik refahı, enerji güvenliğini ve iklim güvenliğini aynı anda sağlamaya çalışan bir ülkeler koalisyonu dönemine giriyoruz." dedi.Almanya, iklim hedeflerine ulaşma yolunda ilerlemiyorAlmanya hükümetinin mevcut iklim politikalarını da değerlendiren Morgan, ülkede elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 58'inin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve enerji dönüşümüne önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti.Ancak mevcut Alman hükümetinin "temiz enerji dönüşümünü yavaşlatmak yerine hızlandırması gerektiğinin" altını çizen Morgan, "Ne yazık ki son dönemdeki bazı politika önerileri yenilenebilir enerjiden ziyade doğal gaza yöneliyor. Almanya uluslararası alanda avantaj sağlamak ve yenilenebilir enerji alanındaki başarılı şirketlerini desteklemek istiyorsa yenilenebilir enerjiye daha fazla ağırlık vermeli, bu kaynakların payını yüzde 80'e çıkarma ve sera gazı azaltım hedeflerini yerine getirmeli ama Almanya’daki bağımsız iklim danışma kuruluşları, şu anki hükümet politikaları doğrultusunda ülkenin bu hedeflere ulaşma yolunda olmadığını belirtiyor. Bu nedenle Almanya'nın temiz enerji yönündeki çabalarını artırması gerekiyor." diye konuştu.Morgan, Türkiye ve Almanya'nın iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümünde işbirliğini artırmak için çok büyük potansiyel bulunduğunu sözlerine ekledi. Muhabir: Nuran Erkul Kaya ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'nin ev sahipliğindeki iklim zirvesi COP31, fosil yakıtlardan uzaklaşmak için fırsat olarak görülüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123046_b1fd1d2dfe2d0bcd0e70a8458f132095.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123046_b1fd1d2dfe2d0bcd0e70a8458f132095.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123046_b1fd1d2dfe2d0bcd0e70a8458f132095.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB, Çin'le ticarette yeni döneme hazırlanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-cinle-ticarette-yeni-doneme-hazirlaniyor-143979.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-cinle-ticarette-yeni-doneme-hazirlaniyor-143979.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Çin'le giderek büyüyen ticaret açığı, stratejik sektörlerde artan bağımlılık ve Çin'in devlet destekli üretim modelinin Avrupa sanayisi üzerindeki baskısı nedeniyle ticaret politikasında köklü değişikliklere hazırlanıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BRÜKSEL (AA) - Dünyanın en büyük üretim merkezi konumundaki Çin'in devlet destekli sanayi politikalarıyla küresel pazarlardaki ağırlığını artırması, Avrupa'da hem ticaret açığının büyümesine hem de stratejik sektörlerde dışa bağımlılık tartışmalarının derinleşmesine yol açıyor.Son yıllarda özellikle elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri, kritik ham maddeler ve ileri teknoloji ürünlerinde küresel üretim gücünü hızla artıran Çin, Avrupa'da sanayinin rekabet gücü ve ekonomik güvenliğine ilişkin endişeleri de beraberinde getiriyor.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, Fransa'da yapılan G7 zirvesinde yaptığı açıklamada, AB'nin Çin'le ticaretinin sürdürülebilir olmadığını belirterek, stratejilerinin ayrışmak değil, riskleri azaltmak olduğunu ifade etti.AB'nin kendi üretim kapasitesinin hızla artırması, dünya genelindeki serbest ticaret anlaşmaları ağlarını genişletmesi ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmesi gerektiğini vurgulayan von der Leyen, kritik mineraller ve ham maddelerin büyük ölçüde Çin'de yoğunlaştığına dikkati çekerek, bu alanlarda tek bir tedarikçiye aşırı bağımlı olunmaması gerektiğini belirtti.Çin'in küresel ticaretteki konumu G7 zirvesinin yanı sıra 18-19 Haziran'da Brüksel'de düzenlenecek AB Liderler Zirvesi'nde de ele alınacak konular arasında yer alıyor.AB Komisyonu son dönemde yaptığı değerlendirmelerde, Çin'le ekonomik ilişkilerde temel yaklaşımın "kopuş" değil "risk azaltma" olmaya devam edeceğini vurgularken, mevcut ticaret ve yatırım ilişkisinin sürdürülebilir olmadığı görüşü de giderek daha güçlü şekilde dile getiriliyor.Brüksel'de yapılan üst düzey istişarelerde ekonomik ve güvenlik çıkarlarının artık birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceği, bu nedenle Çin'e yönelik daha kapsamlı ve koordineli politikalar geliştirilmesi gerektiği belirtiliyor.AB'nin gündeminde, yeni gümrük vergileri, ithalat kotaları, tedarik zinciri çeşitlendirme zorunlulukları ve Çin kaynaklı ekonomik risklere karşı geliştirilecek yeni savunma araçları bulunuyor.Ticaret açığı rekor seviyedeAB açısından 2025 yılı Çin ile ticarette bir dönüm noktası oldu. Geçen yıl ilk defa bütün AB üyesi ülkeler Çin'e karşı ticaret açığı verdi.Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, 2025 yılında AB'nin Çin'den yaptığı ithalat 559,4 milyar avroya ulaşırken, Çin'e ihracatı 199,6 milyar avroda kaldı. Böylece AB'nin Çin'le ticaret açığı 359,8 milyar avroya yükselerek tarihi rekor seviyeye ulaştı.AB tarafında özellikle elektrikli araçlar, güneş panelleri, bataryalar, çelik, kimyasallar ve makine ekipmanları gibi sektörlerde Çin kaynaklı yoğun rekabetin Avrupa üreticileri üzerinde ciddi baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.Brüksel, kamu destekli ucuz Çin ürünlerinin Avrupa pazarında yarattığı etkinin sadece ticari değil aynı zamanda stratejik bir sorun haline geldiği görüşünde.Son dönemde Çin'in ihracat baskısı tekstil ve düşük katma değerli sektörlerden ziyade Avrupa'nın rekabet gücünün temelini oluşturan otomotiv, makine, kimya ve ileri teknoloji sektörlerini hedef almış durumda.Londra merkezli Avrupa Reform Merkezi'nin (CER) hazırladığı raporda, özellikle Almanya'nın Çin'in artan üretim kapasitesi karşısında ciddi bir sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğuna işaret ediliyor. Raporda, Çinli şirketlerin yalnızca kendi iç pazarlarında değil, Avrupa dışındaki üçüncü ülkelerde ve doğrudan Avrupa pazarında da Alman üreticilerin pazar payını hızla artırdığı belirtiliyor.Çin'in mevcut sürecin devam etmesi halinde 2030 yılına kadar küresel sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını tek başına gerçekleştirebileceği, bunun da Avrupa'nın üretim, AR-GE ve inovasyon kapasitesi üzerinde ciddi baskı yaratacağı yönünde analizler de yapılıyor.Yeni ticaret savunma araçları masadaBu gelişmeler karşısında AB, Çin'e karşı mevcut ticaret savunma araçlarının ötesine geçen yeni mekanizmalar üzerinde çalışıyor.AB Komisyonu, ilgili birimlerine Çin'e karşı daha etkili bir ticaret savunma politikası geliştirilmesi talimatı vermiş durumda. Üzerinde görüşülen seçenekler arasında, belirli sektörlerde geniş kapsamlı korunma önlemleri soruşturmaları açılması, stratejik alanlarda Çin kaynaklı aşırı üretime karşı yeni araçlar geliştirilmesi ve sektörel bazda koruma önlemleri uygulanması bulunuyor.Fransa, İspanya, İtalya, Hollanda ve Litvanya'nın desteklediği bazı önerilerde ise mevcut anti-damping süreçlerinin ötesine geçilerek, ürün bazında uzun soruşturmalar yürütmek yerine belirli sektörlere doğrudan toplu gümrük vergileri uygulanması savunuluyor.Şirketlere "üç tedarikçi" zorunluluğuAB'nin üzerinde çalıştığı en dikkat çekici düzenlemelerden biri de kritik ürünlerde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesini zorunlu kılacak yeni kurallar.Planlara göre, Avrupalı şirketlerin çipler, nadir toprak elementleri ve çeşitli kritik sanayi girdileri gibi stratejik ürünleri tek bir ülke veya tedarikçiden temin etmelerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda şirketlerin kritik ürünlerde en az üç farklı tedarik kaynağına sahip olması ve tek bir tedarikçinin toplam arz içindeki payına üst sınır getirilmesi değerlendiriliyor.AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic tarafından gündeme getirilen çeşitlendirme enstrümanı ile özellikle yarı iletkenler ve kritik ham maddelerde yaşanabilecek tedarik kesintilerinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) Başkanı Achim Wambach, çeşitlendirmenin şirketler için ek maliyet anlamına geldiğini ancak bunun bir tür "sigorta primi" olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tedarik kesintilerinin yaratacağı ekonomik maliyetlerin çok daha yüksek olabileceğine dikkati çekiyor.“Dayanıklılık Aracı" gündemdeAB ülkeleri arasında tartışılan önerilerden biri de “Dayanıklılık Aracı" adı verilen yeni mekanizma olarak öne çıkıyor.Taslak çalışmalara göre bu araç, piyasa bozucu uygulamaların AB'nin ekonomik güvenliğini tehdit ettiği durumlarda doğrudan ek gümrük vergileri ve ithalat kotalarının devreye alınmasına imkan sağlayacak. Mekanizmanın hukuki temelinin ise Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarındaki ulusal güvenlik istisnalarına dayandırılması planlanıyor. Taslak metinlerde Çin'in adının doğrudan geçmemesi ise olası ticari misilleme risklerini azaltma amacı taşıyor.AB'nin Çin'e yönelik yaklaşımındaki sertleşmenin temelinde, ticaret açığıyla birlikte stratejik bağımlılık kaygıları da bulunuyor.Son dönemde Çin'in nadir toprak elementleri, mıknatıslar ve çeşitli kritik teknolojilere yönelik ihracat kısıtlamaları Avrupa sanayisinde ciddi endişe yarattı.Brüksel, Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında enerji alanında yaşanan bağımlılık krizinin benzerinin sanayi üretiminde kritik öneme sahip ham maddelerde tekrarlanması riskini almak istemiyor.Çin'e karşı çok sert ticaret önlemleri konusunda AB içinde tam bir görüş birliği bulunmuyor.Fransa başta olmak üzere bazı ülkeler Avrupa sanayisini korumak amacıyla daha güçlü gümrük önlemleri talep ederken, Çin ile yoğun ekonomik ilişkilere sahip Almanya ve İspanya gibi ülkeler daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.Buna rağmen Brüksel'deki genel eğilim, Çin'le ekonomik ilişkilerin tamamen koparılması yerine stratejik bağımlılıkların azaltılması ve Avrupa sanayisinin rekabet gücünün korunması yönünde şekilleniyor.AB liderlerinin bu hafta yapacağı zirvelerde ele alınacak yeni ticaret savunma araçlarının, Brüksel-Pekin hattındaki ekonomik ilişkilerin geleceğini şekillendirmesi bekleniyor. Muhabir: Ata Ufuk Şeker, Bahattin Gönültaş ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AB, Çin'le ticarette yeni döneme hazırlanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123044_b745cb4b00ad4446a2a1df703889938b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123044_b745cb4b00ad4446a2a1df703889938b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123044_b745cb4b00ad4446a2a1df703889938b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[IEA: Küresel petrol arzı mayısta ABD/İsrail-İran Savaşı öncesinin 13,6 milyon varil altında kaldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-iea-kuresel-petrol-arzi-mayista-abdisrail-iran-savasi-oncesinin-136-milyon-varil-altinda-kaldi-143977.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-iea-kuresel-petrol-arzi-mayista-abdisrail-iran-savasi-oncesinin-136-milyon-varil-altinda-kaldi-143977.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel petrol arzının mayısta önceki aya göre günlük yaklaşık 600 bin varil azalışla 94 milyon 470 bin varile gerilediği ve bu seviyenin ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi dönemin günlük yaklaşık 13 milyon 600 bin varil altında kaldığı bildirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Uluslararası Enerji Ajansının (IEA), Petrol Piyasası Raporu'na göre, küresel petrol arzı ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının ülkenin petrol ihracatını kısıtlamasıyla mayısta bir önceki aya kıyasla günlük yaklaşık 600 bin varil azalarak 94 milyon 470 bin varile geriledi.Söz konusu seviye, ABD ile İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarından önceki döneme kıyasla günlük yaklaşık 13 milyon 600 bin varil azalışı ifade ediyor.Mayısta Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ grubunun üretimi bir önceki aya göre günlük yaklaşık 1 milyon 120 bin varil azalarak 35 milyon 920 bin varile inerken, OPEC+ dışı günlük arz 530 bin varil artışla 58 milyon 540 bin varile yükseldi. Artışta biyoyakıt üretimi ile ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden gelen daha yüksek arz etkili oldu.Bu yıl küresel arzda günlük 3,9 milyon varil düşüş hesaplanıyorRapora göre, küresel petrol arzının bu yıl geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 3 milyon 900 bin varil azalarak 102 milyon 379 bin varile gerilemesi bekleniyor.OPEC+ üretiminin bu yıl önceki yıla göre günlük yaklaşık 4 milyon 700 bin varil azalışla 42 milyon 120 bin varile gerileyeceği, OPEC+ dışı üretimin ise günlük yaklaşık 820 bin varil artışla 60 milyon 250 bin varile yükseleceği tahmin ediliyor.ABD/İsrail-İran Savaşı nedeniyle kapanan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören ABD-İran geçici anlaşmasının, yaklaşık 4 ay süren kesintilerin ardından arz akışlarında kademeli normalleşmeye ve ihracatın aşamalı olarak yeniden başlamasına zemin hazırlaması bekleniyor.Körfez üretimindeki toparlanmaya paralel olarak küresel petrol arzının 2027'de güçlü bir artışla günlük yaklaşık 8 milyon varil artışla 110 milyon 350 bin varile ulaşacağı öngörülüyor.IEA, söz konusu projeksiyonların ABD ile İran arasındaki çerçeve anlaşmaya dayandığını, ancak Hürmüz Boğazı'ndan sevkiyatların yeniden başlatılmasına ilişkin mekanizmalarda hala "kritik ancak tartışmalı" unsurlar bulunduğunu, bu nedenle aşağı yönlü risklerin sürdüğünü belirtiyor.Petrol talebi artış öngörüsü aşağı yönlü revize edildiRapora göre, küresel petrol talebine ilişkin artış beklentisi de aşağı yönlü revize edildi. IEA, bu yıla ilişkin küresel petrol talebindeki artış tahminini önceki öngörüsüne göre günlük yaklaşık 700 bin varil aşağı çekti.Küresel petrol talebinin nisan ve mayıs aylarında belirgin şekilde gerilediği ifade edilen raporda, yüksek akaryakıt fiyatları ve ürün arzındaki kesintiler nedeniyle yılın ikinci çeyreğinde sevkiyatların geçen yıla göre yüzde 4,8 düşmesinin beklendiği ve bunun 2020'den bu yana ilk çeyreklik küresel daralma olacağı belirtildi.Buna göre, küresel petrol talebinin bu yıl geçen yıla kıyasla günlük yaklaşık 1 milyon 120 bin varil azalarak 103 milyon 290 bin varile gerilemesi bekleniyor.Talebin 2027'de ise Körfez arzındaki normalleşmeyle birlikte yeniden hızlanacağı ve günlük yaklaşık 2 milyon varil artışla 105 milyon 300 bin varile ulaşacağı öngörülüyor.Öte yandan raporda, 2027 görünümünün jeopolitik riskler, ateşkesin sürdürülebilirliği ve küresel ekonomide savaş kaynaklı etkiler nedeniyle önemli belirsizlikler içerdiği vurgulandı. Muhabir: Firdevs Yüksel ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[IEA: Küresel petrol arzı mayısta ABD/İsrail-İran Savaşı öncesinin 13,6 milyon varil altında kaldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123040_a60f34d21335f3a5f7b8a77c6651616a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123040_a60f34d21335f3a5f7b8a77c6651616a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123040_a60f34d21335f3a5f7b8a77c6651616a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ayakkabı yan sanayisinde dijitalleşme ve AR-GE kapasitesi Türkiye'yi üst lige taşıdı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ayakkabi-yan-sanayisinde-dijitallesme-ve-ar-ge-kapasitesi-turkiyeyi-ust-lige-tasidi-143976.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ayakkabi-yan-sanayisinde-dijitallesme-ve-ar-ge-kapasitesi-turkiyeyi-ust-lige-tasidi-143976.html</link>
                    <description><![CDATA[Ayakkabı yan sanayisinde AR-GE ve dijitalleşme çalışmaları Türkiye'yi küresel markaların stratejik partneri haline getirirken, sektör ilerleyen dönemde su bazlı ve yeşil dönüşüm malzemeleri ile tasarım odaklı ürün gruplarında büyümeyi hedefliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - AA muhabirinin Ticaret Bakanlığının Kolay İhracat Platformundan yaptığı derlemeye göre, küresel ayakkabı pazarının 2029 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 2,21 büyüme yakalaması, pazardaki satış hacminin de 14,7 milyar çiftte ulaşması öngörülüyor.Türkiye'de ise sektör büyüklüğünün 2028 yılında 3,4 milyar dolar olması beklenirken, özellikle deri, tekstil, plastik, taban sistemleri ve metal aksesuarları gibi geniş bir ürün yelpazesine sahip ayakkabı yan sanayisi, güçlü üretim altyapısı, ihracat kabiliyeti ve küresel tedarik zincirlerine entegrasyonuyla, uluslararası pazarlarda stratejik bir konumda yer alıyor."Gümrük duvarlarındaki kırılmalar küresel markaların yönünü Türkiye'ye çeviriyor"Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, sektörün bugün yaklaşık 3 bin 500 firma ve sağladığı 100 bin kişilik istihdam gücüyle sadece ülkenin değil, Avrupa'nın da üretim lideri olduğunu söyledi.Salıcı, küresel pazarlarda ve gümrük duvarlarında yaşanan kırılmaların, Avrupalı ve ABD'li dev markaların yönünü Türkiye'ye çevirmesine katkı sağladığına işaret etti. Bu büyük talep potansiyeline rağmen içeride yaşanan enerji ve işçilik maliyetlerindeki artışların üreticileri zorladığını dile getiren Salıcı, ertelen finansmanda rahatlama beklentisinin yatırımları sınırladığını ifade etti. Buna karşın sektörün büyüme vizyonunu kaybetmediğini belirten Salıcı, şöyle konuştu:"Üreticiye gerekli alan açılırsa önümüzdeki 5 yıl Türk ayakkabı yan sanayisinin yeniden yükseliş dönemi olacaktır. Bu süreçte özellikle yüksek teknolojiyle üretilen katma değerli komponentler, su bazlı ve geri dönüştürülmüş yeşil dönüşüm malzemeleri ile tasarım odaklı ürün gruplarında en yüksek büyüme performansını yakalamayı hedefliyoruz.""​​​​​​Üretime ve istihdama özel finansman paketlerine ihtiyaç var"Sektördeki teknolojik yetkinlik ve dijitalleşme seviyesinin, Türkiye'yi küresel arenada İtalya gibi devlerle yarışır konuma getirdiğini söyleyen Salıcı, bugün sektörün AR-GE ve inovasyon kabiliyetiyle 36 farklı ayakkabı bileşenini ileri teknolojiyle üretebildiğini belirtti. Özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde sürdürülebilirliği zorunluluk olarak gördüklerini dile getiren Salıcı, "Geri dönüştürülmüş malzemeler ve su bazlı teknolojilerle, geleceğin ayakkabısını bugünden tasarlıyoruz. AR-GE çalışmaları, bizi sadece ham madde tedarikçisi olmaktan çıkarıp küresel markaların stratejik partneri haline getirdi. Müşteriye esnek üretim, özgün tasarım ve malzeme geliştirme kabiliyetini bir arada sunarak küresel rekabette öne geçiyoruz." dedi.Salıcı, sektörde faaliyet gösteren firmaların teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarını hızlandırmasının önemli olduğunu vurgulayarak, sahip olunan potansiyel ve karşılaşılan fırsatların değerlendirmesi için üretime ve istihdama özel "can suyu" finansman paketlerine ihtiyaç duyduklarını söyledi.Küresel rakiplerle, fiyat rekabetinin kaybedilmemesi gerektiğine işaret eden Salıcı "Bu noktada enerji maliyetlerinde sanayiciye özel kolaylıklar sağlanması ve üretimi teşvik edecek yaklaşımların sergilenmesi hayati önem taşıyor. İşçilik maliyetleri ile istihdam üzerindeki vergi yüklerinin hafifletilmesi gerekiyor." diye konuştu."Türkiye üretim hızıyla yeni dönemin en güçlü alternatifi"Salıcı, sektörün kalıcı yapısal dönüşümle birlikte 2019 yılındaki güçlü üretim seviyelerine çıkmayı amaçladığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:"İhracatta öncelikli hedeflerimizin başında coğrafi avantajımızı ve yeşil dönüşüm uyumumuzu en iyi şekilde kullanabileceğimiz Avrupa pazarı yer alıyor. Bunun yanı sıra her dönem güçlü ticari bağlarımızın olduğu Orta Doğu, Türk Cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika pazarları, öncelikli odağımızdadır. Bölgesel işbirliklerini ve yakın coğrafya tedarik modellerini güçlendirerek bu pazarlardaki payımızı kalıcı olarak artırmayı amaçlıyoruz."Sektörün özellikle ABD ile Çin arasında tırmanan ticaret savaşları ve artan jeopolitik gerilimler nedeniyle Batılı markaların "güvenli liman" arayışında öne çıkma fırsatı bulduğunu dile getiren Salıcı, uzun yıllardır sektörü domine eden "fiyat odaklı" rekabet modelinin yerini jeopolitik risk yönetimi ve tedarik güvenliğinin aldığını söyledi.Salıcı, Türkiye'nin hem coğrafi yakınlığı hem de üretim hızıyla yeni dönemin en güçlü alternatifi olduğunu kaydetti. Muhabir: Seda Tolmaç ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Ayakkabı yan sanayisinde dijitalleşme ve AR-GE kapasitesi Türkiye'yi üst lige taşıdı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:38 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123038_d39201f161c0c08a5ccdb91b16d5ce1e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123038_d39201f161c0c08a5ccdb91b16d5ce1e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123038_d39201f161c0c08a5ccdb91b16d5ce1e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Tohumculukta ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 141'e çıktı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-tohumculukta-ihracatin-ithalati-karsilama-orani-yuzde-141e-cikti-143975.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-tohumculukta-ihracatin-ithalati-karsilama-orani-yuzde-141e-cikti-143975.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜRKTOB Başkanı Yıldırım, Türkiye'nin tohum ihracatında önemli bir gelişme kaydettiğini belirterek, "2018'de yüzde 108'lik bir ihracatın ithalatı karşılama oranı vardı. 2025'te bu oran yüzde 141'e çıkmış durumda." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANTALYA (AA) - Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım, AA muhabirine, küresel gıda güvenliğinin temel yapı taşı olan tohum ve tohumculuk sektörünün 21. yüzyılın stratejik öneme sahip, ülkelerin milli güvenlik konseptleri içerisinde değerlendirilen en kritik endüstrilerinden biri haline geldiğini söyledi.Türk tohumculuk sektörünün de tarihsel süreç içerisinde geleneksel tedarik yöntemlerinden sıyrılarak ileri teknolojiye dayalı, AR-GE odaklı ve dış ticaret fazlası veren küresel bir aktör konumuna ulaştığını dile getiren Yıldırım, 2000'li yıllarda tohumculuk kanunundan sonra kamu ve özel sektör işbirliğiyle AR-GE çalışmalarının hızlandığını ve sektörün ivme kazandığını kaydetti.Sektörün uluslararası alanda daha aktif rol oynamaya başladığına işaret eden Yıldırım, "2018'den beri ülkemiz ciddi bir şekilde ihracatçı ülke konumunda. 2018'de yüzde 108'lik bir ihracatın ithalatı karşılama oranı vardı. 2025'te bu oran yüzde 141'e çıkmış durumda." diye konuştu.Sektör olarak ihracatı artırmak amacıyla önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Yıldırım, 1-5 Aralık'ta Antalya'da düzenlenecek Uluslararası Asya Tohumculuk Kongresi'nin önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı.Tohumculuk sektörü dünya ticaretinde ilk 5'e girmeyi hedefliyorYıldırım, Asya Pasifik ülkelerinin dünya pazarının yüzde 30'una hakim olduğunu belirterek, organizasyonun Türkiye'nin tohum ticaretinin artmasına önemli katkı sunacağını bildirdi.Küresel tohum ticaretinde ABD'nin ilk sırada geldiğini söyleyen Yıldırım, "Çin ikinci, Fransa üçüncü sırada. Arkasından Brezilya geliyor. Ülkemiz de 10. sırada. Hedefimiz önümüzdeki yıllarda ilk 5'e çıkarmak. Bunun için milli tarım, milli AR-GE, daha çok uzun vadeli AR-GE planlamaları yapmamız gerekiyor. Çeşitli organizasyonlarla, ekstra çalışmalarla başarılı olacağımıza inanıyorum." ifadelerini kullandı.Türkiye'de dünyada önemli rekabet gücüne sahip çok sayıda firmanın bulunduğuna dikkati çeken Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:"117 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz, sadece tohum olarak. Ama fidan ve süs bitkisi de eklendiğinde bu 130 ülkeye çıkıyor. Bu da ciddi bir ülke sayısı. Mevcut ülkelerdeki potansiyelimizin daha da artacağını düşünüyorum. En fazla hububat gruplarında, mısır ve ayçiçeği ihracatımız var ama sebze tohumculuğunda da ihracat yapan ciddi firmalarımız bulunuyor." Muhabir: Hatice Özdemir Tosun ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Tohumculukta ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 141'e çıktı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123036_55d60e79c34d76d25492e8dab74210b7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123036_55d60e79c34d76d25492e8dab74210b7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123036_55d60e79c34d76d25492e8dab74210b7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB liderleri Ukrayna, Çin ve yeni bütçe gündemiyle Brüksel'de toplanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-liderleri-ukrayna-cin-ve-yeni-butce-gundemiyle-brukselde-toplaniyor-143973.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-liderleri-ukrayna-cin-ve-yeni-butce-gundemiyle-brukselde-toplaniyor-143973.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin liderleri, yarın gerçekleştirecekleri zirvede, Ukrayna'ya destek, rekabetçilik, Çin'le ticari ilişkiler, AB'nin gelecekteki bütçesi ve Orta Doğu'daki gelişmeleri ele alacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BRÜKSEL (AA) - Belçika'nın başkenti Brüksel'de 18-19 Haziran'da AB üyesi 27 ülkenin devlet veya hükümet başkanlarının katılımıyla AB Liderler Zirvesi yapılacak.AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın başkanlık edeceği toplantıya, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da katılacak.Zirvede liderler ilk olarak Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Roberta Metsola ile görüş alışverişinde bulunacak.Metsola'nın ardından zirve, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin katılımıyla yapılacak oturumla devam edecek.Zirvede, Ukrayna ve Moldova'nın AB üyelik sürecinde ilk fasıl kümesinin müzakereye açılması ve süreçteki ilerleme değerlendirilecek.Liderler, ayrıca Rusya'ya yönelik yeni yaptırımlar ile Ukrayna'ya mali ve askeri desteğin sürdürülmesini görüşecek. AB'nin stratejisi bu aşamada "Ukrayna'ya destek ve Rusya üzerindeki baskının artırılması" şeklindeki iki temel unsura dayanıyor.AB, Ukrayna ve Moldova'daki gelişmelerin Batı Balkanlar'daki genişleme sürecine de yeni ivme kazandırdığı görüşüne sahip. Genişleme konusunun ekim ayında yapılacak AB zirvesinde daha kapsamlı ele alınması öngörülüyor.Ekonomik sınamalar ve ÇinLiderler, rekabetçilik ve küresel ekonomik sınamalar başlıklı oturum da yapacak. Bu toplantının ana gündem maddesini küresel ekonomik dengesizlikler oluşturacak.  AB, rekabet gücünü artırmayı, küresel ölçekte adil rekabet için eşit şartların sağlanması gerektiği görüşünde. Özellikle Çin ile ticarette oluşan dengesizliklerin giderek daha fazla üye ülke tarafından "sürdürülemez" görülmesi nedeniyle liderlerin bu konuda görüşlerini paylaşması planlanıyor.Çin konusunda AB içinde ortak değerlendirme zemini güçlenirken liderlerin mevcut araçların kullanımı ve gerekirse yeni araçların geliştirilmesi konusunda AB Komisyonu'na siyasi yönlendirme yapması da beklentiler arasında.AB bütçesi masadaZirvede, liderler 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni Çok Yıllı Mali Çerçeveyi (MFF) ele alacak. Bu aşamada, yeni bütçe konusunda üye ülkelerin pozisyonları henüz uyumlu bir zemine oturmazken müzakerelerin hız kazanması bekleniyor.Yeni bütçenin 1 Ocak 2028'de yürürlüğe girebilmesi için siyasi anlaşmanın 2026 sonuna kadar tamamlanması gerektiği de ifade ediliyor.AB bütçesinde yer alan harcama kalemlerine ilişkin ödeneklerin yıllık tavanını önceden belirleyen MFF, kaynakların, AB'nin politika öncelikleri doğrultusunda dağılımını amaçlıyor. AB bütçesi, kurallar gereği harcamaların üst sınırlarının belirlendiği 7 yıllık dönemler için hazırlanıyor.AB'nin 2021-2027'deki toplam 1,2 trilyon avroyu bulan bütçesini ortaya koyan çerçeve, 2020 yılında belirlenmişti. Uzun vadeli AB bütçesine ilişkin karar, AP onayı ve üye ülkelerin AB Konseyi'nde oy birliği ile alınıyor.Uzun vadeli AB bütçesi, üye ülkelerin gelecekteki bütçeye ne oranda katkı sağlayacakları, bütçenin hangi alanlara odaklanacağı gibi konularda sert tartışmalara sahne oluyor.Orta Doğu'daki gelişmeler de gündemdeLiderler, zirvenin ikinci gününde Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele alacak.AB, Washington ile Tahran arasındaki mutabakatı memnuniyetle karşılıyor. İran'ın nükleer silah edinmesine izin verilmemesi ve balistik füze programı da dahil olmak üzere istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerine son vermesi gerektiği görüşünde birleşen AB liderlerinin, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın uygulanması ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalması konusunda katkıda bulunmaya hazır olduğu mesajını vermesi bekleniyor.Zirvede, Gazze'deki insani durum, işgal altındaki Batı Şeria ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının da liderlerce ele alınması öngörülüyor.Diğer taraftan, bazı üye ülkelerin AB- İsrail ilişkileri çerçevesinde gasp edilen Filistin topraklarıyla ticaretin sonlandırılması yönünde taleplerinin de gündeme gelmesi söz konusu.Liderler savunma alanında kaydedilen ilerleme, düzensiz göç ve uyuşturucu ticaretiyle mücadele konularını da gündemlerinde tutuyor. Muhabir: Ata Ufuk Şeker ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AB liderleri Ukrayna, Çin ve yeni bütçe gündemiyle Brüksel'de toplanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123032_1fef02d2c2e30a92cb54b2443b0a1ce6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123032_1fef02d2c2e30a92cb54b2443b0a1ce6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123032_1fef02d2c2e30a92cb54b2443b0a1ce6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[BTK geçen yıl en çok erişim engeli kararını kumar ve müstehcenliğe karşı aldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-btk-gecen-yil-en-cok-erisim-engeli-kararini-kumar-ve-mustehcenlige-karsi-aldi-143971.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-btk-gecen-yil-en-cok-erisim-engeli-kararini-kumar-ve-mustehcenlige-karsi-aldi-143971.html</link>
                    <description><![CDATA[Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumunun (BTK) geçen yılki erişim engeli kararlarının yüzde 99'u, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, yasa dışı bahis, müstehcenlik, fuhuş ve çocukların cinsel istismarı suçlarından dolayı alındı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - AA muhabirinin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı BTK 2025 Yılı Faaliyet Raporu’ndan derlediği bilgiye göre kurum, internet ortamında işlenen suçlarla mücadele edilmesine yönelik faaliyetlerine 23 Kasım 2007'de başladı. Bugüne kadar internet sitelerine erişimin engellenmesi için gelen ihbarlarda, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, müstehcenlik ve fuhuş ilk sıralarda yer aldı.Geçen yıl sonu itibarıyla BTK'ye internet sitelerinin kapatılması için 369 bin 959 tekil ihbar yapıldı. BTK tarafından idari tedbir olarak uygulanan erişimin engellenmesi kararlarının yüzde 62,45’i "kumar oynanması için yer ve imkan sağlama" ile "yasa dışı bahis", yüzde 25,43'ü "müstehcenlik", yüzde 11,35'i fuhuş suçları dolayısıyla verildi.Böylece erişimin engellenmesi tedbirlerinin yaklaşık yüzde 99'unun kumar oynanması için yer ve imkan sağlama, yasa dışı bahis, müstehcenlik, fuhuş ve çocukların cinsel istismarına ilişkin olduğu belirlendi.Geçen yıl yaklaşık 50 milyon sorgu yapıldıİnternet ortamına yönelik mevzuat, istatistikler ve hizmetlere ilişkin bilgilendirme ve bağlantılar "internet.btk.gov.tr" portalı aracılığıyla sunuluyor.Portalda yer alan site bilgileri sorgulama sayfası aracılığıyla alan adı veya IP adreslerine ilişkin açık kaynaklı bilgilere ulaşılabiliyor. Buna göre geçen yıl yaklaşık 50 milyon sorgu yapıldı.Portalda ayrıca yer sağlayıcılığı bildirimi, internet şikayet süreçleri, güvenli internet hizmeti ve bilinçlendirme siteleri gibi hizmetlere bağlantılar bulunuyor.İnternet ortamında karşılaşılan yasa dışı içerikler “ihbarweb.org.tr” internet sitesi yoluyla İnternet Bilgi İhbar Merkezine şikayet edilebiliyor. İhbarlar, 5651 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde teknik ve hukuki açıdan değerlendiriliyor.Alo 141'e 45 bine yakın çağrı geldiMerkez, başta çocukların cinsel istismarı olmak üzere internetin yasa dışı içeriğiyle mücadele konusunda uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Uluslararası İnternet İhbar Merkezleri Birliği INHOPE'a 2011'de üye oldu.Eğitim ve odak grup çalışmalarının da yer aldığı toplantılara katılım sağlanarak INHOPE ile işbirliği etkin şekilde sürdürülüyor. İnternet Bilgi İhbar Merkezi tarafından 2025 sonu itibarıyla değerlendirmeye alınan tekil ihbar sayısı 3,2 milyonu geçti.İnternet Yardım Merkezi, "internetyardim.org.tr" internet sitesi ve "Alo 141 Güvenli İnternet Destek Hattı" üzerinden vatandaşların internetin bilinçli, güvenli ve etkin kullanımı kapsamında yaşadıkları problemlere yönelik çözüm önerileri sunuyor.İnternetteki yasa dışı içerikler, mahremiyet, bilgi güvenliği ve alışveriş, sosyal ağ platformları, güvenli internet hizmeti, dijital oyunlar, siber zorbalık, internet ve sağlık olmak üzere 8 konuda kullanıcılara hizmet veren merkezin amacı, internet kaynaklı yaşanabilecek olumsuzluklar karşısında kullanıcıları doğru adrese yönlendirmek ve yaşanan problemlerin çözümüne uzman desteğiyle katkı sunmak olarak vurgulanıyor.Geçen yıl 4 binden fazla soru cevaplandırılırken Alo 141 Güvenli İnternet Destek Hattı'na gelen 45 bine yakın çağrıya da yanıt verildi.  Muhabir: Arife Yıldız Ünal ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[BTK geçen yıl en çok erişim engeli kararını kumar ve müstehcenliğe karşı aldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:30:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123028_1ecada38ff55b51cf94297de5defc67b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123028_1ecada38ff55b51cf94297de5defc67b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026123028_1ecada38ff55b51cf94297de5defc67b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakan Bayraktar, Türkiye'nin rekabetçi fiyatlarla güvenli nükleer teknolojiye sahip olmak istediğini bildirdi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-bakan-bayraktar-turkiyenin-rekabetci-fiyatlarla-guvenli-nukleer-teknolojiye-sahip-olmak-istedigini-bildirdi-143944.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-bakan-bayraktar-turkiyenin-rekabetci-fiyatlarla-guvenli-nukleer-teknolojiye-sahip-olmak-istedigini-bildirdi-143944.html</link>
                    <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin rekabetçi, uygun fiyatlı, güvenli ve yüksek yerlilikte nükleer santrale sahip olmak istediğini, bu konuda çalışmaların devam ettiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bayraktar, Romanya Köstence'de bulunan Kanada menşeli CANDU reaktör teknolojisinin kullanıldığı Cernavoda Nükleer Güç Santrali'ni ziyaret ederek reaktörler ve teknoloji hakkında bilgi aldı.Bakan Bayraktar, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 2050'ye kadar 20 bin megavatlık bir nükleer kapasiteye sahip olma hedefi bulunduğunu ifade etti.Nükleer enerjinin, Türkiye'nin "2053 Net sıfır Emisyon" hedefi için olmazsa olmaz olduğuna işaret eden Bayraktar, şöyle devam etti:"Türkiye hem rekabetçi fiyatlarla nükleere sahip olmak, bu yatırımları yapmak istiyor hem de en güvenli teknolojiye sahip olmak istiyor. Nükleer atık yönetimi ve nükleer yakıt tedarikiyle alakalı da daha kapsamlı, daha bütüncül bir yaklaşımla inşallah önümüzdeki ikinci, üçüncü projeleri hayata geçireceğiz. Ülkemizin hem enerji arz güvenliğini teminat altına almak hem de Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu '2053 Net sıfır Emisyon' hedefine ulaşmak için nükleer bizim için olmazsa olmaz bir husus."Bayraktar, Akkuyu'da dört nükleer reaktörün inşasının devam ettiğini, 20 bin megavatlık hedefe ulaşmak için Sinop ve Trakya'da da planlanan santraller bulunduğunu belirtti.Bunların yanında küçük modüler reaktörler konusunun da gündemlerinde olduğunu dile getiren Bayraktar, "Türkiye, şu anda kritik bir süreçte. Biz bu noktada özellikle Akkuyu sonrasında yapacağımız santrallerde teknoloji seçimiyle alakalı, birlikte bu alanda ortaklık yapacağımız, birlikte çalışacağımız teknolojiler ve ülkelerle alakalı çalışmaları yürütüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Kanadalı şirket yöneticileri ile görüşme olacakBakan Bayraktar, bu konuda Çin ile uzun yıllardır yürütülen bir müzakere süreci ve bir çalışma olduğunu, Çin'in yanı sıra Güney Kore ile çok yakın zamanda daha yoğun bir şekilde çalışmaya başladıklarını anımsattı.Kanada'daki nükleer teknolojiyle alakalı da son aylarda özellikle çok yoğunlaşan bir çalışma süreci bulunduğunu ifade eden Bayraktar, şunları söyledi:"Bununla beraber özellikle bu teknolojinin uygulamalarını yerinde görmek adına da bugün ülkemize çok yakın bir mesafede, 'komşumuz' diyebileceğimiz ve çok iyi ilişkilerimizin olduğu Romanya'da CANDU teknolojisiyle kurulmuş iki reaktörü görme fırsatımız oldu. Türkiye hem rekabetçi fiyatlarla nükleere sahip olmak, bu yatırımları yapmak istiyor hem de en güvenli teknolojiye sahip olmak istiyor. Nükleer atık yönetimi ve nükleer yakıt tedarikiyle alakalı da daha kapsamlı, daha bütüncül bir yaklaşımla inşallah önümüzdeki ikinci, üçüncü projeleri hayata geçireceğiz."Bakan Bayraktar, Kanadalı bir şirketin Türkiye'deki tedarikçilerle ve ekipman sağlayıcılarla haziran sonunda veya temmuz başında toplantı yapacağını kaydetti.Bayraktar, Romanya'da soydaşlarla buluştuBakan Bayraktar, Romanya'daki temasları çerçevesinde, Köstence'de Yaşayan İş İnsanı ve Soydaşlarla Buluşma programına da katıldı.Programa, Türkiye'nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan ile Köstence Başkonsolosu Asiye Derya Dingiltepe de iştirak etti.Romanya'da bulunan Türklere hitaben Bakan Bayraktar, şunları kaydetti:"Sizler, burada bu ülkenin gelişiminde, ilerlemesinde ve Türkiye ile olan ikili işbirliğinin daha ileri gitmesi noktasında çok önemli bir yer tutuyorsunuz. Sizin buradaki varlığınız, buradaki faaliyetleriniz ve yaptığınız çalışmalar, Romanya'nın ekonomisine, Romanya'nın ekonomik ve içtimai hayatına çok önemli katkılar yapıyor. Her ne konuda olursa olsun arkanızda olduğumuzu, çok güçlü bir devlet olarak her alanda sizlere destek olduğumuzu ve olacağımızı, devletimizi temsil eden tüm kurumlarımız adına ifade ediyorum." Muhabir: Gülşen Çağatay ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Bakan Bayraktar, Türkiye'nin rekabetçi fiyatlarla güvenli nükleer teknolojiye sahip olmak istediğini bildirdi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 07:30:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103012_dbcdd6cb3a97fe28f4ef48240d9a8771.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103012_dbcdd6cb3a97fe28f4ef48240d9a8771.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103012_dbcdd6cb3a97fe28f4ef48240d9a8771.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Borsa güne yükselişle başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gune-yukselisle-basladi-143943.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gune-yukselisle-basladi-143943.html</link>
                    <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 0,62 yükselişle 14.583,18 puandan başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kazanarak 14.493,09 puandan tamamladı.Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 90,09 puan ve yüzde 0,62 artışla 14.583,18 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,43, holding endeksi yüzde 0,31 değer kazandı.Sektör endeksleri arasında en çok kazandıran yüzde 1,93 ile ticaret, tek gerileyen yüzde 0,17 ile bilişim oldu.Küresel piyasalar, ABD-İran anlaşmasının cuma günü imzalanacağına ilişkin haber akışına karşın anlaşmanın ayrıntılarının netleşmemesi ve teknoloji hisselerindeki satış baskısıyla karışık bir seyir izleniyor.Hürmüz Boğazı'nın normale döneceğine yönelik beklentiler piyasalar için olumlu bir gelişme olsa da bu gelişmelerin kalıcılığı konusunda soru işaretleri devam ediyor.Öte yandan piyasalarda gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına çevrildi.Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'un yöneteceği ilk toplantıdan çıkacak para politikası kararları piyasaların odağında bulunuyor. Bankanın faiz oranını sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, Warsh'un ilk sözle yönlendirmelerindeki tonuna dikkat edilecek.  Analistler, para politikası metni ile Warsh'un toplantı sonrası yapacağı açıklamalarda gelecek dönem politikalarına ilişkin sinyaller aranacağını belirterek, bu sinyaller doğrultusunda piyasalarda oynaklığın artabileceğini ifade etti.Bankanın yapacağı projeksiyonlar da takip edilecek. Fed'in büyüme tahminlerinde aşağı yönlü, enflasyon tahminlerinde ise yukarı yönlü revizyona gidebileceği değerlendiriliyor.Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise Fed'in faiz kararının yanı sıra Avro Bölgesi'nde enflasyon ve ABD'de perakende satışlar başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti. Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Borsa güne yükselişle başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 07:30:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103009_31d0124a42921b73cdd159a62141bc99.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103009_31d0124a42921b73cdd159a62141bc99.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026103009_31d0124a42921b73cdd159a62141bc99.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler Fed'in faiz kararına çevrildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalarda-gozler-fedin-faiz-kararina-cevrildi-143934.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalarda-gozler-fedin-faiz-kararina-cevrildi-143934.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD-İran anlaşmasının cuma günü imzalanacağına ilişkin haber akışına karşın anlaşmanın ayrıntılarının netleşmemesiyle karışık bir seyir izlerken, gözler ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararına çevrildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Hürmüz Boğazı'nın normale döneceğine yönelik beklentiler piyasalar için olumlu bir gelişme olsa da bu olumlu gelişmelerin kalıcılığı konusunda soru işaretleri devam ediyor.ABD ile İran arasında sağlanan anlaşmanın 19 Haziran'da İsviçre'nin Bürgenstock kasabasında imzalanması bekleniyor.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi de ABD'nin İran'a ait gemilere uyguladığı deniz ablukasını iki ülke arasında 14 Haziran'da varılan mutabakatın imzalanmasından önce kısmen kaldırdığını söyledi.ABD ve İran arasında anlaşma sağlanmasına ve taraflardan olumlu açıklamalar gelmesine karşın Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizliğin devam etmesi piyasaların yön arayışına girmesine neden oluyor.Analistler, yatırımcıların ABD-İran anlaşmasının uygulanabilirliği konusunda emin olmak istediğini belirtti.Boğazın yeniden açılmasının zor olabileceği ve petrol sevkiyatlarının artmasının aylar sürebileceği yönündeki endişeler de piyasa fiyatlamalarında etkili oluyor.Diğer taraftan ABD-İran anlaşmasının İran'ın petrol ve yakıt satışına derhal başlamasına olanak tanıyabileceğine dair haber akışı ise piyasalarda olumlu fiyatlanan gelişmeler arasında yer alıyor.Öte yandan piyasaların gözü Fed'in bugünkü faiz kararında olacak.Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'ın yöneteceği ilk toplantıdan çıkacak para politikası kararları piyasaların odağında bulunuyor. Bankanın faiz oranını sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, Warsh'ın ilk sözle yönlendirmelerindeki tonuna dikkat edilecek.Analistler, para politikası metni ile Warsh'ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalarda gelecek dönem politikalarına ilişkin sinyaller aranacağını belirterek, bu sinyaller doğrultusunda piyasalarda oynaklığın artabileceğini ifade etti. Bankanın yapacağı projeksiyonlar da takip edilecek. Fed'in büyüme tahminlerinde aşağı yönlü, enflasyon tahminlerinde ise yukarı yönlü revizyona gidebileceği değerlendiriliyor. Büyümede aşağı yönlü revizyonlar yapılacağına yönelik öngörüler de piyasalardaki risk iştahının törpülenmesinde etkili oldu.Öte yandan bugün açıklanacak noktasal grafikte Warsh'ın kendi tahminlerini ekleme ihtimalinin düşük olduğu tahmin ediliyor. Bu durumun Warsh'ın, Jerome Powell, Janet Yellen ve Ben Bernanke dönemlerinde uygulanan gelenekten farklı bir yaklaşım benimseyebileceğine işaret ettiği değerlendiriliyor. Analistler, jeopolitik gelişmelerin Fed'in işini zorlaştıran en önemli neden olduğunu belirtti.Orta Doğu'da kalıcı bir barış anlaşmasına ilişkin umutların güçlenmesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,4 azalışla 78,2 dolara gerileyerek 3 Mart'tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Buna karşın petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hemen dönmesi beklenmiyor. Bunun başlıca nedenleri arasında, barış sağlansa bile tedarikin kısa sürede normale dönmeyeceği ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için ücret talep edebileceğine yönelik beklentiler yer alıyor. Ücret talebi olması durumunda petrol trafiğinin, mayınlandığı bildirilen Umman kıyılarına yönlenebileceği tahmin ediliyor. Buradaki güvenli geçişin ise haftalar hatta aylar sürebileceği öngörülüyor.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,44'te, dolar endeksi önceki kapanışın hemen altında 99,5 seviyesinde seyrediyor.ABD-İran anlaşmasına ilişkin ayrıntıların netleşmemesi nedeniyle altının onsu yüzde 0,1 azalışla 4 bin 325 dolardan işlem görüyor. Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının artmaya devam etmesinin, doların küresel rezervlerdeki hakimiyetinin ise gelecek 5 yıl içinde zayıflamasının beklendiğini bildirdi.New York borsası karışık seyrettiNew York borsası, teknoloji hisselerindeki satış baskısının etkisiyle dün karışık bir seyir izledi. Teknoloji şirketlerinin aşırı yükseldiğine dair endişeler piyasalardaki fiyatlamalarda etkili oldu.Öte yandan, tarihi halka arzıyla dikkatleri üzerine çeken Space Exploration Technologies Corp. (SpaceX) hisselerindeki yükseliş üçüncü işlem gününde de sürdü.Gün içinde yüzde 17'ye kadar yükselen şirket hisseleri, gün içi kazançlarının bir kısmını geri vererek seansı yüzde 4,83 artışla tamamladı.Hisselerdeki yükseliş, SpaceX'i piyasa değeri açısından gün içinde e-ticaret devi Amazon'un, kısa süreliğine de teknoloji devi Microsoft'un önüne taşıdı.Gün sonunda piyasa değeri 2,6 trilyon dolar olarak kaydedilen SpaceX, dünyanın en değerli şirketleri sıralamasında altıncı sırada yer aldı.Şirket ayrıca yapay zeka destekli kod editörü Cursor'un geliştiricisi Anysphere'i 60 milyar dolar değerleme üzerinden satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu.Söz konusu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,64 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,57, Nasdaq endeksi yüzde 1,15 değer kaybetti.Dow Jones endeksi 52.190,29 puanla rekor tazeledi. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.Avrupa borsaları pozitif seyretti Avrupa borsaları, Hürmüz Boğazı'nın bu hafta açılabileceğine yönelik beklentilerle dün pozitif seyretti. Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş Avrupa piyasalarındaki risk iştahını destekledi.Buna karşın Avrupalı yetkililer ve şirketler Hürmüz Boğazının savaş öncesi durumuna ne kadar hızlı dönebileceğine ilişkin çekinceler yaşıyor.Taraflar arasında anlaşma sağlanmasına karşın Avrupa'da enflasyonist baskıların sürebileceğine yönelik endişeler devam ediyor. Bu nedenle Avrupa Merkez Bankasının (ECB) bu yıl ikinci bir faiz artırımına gidebileceğine ilişkin beklentiler bulunuyor. Öte yandan Avrupa Parlamentosu (AP), Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasındaki ticaret anlaşmasının uygulanmasına yönelik yasal düzenlemeleri kabul etti.Bu arada Almanya'da kurumsal yatırımcı ve analistlerin ekonomiye duyduğu güven, Orta Doğu'dan gelen barış sinyalleriyle birlikte haziran ayında beklentilerin üzerinde iyileşme gösterdi.Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW), kurumsal yatırımcı ve analistlerin gelecek 6 aya ilişkin beklentilerini ölçen ZEW Ekonomik Güven Endeksi'nin haziran ayı sonuçlarını açıkladı.Buna göre, mayısta eksi 10,2 olan endeks, haziranda 20,7 puanlık artışla 10,5 değerini aldı. Piyasa beklentisi, endeksin bu dönemde eksi 6 seviyesine yükseleceği yönündeydi. Söz konusu gelişmelerle İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,61, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,07, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,75 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,15 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.Asya borsaları karışık seyrediyorNew York borsasındaki karışık seyir yeni günde Asya piyasalarına da taşındı.Makroekonomik veri tarafında Japonya'nın mayıs ayı ihracatı yıllık bazda çip talebindeki artışla birlikte yüzde 17 ile Kasım 2022’den bu yana en hızlı artışını göstererek tahminleri aştı.Ülkenin ithalatı ise mayıs ayında yıllık bazda yüzde 12,5 ile Ocak 2025'ten bu yana en hızlı yükselişini kaydetti ve beklentileri aştı.Öte yandan Çin Merkez Bankası (PBoC) kısa vadeli faiz oranlarının ayarlanmasına yönelik mekanizmayı geliştireceğini ve uygun zamanda gecelik ters repo işlemlerinin kapsamını genişletebileceğini belirtti. Bu kararın Bankayı küresel emsalleriyle daha uyumlu hale getirebileceği öngörülüyor.Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,5, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 0,7 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,4 geriledi.Borsa günü yükselişle tamamladıDün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kazanarak 14.493,09 puandan tamamladı.Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün günü akşam seansında normal seans kapanışının hemen altında 16.850,00 puandan tamamladı.Dolar/TL dün günü 46,2950'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,3170'ten işlem görüyor.Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD'de Fed'in faiz kararının yanı sıra İngiltere ve Avro Bölgesi'nde enflasyon, ABD'de perakende satışlar başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:12.00 Avro Bölgesi, mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)14.00 ABD, haftalık mortgage başvuruları15.30 ABD, mayıs ayı perakende satışlar17.00 ABD, mayıs ayı bekleyen konut satışları21.00 ABD, Fed faiz kararı21.30 ABD, Fed Başkanı Warsh'ın basın toplantısı Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler Fed'in faiz kararına çevrildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 06:30:25 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026093025_a22c15e77565343a61a0630583ec59e7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026093025_a22c15e77565343a61a0630583ec59e7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/17062026093025_a22c15e77565343a61a0630583ec59e7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Zeytinde yüksek rekolte beklentisi 1 milyar dolarlık ihracat için fırsat olarak görülüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-zeytinde-yuksek-rekolte-beklentisi-1-milyar-dolarlik-ihracat-icin-firsat-olarak-goruluyor-143931.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-zeytinde-yuksek-rekolte-beklentisi-1-milyar-dolarlik-ihracat-icin-firsat-olarak-goruluyor-143931.html</link>
                    <description><![CDATA[Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Emre Uygun, 2026-2027 sezonunda tarihin en yüksek zeytin rekoltelerinden birinin beklendiğini belirterek, bunun sektör ihracatı için tarihi bir fırsat sunduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İZMİR (AA) - Uygun, Ege İhracatçı Birlikleri'nde (EİB) düzenlediği basın toplantısında, zeytin ve zeytinyağının net döviz kazandıran, ekonominin stratejik can damarlarından olduğunu belirtti.Türkiye'de doğru tarım uygulamaları ve üreticilerin yoğun emeği sayesinde zeytinlik sahalarının genişlediğini ifade eden Uygun, Türkiye'nin üretimde sofralık zeytinde birinci, zeytinyağında ise ikinci sıraya yükselerek küresel ölçekte devasa bir güce ulaştığını dile getirdi.Uygun, 1 Kasım 2025-31 Mayıs 2026 döneminde 260 milyon dolarlık zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapıldığını belirterek, "Geçen yılın aynı dönemine göre küresel fiyatlardaki gerileme ve iç piyasaya yönelik idari tedbirlerin birikimli etkisiyle ihracat gelirlerimizde yaklaşık yüzde 34 düşüş yaşandı. Bu süreçte sofralık zeytin ihracatımız 172,5 milyon dolarla güçlü seyrini korurken, zeytinyağı ihracatımız değer bazında yüzde 62'lik düşüşle 69 milyon dolara geriledi." dedi. Yüksek rekolte beklentisiUygun, sahadan ve üretim bölgelerinden aldıkları ilk verilerin 2026-2027 sezonunda tarihin en yüksek rekolte seviyelerinden birinin gerçekleşeceğine işaret ettiğini söyledi.Bu ürün bolluğunun doğru politikalarla yönetilmesi gerektiğini belirten Uygun, şunları ifade etti:"Bu devasa rekolteyi katma değere dönüştürebilmemiz için dökme, varilli veya ambalajlı ayrımı yapılmaksızın tüm ihracat kanallarının açık kalması sektörümüzün geleceği için çok önemlidir. İhracatçının önünü görebilmesi ve uluslararası alıcılarla uzun vadeli büyük tonajlı kontratlar imzalayabilmesi için bu güvence hayati önemdedir. Temel hedefimiz, Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesini daha yüksek katma değerli, markalı ve ambalajlı ihracata dönüştürerek sektör ihracatımızı yeniden 1 milyar dolar seviyelerine ve üzerine çıkarmaktır. Önümüzdeki büyük rekolte dönemi, bu hedefe ulaşmamız için bize tarihi bir fırsat sunmaktadır."Uygun, zeytinyağında dijital takip sistemi oluşturulması ve Avrupa Birliğinin Türkiye'ye uyguladığı 100 tonluk kotanın kaldırılması için çalışma yürütüldüğünü kaydetti.Muhabir: Fırat Özdemir ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Zeytinde yüksek rekolte beklentisi 1 milyar dolarlık ihracat için fırsat olarak görülüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:00:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230048_a9370b19ac0f47152dc0817eaabde235.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230048_a9370b19ac0f47152dc0817eaabde235.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230048_a9370b19ac0f47152dc0817eaabde235.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Rusya’da dijital rubleyle ilk bütçe ödemesinin yapıldığı bildirildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-rusyada-dijital-rubleyle-ilk-butce-odemesinin-yapildigi-bildirildi-143930.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-rusyada-dijital-rubleyle-ilk-butce-odemesinin-yapildigi-bildirildi-143930.html</link>
                    <description><![CDATA[Rusya’da dijital rubleyle ilk bütçe ödemesinin Çuvaşistan Cumhuriyeti’nde gerçekleştirildiği bildirildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ MOSKOVA (AA) - Rusya’ya bağlı Çuvaşistan Cumhuriyeti Başkanı Oleg Nikolayev, yaptığı yazılı açıklamada, bölgedeki bir şirketin süt üreticilerine yönelik sübvansiyon projesi kapsamında bütçeye 125 bin ruble (yaklaşık 1500 dolar) aktardığını belirtti.Söz konusu işlemin, Rusya’da dijital ruble kullanılarak bütçeye yapılan ilk ödeme niteliği taşıdığına işaret eden Nikolayev, ödemenin Çuvaşistan ve Rusya genelinde dijital ekonominin gelişimi açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.Nikolayev, Çuvaşistan’ın geleceğin finansal araçlarının denendiği bir laboratuvar özelliği taşıdığını belirterek, dijital rubleyi gelecekte farklı projelerde kullanmaya devam edeceklerini ifade etti.Rusya Merkez Bankası, dijital ruble ile kamu ödemeleri, sosyal destekler ve ticari işlemlerde yeni bir ödeme altyapısı oluşturmayı hedeflerken, ödemelerdeki yeni sistem için kitlesel kullanımının 1 Eylül 2026’da başlaması öngörülüyor.Muhabir: Emre Gürkan Abay ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Rusya’da dijital rubleyle ilk bütçe ödemesinin yapıldığı bildirildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:00:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230046_634505fa1955cb74788abe42365a5237.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230046_634505fa1955cb74788abe42365a5237.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230046_634505fa1955cb74788abe42365a5237.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SpaceX, Amazon'u geride bırakarak dünyanın en değerli beşinci şirketi oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-spacex-amazonu-geride-birakarak-dunyanin-en-degerli-besinci-sirketi-oldu-143924.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-spacex-amazonu-geride-birakarak-dunyanin-en-degerli-besinci-sirketi-oldu-143924.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD'li iş insanı Elon Musk'ın üst yöneticisi (CEO) olduğu Space Exploration Technologies Corp (SpaceX), piyasa değerinin 2,7 trilyon doları aşmasıyla dünyanın en değerli şirketleri sıralamasında Amazon'u geride bırakarak beşinci sıraya yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ WASHİNGTON (AA) - Tarihi halka arzıyla dikkatleri üzerine çeken uzay, havacılık ve yapay zeka şirketi SpaceX hisselerindeki yükseliş üçüncü işlem gününde de devam etti.Şirket hissesi TSİ 18.00 itibarıyla yüzde 8'in üzerinde artışla 208 dolar seviyesine yükseldi.SpaceX hisselerindeki yükseliş, şirketin piyasa değerini e-ticaret devi Amazon'un, gün içinde kısa süreli olarak da Microsoft'un üstüne taşıdı.  Piyasa değeri 2,7 trilyon doları aşan SpaceX, 2,6 trilyon dolarlık piyasa değerine sahip Amazon'u geride bırakarak dünyanın en değerli şirketleri listesinde beşinci sıraya yükseldi.Piyasa değerine göre dünyanın en büyük şirketleri listesinde Nvidia 5,1 trilyon dolarlık piyasa değeriyle ilk sırada, Alphabet 4,5 trilyon dolarlık piyasa değeriyle ikinci sırada, Apple 4,4 trilyon dolarlık piyasa değeriyle üçüncü sırada ve Microsoft 2,9 trilyon dolarlık piyasa değeriyle dördüncü sırada yer alıyor.SpaceX hisseleri 12 Haziran'da Nasdaq borsasında "SPCX" koduyla işlem görmeye başlamıştı.Hisse başına 135 dolardan halka arz edilen SpaceX hisseleri, 150 dolardan açılış yapmıştı.SpaceX hisseleri, ilk işlem gününde 176,52 dolara kadar tırmanmasının ardından günü yüzde 19,2 artışla 160,95 dolardan tamamlamıştı.Şirketin hisseleri, halka arzın ardından ikinci işlem gününde de yüzde 19,6 yükselmişti.SpaceX'ten dün yapılan açıklamada, ilk halka arz sürecinin tamamlandığı ve ek hisse alım opsiyonunun kullanılmasıyla yaklaşık 85,7 milyar dolar brüt gelir elde edildiği duyurulmuştu.Öte yandan şirketten bugün yapılan açıklamada, SpaceX'in yapay zeka tabanlı kodlama aracı Cursor'ın geliştiricisi Anysphere'in 60 milyar dolar değerleme üzerinden satın alınması için anlaşmaya vardığı bildirildi.Muhabir: Dilara Zengin Okay ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[SpaceX, Amazon'u geride bırakarak dünyanın en değerli beşinci şirketi oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:00:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230034_87f7b077a44757968b41c270042aeb69.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230034_87f7b077a44757968b41c270042aeb69.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230034_87f7b077a44757968b41c270042aeb69.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SpaceX, yapay zeka şirketi Anysphere'i 60 milyar dolara satın alıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-spacex-yapay-zeka-sirketi-anyspherei-60-milyar-dolara-satin-aliyor-143922.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-spacex-yapay-zeka-sirketi-anyspherei-60-milyar-dolara-satin-aliyor-143922.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzay, havacılık ve yapay zeka şirketi SpaceX, yapay zeka tabanlı kodlama aracı Cursor'ın geliştiricisi Anysphere'i 60 milyar dolarlık değerleme üzerinden bünyesine katmak için anlaşmaya vardığını duyurdu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ NEW YORK (AA) - SpaceX, söz konusu satın alma anlaşmasına ilişkin ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) bildirimde bulundu.Bildirimde, anlaşma kapsamında SpaceX'in yan kuruluşu X67'nin Anysphere ile birleşeceği, satın alma işleminin ardından Cursor'ın tamamen SpaceX'e ait bir yan kuruluş olarak faaliyet göstereceği aktarıldı.Cursor'a 60 milyar dolarlık öz sermaye değeri biçildiği kaydedilen bildirimde, birleşmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, Cursor'ın tedavüldeki mevcut adi ve imtiyazlı hisselerinin otomatik olarak SpaceX'in A sınıfı adi hisse senetlerine dönüştürüleceği belirtildi.Bildirimde, bu dönüşümde kullanılacak SpaceX hisse fiyatının birleşmenin kapanışından hemen önceki yedi işlem günü boyunca oluşan hacim ağırlıklı ortalama kapanış fiyatı baz alınarak hesaplanacağı bilgisi verildi.Sürecin gerekli düzenleyici ve yasal onayların alınmasına tabi olduğuna değinilen bildirimde, birleşmenin bu yılın üçüncü çeyreğinde tamamlanmasının beklendiği kaydedildi.Muhabir: Sevgi Ceren Gökkoyun ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[SpaceX, yapay zeka şirketi Anysphere'i 60 milyar dolara satın alıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:00:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230028_b00fa5b61c889e9e37348cb12405cb5c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230028_b00fa5b61c889e9e37348cb12405cb5c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026230028_b00fa5b61c889e9e37348cb12405cb5c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Molfix'in Hayat Bağım Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-molfixin-hayat-bagim-egitim-programinin-kapsami-genisletildi-143921.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-molfixin-hayat-bagim-egitim-programinin-kapsami-genisletildi-143921.html</link>
                    <description><![CDATA[Hayat Kimya'nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix'in hayata geçirdiği Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı işbirliğiyle yeni döneminde kapsamı genişletilen programın detayları İstanbul'da gerçekleştirilen basın toplantısında paylaşıldı.Erken ya da sağlıksız doğan bebekler ve ailelerine sevgi ve güven temelli bir bağ kurmaları için destek olmak amacıyla 2019'da başlatılan programın, 7. yılında daha geniş kitlelere ulaşması hedefleniyor.Anne-baba adaylarını, 0-3 yaş arası bebeği olan anne-babaları ve bakım verenleri de kapsayacak program, ilk etapta Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa olmak üzere 10 pilot ilde hayata geçirilecek.Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerinde görevli uzman personel aracılığıyla gerçekleştirilecek eğitimlerle her ilde en az 1000 aileye, proje sonunda ise yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.Program kapsamında anne babalar ve bakım verenlerin, 0-3 yaş arası çocukların gelişim dönemleri, çocuk yetiştirme becerileri, güvenli bağlanma, stres yönetimi ve anne baba olma psikolojisi alanlarında bilgi ve becerilerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.Ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen teknikler, aile içi etkili iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma faktörlerine ilişkin farkındalık oluşturulması gibi konular da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, etkinlikte yaptığı değerlendirmede, Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı ile anne ve babaların ihtiyaçlarına daha etkili şekilde cevap verebilen yeni bir uygulamayı başlattıklarını söyledi.Cevheroğlu, projenin, anne ve babaların kendilerini daha donanımlı hissetmelerine katkı sağlayacağına inandıklarını dile getirerek, "Çocukların sevgiyle büyüdüğü ve anne babaların kendilerini güçlü hissettiği aile ortamı, huzurlu bir toplumun temeli oluşturmaktadır. Bugün tanıtımını gerçekleştirdiğimiz bu eğitim programı da bu anlayışın somut bir göstergesidir." değerlendirmesinde bulundu.  "Çok güzel bir sosyal fayda projesine imza attığımızı düşünüyoruz"Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dünyanın dördüncü büyük bebek bezi üreticisi olduklarını ve Molfix markasıyla annelerin özellikle 0-3 yaş döneminde en önemli yol arkadaşlarından biri konumunda bulunduklarını söyledi.Aydın, bebeklerin toplumun geleceği olduğuna inandıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:"Özellikle 0-3 yaş döneminde bebeklerin sağlıklı olarak gelişmesi, yalnızca fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması değil, duygusal olarak da anne ile bebeğin ya da birincil bakım sağlayan kişiyle bebeğin duygusal bağlanması ve bebeğin duygusal gelişimini de destekleyecek şekilde büyümesine katkı sağlamasının, gelecek toplumları oluşturan bu bebeklerin sağlıklı bireyler olması açısından çok kıymetli bir evre olduğunun altını uzmanlar sürekli çiziyorlar."Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi işbirliğiyle kapsamlı bir eğitim kiti hazırladıklarını belirten Aydın, ilk yıl 10 şehir belirlediklerini aktardı.Aydın, projenin ilk çıkış noktasında dezavantajlı bölgelerde ve sağlıksız doğum yapan annelerin bulunduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:"Erken dünyaya gelen bebeklerin hem hayata tutunma yaşam kaygısıyla birlikte anne ile bebeğin uzak kalma gibi bir süreci var. Bu süreçte onların desteklenmesi noktasında Hayat Bağım Projesi, anne ile bebeğin o süreçte güvenli bağlanmasını sağlamak için kurgulandı." Sağlık Bakanlığı ile yürüttükleri ilk 5 yılda 195 bin aileye ulaştıklarını anımsatarak, "0-3 yaş bebeği olan ebeveyn olarak o süreçte daha fazla destek almak isteyen çok aile var. Ulaşabileceğimiz daha geniş kitlelere ulaşmalıyız dedik ve programı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'yla bir araya gelerek genişlettik." şeklinde konuştu.Aydın, bebeğin fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişimine de katkı sağlamayı amaçladıklarını vurgulayarak, "Projeye çok inanıyoruz, bugün dünyaya gelen her bebek aslında toplumun yarınını, geleceğini oluşturuyor. Biz bu inançla çok güzel bir sosyal fayda projesine imza attığımızı düşünüyoruz." dedi.Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan da projenin temellerinin 7 yıl önce kamu hastanelerindeki anne misafirhanelerinde atıldığını anlattı.Projenin başlangıçta yenidoğan yoğun bakım ünitesinde bebeği yatan anneler için hayata geçirildiğini belirten Bayhan, "Bu annelere bebekleriyle güvenli bağlanmaları, iletişim kurmaları, iletişim için ne yapmaları gerektiği, gelişimini nasıl takip etmeleri gerektiği, özellikle de taburcu olduktan sonra gelişimini nasıl takip etmeleri gerektiği konusunda eğitim verdik. İlk o zaman başladı, onun adı da Hayat Bağım'dı." dedi.Bayhan, duyarlı bakımın bebeğin verdiği sinyalleri doğru okumaktan ve bunlara hızlı cevap vermekten geçtiğini vurgulayarak, "Duyarlı bakım dediğimiz şey zaten bebeğin verdiği sinyalleri doğru okumak, bu sinyallere uygun ve duyarlı yanıt vermek. Bunu da bebeğin bulunduğu yaş ve gelişim düzeyine göre nasıl uygulayacağını bilmekten geçiyor." şeklinde konuştu. "Uzun dönemde 7 ila 13 kat daha fazla ekonomik katkı"Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar da eğitimlerin temelinin duyarlı bakım ile bebeğin her zaman desteklenmesi gerektiğini bilen anne-babalar ve diğer tüm bakım verenlerden geçtiğini dile getirdi.Koçkar, eğitimlerde ebeveynlerin bebeklerine duyarlı ve tutarlı biçimde nasıl bakım verebileceklerini öğrendiklerine dikkati çekerek, "Yani bir bebek ağladığında yanına ne zaman gidilir? Hemen. Çünkü bebeğin o anda ona ihtiyacı var. Bu dünyaya geldi ve birisi ağladığında yanına gelecek mi? Karnım acıktığında karnım doyurulacak mı? Bunları bilmeye ihtiyacı var." diye konuştu.Bebeğin yüzüne gülen ve onunla ortaklaşan bir yetişkini hissettiğinde çok daha sakin bir duygudurum sistemine sahip olduğunu vurgulayan Koçkar, "Biz bütün kapasiteyle gelmiyoruz. Duygudurum kapasitesi zaman içerisinde gelişir. Bir yetişkinle gelişebilmesi için bebeklikte, bin günde güvenli bir bağlanma oluşmuş olması gerekiyor." dedi.Koçkar, ailelerin çocuklarına nasıl duyarlı bakım verebileceklerini bu eğitimlerle öğrendiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:"Tabii ki anneler babalar bir sürü dertleri olabilir, bir sürü konuları olabilir. Çünkü biz insanız. Kendilerini nasıl sakinleştirebilirler? Bebeğe nasıl sakince yaklaşabilirler? Bunların eğitimi de veriliyor. Güvenli bağlanma için önce kendimizi sakinleştireceğiz. O zaman bebeğe sakinlikle yaklaşabiliyoruz." Muhabir: Mehmet Selçuk Güçlü ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Molfix'in Hayat Bağım Eğitim Programı'nın kapsamı genişletildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 18:00:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026210021_c363635e041b3b18f3c7fe8912edeb05.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026210021_c363635e041b3b18f3c7fe8912edeb05.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026210021_c363635e041b3b18f3c7fe8912edeb05.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-143918.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-143918.html</link>
                    <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,32 değer kazanarak 14.493,09 puandan tamamladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 46,67 puan artarken, toplam işlem hacmi 191,8 milyar lira oldu.Bankacılık endeksi yüzde 0,13, holding endeksi yüzde 0,37 değer kazandı.Sektör endekslerinden en çok kazandıran yüzde 3,59 ile madencilik, en fazla kaybettiren yüzde 2,57 ile tekstil deri oldu.Küresel piyasalar, ABD-İran anlaşmasına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmemesi nedeniyle karışık bir seyir izliyor.Hürmüz Boğazı'ndan transit geçişe yeniden başlanmasına ilişkin güven ortamının tesis edilmesinin haftalar sürebileceğine yönelik tahminler, piyasalarda temkinli görünümün sürmesine neden oluyor.Bununla birlikte yatırımcıların odağı ise ABD Merkez Bankasının (Fed) bugün başlayacak ve kararları yarın açıklanacak Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısına çevrildi.Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'un ilk kez liderlik edeceği toplantıda, politika faizinin yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutulması bekleniyor.Analistler, yarın yurt içinde veri gündeminin sakin olacağını, yurt dışında ise ABD'de Fed'in faiz kararının yanı sıra İngiltere ve Avro Bölgesi'nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.400 ve 14.300 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti. Muhabir: Tunahan Kükürt ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 15:30:19 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026183019_d39d64d035a7292b5e149e8475d931cd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026183019_d39d64d035a7292b5e149e8475d931cd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026183019_d39d64d035a7292b5e149e8475d931cd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[SPK'nin yeni düzenlemesi borsada derinlik ve güven açısından olumlu görülüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-spknin-yeni-duzenlemesi-borsada-derinlik-ve-guven-acisindan-olumlu-goruluyor-143915.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-spknin-yeni-duzenlemesi-borsada-derinlik-ve-guven-acisindan-olumlu-goruluyor-143915.html</link>
                    <description><![CDATA[Uzmanlar, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK), borsada işlem gören şirketlerin fiili dolaşımdaki pay oranlarının hesaplanmasına ilişkin yaptığı düzenlemenin borsada derinliğin artması ve piyasalarda güvenilirlik açısından önemli olduğunu belirtti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - SPK, 5 Haziran'da yaptığı düzenlemeyle BIST 30 ve BIST 100 gibi endekslerde kullanılan önemli kriterlerden biri olan fiili dolaşım oranının hesaplanmasında değişikliğe gitmişti.Düzenlemeye göre, fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasında dikkate alınmayan paylar arasına, sermaye veya yönetim kontrolünü elinde bulunduran ortakların sahip olduğu ve serbest ya da özel fon katılma paylarına verilen paylar da eklendi.Söz konusu paylar, 15 Haziran’dan itibaren ihraççı paylarının fiili dolaşımdaki pay oranı kavramı dışında tutuluyor.SPK'nin son düzenlemesi sonrası borsa şirketlerinin fiili dolaşım oranı yeniden hesaplandı. 138 şirketin fiili dolaşım oranı düştü. 3. çeyrekte endekse dahil olacak hisse senetleri yeni oranlar üzerinden belirlenecek. Fiili dolaşım oranının gerilemesi o hisse senedinin içinde bulunduğu endeksteki ağırlığını azaltıyor. Bu uygulama endekse dahil olup olmama durumunu da etkileyecek.Şirket ortaklarının elinde bulunan paylar dışında, yatırımcılar arasında serbestçe alınıp satılabilen paylar fiili dolaşımdaki paylar olarak değerlendiriliyor.Fiili dolaşımdaki pay oranı, endeks kriterleri açısından en önemli göstergeler arasında yer alıyor.Örneğin bir hisse senedinin fiili dolaşım oranının kağıt üzerinde yüzde 20 olduğu varsayıldığında, bu oranın yüzde 10-15'lik kısmı bazı özel fonlar tarafından tutuluyor ve fiilen işlem görmüyor olabilir. Bu durumda fiili dolaşım oranının yalnızca kalan bölümü işlem görüyor. Kağıt üzerindeki oran ile fiilen işlem gören pay miktarı arasındaki fark, endekse giriş ve çıkış kriterlerinde yanıltıcı sonuçlar doğurabiliyordu.Bu durum BIST 100 ve BIST 30 endeksleri açısından önem taşıyor çünkü halka açıklığı yeterli olmayan şirketlerin bu endekslere dahil olması endeks performansını önemli ölçüde etkileyebiliyor.Endekslerin yatırım fonları açısından referans niteliği taşıması nedeniyle, bazı hisselerde yoğunlaşan yatırımcı gruplarının paylarını fonlar aracılığıyla tutması fiili dolaşım oranının olduğundan yüksek görünmesine yol açabiliyordu. Bu durum bazı hisselerin endekse giriş ve çıkış kriterlerini etkilerken, diğer portföy yöneticileri açısından da dezavantaj oluşturabiliyordu.Bu kararın, endekslerin daha sağlıklı oluşturulmasına ve yatırımcılara daha doğru bir gösterge sunulmasına katkı sağlaması bekleniyor."SPK'nin bu hamlesiyle MSCI ve yabancı yatırımcı açısından önemli bir mesaj verildi"Marbaş Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Sertaç Ekeke, "SPK'nin fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasına ilişkin yeni düzenlemesi en azından sistemin içerisindeki güvencenin artması açısından da oldukça kritik bir nokta. Sahiplik oranlarında çok fazla takaslar değişmeye başlamıştı. Fonlar özellikle çok fazla işin içerisindeydi. Onlar da bir denge sağlandı." ifadelerini kullandı.Son dönemde bütün hacimlerin yan tahtalarda neredeyse belirli şirketlerin üzerine yıkıldığını belirten Ekeke, küresel endeks sağlayıcılarından MSCI'dan da önemli bir uyarı geldiğini kaydetti.Sertaç Ekeke, MSCI'nın daha önce benzer gerekçelerle Jakarta Endeksi'ni kapsam dışı bıraktığını, bu durumun yabancı fonlar açısından oldukça negatif bir atmosfer olduğunu aktardı.SPK'nin bu hamlesiyle MSCI ve yabancı yatırımcılara önemli bir mesaj verildiğini dile getiren Ekeke, "Düzenlemeyi oldukça olumlu buluyorum. Bir iki gün tabii ki genel olarak yan tahtalarda bu tarz takaslarda bir dalgalanma olacaktır ama orta uzun vade için bence olumlu bir gelişme." ifadelerini kullandı."Borsa İstanbul'un gerçek değerlemesinin yapılabilmesi açısından doğru bir karar"İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, SPK'nin bu kararının yerinde ve doğru bir karar olduğunu belirtti."Bu karar Türkiye'de hisse senedi piyasalarının derinliğini ve güvenilirliğini artırmak açısından önemli." değerlendirmesinde bulunan Aslanoğlu, yaşanan spekülatif durumların böyle bir kararın gerekliliğini ortaya koyduğunu vurguladı.Küçük yatırımcı başta olmak üzere yatırımcı açısından, yabancı yatırımcı açısından da bakıldığında yerinde bir uygulama yapıldığını kaydeden Aslanoğlu, SPK'nin bu kararının Borsa İstanbul'un gerçek değerlemesinin yapılabilmesi açısından doğru bir karar olduğunu söyledi.Pariterium Danışmanlık şirketinin kurucusu Dr. İsmet Demirkol, "Bu karar, yatırımcı güvenini artırması ve Borsa İstanbul ile yatırım fonları arasındaki koordinasyonu iyileştirmesi açısından önemli" dedi.Kararla yatırım fonlarının getirisinin daha kontrollü bir şekilde Türkiye ekonomisine katkısını artırmak amacıyla kullanılabileceğini ifade eden Demirkol, "SPK'nin bu uygulaması, doğrudan yabancı yatırımcıların ve Borsa İstanbul'a yönelik güven ortamının güçlenmesine katkı sağlayabilir." diye konuştu. Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[SPK'nin yeni düzenlemesi borsada derinlik ve güven açısından olumlu görülüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:00:23 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026170023_bf8897ca5b85f9b87fd13dec1856490c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026170023_bf8897ca5b85f9b87fd13dec1856490c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026170023_bf8897ca5b85f9b87fd13dec1856490c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı, ABD-İran mutabakatına ilişkin iyimserlikle 80 doların altına indi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-brent-petrolun-varil-fiyati-abd-iran-mutabakatina-iliskin-iyimserlikle-80-dolarin-altina-indi-143898.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-brent-petrolun-varil-fiyati-abd-iran-mutabakatina-iliskin-iyimserlikle-80-dolarin-altina-indi-143898.html</link>
                    <description><![CDATA[Brent petrolün vadeli varil fiyatı, ABD-İran mutabakatına ilişkin iyimserlikle uluslararası vadeli piyasalarda 80 doların altına indi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Dün günü 83,17 dolardan tamamlayan Brent petrolün vadeli varil fiyatı, bugün saat 15.41 itibarıyla kapanışa göre yaklaşık yüzde 4,26 azalarak 79,63 dolar oldu. Aynı dakikalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili de 76,96 dolardan alıcı buldu.Brent petrolün varil fiyatı böylece 4 Mart'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.Fiyatlardaki düşüşte, ABD/İsrail-İran Savaşı'nı sona erdirme ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri yeniden başlatma amacıyla ABD ile İran arasında imzalanan mutabakata ilişkin iyimserlik etkili olmaya devam ediyor.ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 15 hafta geride kalırken, dün Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "yoğun görüşmelerin ardından" ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurdu. Şerif, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini bildirdi.Trump da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın "ücretsiz olarak" açılarak ABD Donanması'nın ablukasının derhal kaldırılacağını duyurdu. Trump, 19 Haziran'da anlaşmanın imzalanmasıyla boğazın açılacağını, mayınların temizleneceğini ve petrol akışının yeniden başlayacağını belirtti.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının imzalanmasından sonraki 60 günlük sürede yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.Öte yandan, anlaşmaya ilişkin ayrıntıların henüz netleşmemesi ve Hürmüz Boğazı üzerinden arz akışının yeniden başlamasının beklenenden daha uzun sürebileceğine ilişkin endişeler fiyatlardaki düşüşü sınırlıyor.  Muhabir: Firdevs Yüksel ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Brent petrolün varil fiyatı, ABD-İran mutabakatına ilişkin iyimserlikle 80 doların altına indi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:00:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026160008_5d90b7c186d9742cd31a3691fd4cafb7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026160008_5d90b7c186d9742cd31a3691fd4cafb7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026160008_5d90b7c186d9742cd31a3691fd4cafb7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş yüzde 6,1'e yükseldi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-konut-fiyatlarindaki-reel-dusus-yuzde-61e-yukseldi-143889.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-konut-fiyatlarindaki-reel-dusus-yuzde-61e-yukseldi-143889.html</link>
                    <description><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş mayıs itibarıyla yıllık bazda yüzde 6,1'e ulaşırken son 28 ayın 27'sinde fiyat azalışı görüldü.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Konut Fiyat Endeksi'ne (KFE) göre, en son Ocak 2024'te yıllık bazda yüzde 1,4 reel artış gösteren konut fiyatları, şubat ayı ile birlikte düşüşe geçmiş, reel olarak yüzde 5,1 azalmıştı.Konut fiyatlarındaki değişim, aradan geçen 28 aylık sürede sadece Kasım 2025'te (yüzde 0,3) enflasyonun üzerinde gerçekleşirken diğer ayların tamamında reel olarak azaldı.Geçen yılın aralık ayı ile birlikte reel düşüş oranı artışa geçerken bu yılın mayıs ayı itibarıyla yüzde 6,1'e ulaştı. Reel düşüş oranı nisanda yüzde 4,3, martta 3,4, şubatta 3,9, ocakta 2,3, aralıkta ise yüzde 1,4 şeklindeydi."(Geçmişteki) Hızlı yükselişin ardından yaşanan dengeleme süreci"İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son aylarda reel düşüş oranının arttığına işaret ederek, "Son aylarda konut satışları oldukça güçlü seyrediyor. Normal şartlarda satış hacmindeki toparlanmanın fiyatlara daha belirgin yansımasını beklerdik. Ancak buna rağmen reel düşüşün hızlanması beni şaşırttı." dedi.Bunun birkaç nedeni olduğunu dile getiren Hepşen, sözlerini şöyle sürdürdü:"Birincisi, satışlardaki artışın önemli bir bölümü fiyat beklentisinden değil, ertelenmiş talebin devreye girmesinden kaynaklanıyor. Özellikle 2023 ve 2024'te alım kararını erteleyen kesim piyasaya dönüyor. Bu durum işlem hacmini artırıyor ancak fiyatlar üzerinde aynı ölçüde baskı yaratmıyor. İkincisi, yüksek faiz ortamı halen fiyatları sınırlayan en önemli unsur. Konut kredilerinin maliyeti yüksek olduğu için piyasada nakit alıcıların ağırlığı devam ediyor. Bu da fiyatların daha kontrollü hareket etmesine neden oluyor. Üçüncüsü, önceki iki yılda konut fiyatları enflasyonun oldukça üzerinde yükselmişti. Bugün gördüğümüz tablo biraz da bu hızlı yükselişin ardından yaşanan dengeleme süreci. Nominal olarak fiyatlar artıyor ancak genel fiyat düzeyi daha hızlı arttığı için reel tarafta düşüş devam ediyor.""Faizlerde kalıcı düşüş görülmeden reel fiyat artışlarına dönüş sınırlı kalır"Prof. Dr. Hepşen, gelecek dönemde faizlerde belirgin bir gerileme görülmediği sürece konut fiyatlarında yeniden yüksek çift haneli reel artışlar beklemediğini kaydederek, yeni üretimin sınırlı kaldığı ve nitelikli konut arzının yetersiz olduğu bölgelerde fiyatların Türkiye ortalamasından daha güçlü seyredebileceğini söyledi.Reel fiyatlardaki düşüşün ne kadar süreceğinin büyük ölçüde enflasyon ve faiz görünümüne bağlı olduğunu vurgulayan Hepşen, "Mevcut koşullar altında 2026'nın ikinci yarısında da konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmaya devam etmesi olası görünüyor. Ancak enflasyondaki düşüşün hızlanması ve konut kredi faizlerinde belirgin bir gerileme yaşanması halinde reel fiyatlardaki kayıp kademeli olarak sona erebilir." ifadelerini kullandı.Hepşen, reel bazdaki zayıf seyrin en azından 2026 sonuna kadar devam edeceğini öngördüklerini belirterek, "Çünkü bugün konut fiyatlarını yukarı taşıyacak temel unsur olan kredi talebi henüz yeterince güçlü değil. Faizlerde kalıcı bir düşüş görülmeden reel fiyat artışlarına dönüşün sınırlı kalacağını öngörüyoruz." dedi."(Reel düşüşün) Önümüzdeki bir yıl boyunca süreceğini düşünüyorum"Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman da konut piyasasında fiyatların yüksek reel faizlerin baskısı altında olduğunu aktararak, "Bu piyasada konut fiyatları ile reel faizler ters orantılıdır. Bir tahterevallinin iki ucu gibidir. Reel faizler yükseldiğinde konut fiyatları enflasyonun altında kalır, reel anlamda geriler." diye konuştu.Mevcut para politikası ve yüksek faiz politikası devam ettiği sürece konut fiyatlarının bu ivmesini sürdüreceğini dile getiren Büyükduman, "Önümüzdeki bir yıl boyunca da konut fiyatlarındaki artışın enflasyonun altında kalacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı. Muhabir: Uğur Aslanhan ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Konut fiyatlarındaki reel düşüş yüzde 6,1'e yükseldi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:30:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026143032_7364c0d2ebb289c46d0690b1885638e6.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026143032_7364c0d2ebb289c46d0690b1885638e6.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026143032_7364c0d2ebb289c46d0690b1885638e6.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel enerji yatırımlarının yıl sonunda 3,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-enerji-yatirimlarinin-yil-sonunda-34-trilyon-dolara-ulasmasi-bekleniyor-143880.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-enerji-yatirimlarinin-yil-sonunda-34-trilyon-dolara-ulasmasi-bekleniyor-143880.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel enerji yatırımlarının 2026 sonunda geçen yıla göre yüzde 5 artarak 3,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) "Dönüşüm Gündemi 2026 Özel Raporu"na göre, son yıllarda yaşanan jeopolitik gerilimler, ticari anlaşmazlıklar ve enerji piyasalarıyla tedarik zincirlerini etkileyen aksaklıklar, enerjinin ekonomik istikrar ve ulusal güvenlik açısından merkezi rolünü pekiştirirken farklı bölgelerde politika öncelikleri ve yatırım kararlarını da şekillendirdi.Bu kapsamda küresel enerji yatırımlarının 2026 sonunda geçen yıla göre yüzde 5 artarak 3,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu tutarın yaklaşık 2,2 trilyon dolarının yenilenebilir enerji, nükleer enerji, elektrik şebekeleri, enerji depolama, düşük emisyonlu yakıtlar, enerji verimliliği ve elektrifikasyon alanlarına yönelmesi, yaklaşık 1,2 trilyon dolarının ise petrol, doğal gaz ve kömür yatırımlarına gitmesi öngörülüyor.Sadece elektrik arzı ve altyapısına yönelik yatırımların 2026'da 1,6 trilyon dolara ulaşması beklenirken nihai tüketimde elektrifikasyona yönelik harcamaların da dahil edilmesiyle bu rakamın 2 trilyon dolara yükseleceği hesaplanıyor.Temiz enerji projelerinin yaygınlaşabilmesi için elektrik şebekeleri, depolama sistemleri, altyapı ve finansman mekanizmalarına yönelik yatırımların da eşzamanlı olarak artırılması gerekiyor.Özellikle elektrifikasyonun hız kazanmasıyla elektrik şebekelerinin ve depolama sistemlerinin enerji dönüşümünün temel unsurları haline geldi. Gelecek dönemde yatırımların giderek daha fazla elektrik altyapısı ve esneklik sağlayan teknolojilere yönelmesi bekleniyor.Küresel enerji sistemindeki dönüşüm ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelere rağmen hız kesmeden devam ediyor. Küresel enerji talebi artışı 2025'te yüzde 1,3 ile son 10 yıl ortalamasının altında gerçekleşirken düşük emisyonlu teknolojilerin kullanımında yeni rekorlar kırıldı.Yenilenebilir enerji kapasite artışında rekorYenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji geçen yıl küresel enerji talebindeki artışın yaklaşık yüzde 60'ını karşıladı. Güneş enerjisi tek başına enerji talebi büyümesinin dörtte birinden fazlasını karşılayarak modern yenilenebilir kaynaklar arasında ilk kez en büyük katkıyı sağlayan teknoloji oldu.Elektrik talebi ise enerji talebinin 2 katından daha hızlı büyüdü. Küresel elektrik talebi 2025'te yaklaşık yüzde 3 artarken güneş enerjisi kurulu gücü yaklaşık 600 gigavatlık artışla tarihindeki en yüksek yıllık büyümeyi kaydetti. Toplam yenilenebilir enerji kapasite artışı da yaklaşık 800 gigavatla rekor seviyeye ulaştı.Batarya depolama sistemleri, kapasite artışının bir yılda yaklaşık yüzde 40 yükselerek 100 gigavatı aşmasıyla elektrik sektörünün en hızlı büyüyen teknolojisi oldu.Elektrikli otomobiller, bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, ısı pompaları ve elektrolizörleri kapsayan temel temiz enerji teknolojileri pazarı, 2015-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 20 büyüdü. Pazarın 2025'te yaklaşık yüzde 25 genişleyerek 1,2 trilyon dolara yaklaşması ve kömür piyasasını geride bırakarak doğal gaz piyasasının büyüklüğüne yaklaşması bekleniyor.Buna karşın, enerji kaynaklı küresel karbondioksit emisyonları 2025'te yaklaşık yüzde 0,4 artarak yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Yenilenebilir enerji, nükleer enerji, elektrikli araçlar ve ısı pompalarındaki yaygınlaşma sayesinde geçen yıl yaklaşık 3 gigaton karbondioksit emisyonu önlendi. Bu miktar, küresel enerji kaynaklı yıllık emisyonların yaklaşık yüzde 8'ine karşılık geliyor. Muhabir: Başak Erkalan ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel enerji yatırımlarının yıl sonunda 3,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:00:08 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140008_d38d77df4532ab820f3fb1c3a3cdcea5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140008_d38d77df4532ab820f3fb1c3a3cdcea5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140008_d38d77df4532ab820f3fb1c3a3cdcea5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin savaş öncesi seviyeye dönmesinin birkaç ay sürebileceği öngörülüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-hurmuz-bogazinda-gemi-trafiginin-savas-oncesi-seviyeye-donmesinin-birkac-ay-surebilecegi-ongoruluyor-143879.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-hurmuz-bogazinda-gemi-trafiginin-savas-oncesi-seviyeye-donmesinin-birkac-ay-surebilecegi-ongoruluyor-143879.html</link>
                    <description><![CDATA[Savaş öncesi günlük ortalama 130 ticari geminin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan 10 Haziran'da 5, 11 Haziran'da 4, 13 Haziran'da 1 ve 14 Haziran'da 5 ticari gemi geçiş yaparken ABD-İran mutabakatının duyurulması sonrası 15 Haziran'da ise 3 gemi geçti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LONDRA (AA) - ABD-İran arasında varılan mutabakat sonrası Hürmüz Boğazı'nın gemi geçişlerine yeniden açılmasına ilişkin belirsizlik sürerken geçişlerin kademeli şekilde artabileceği ve trafik akışının normalleşmesinin birkaç ay sürebileceği tahmin ediliyor.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırısıyla başlayan savaş, müzakerelerin sonunda mutabakatla sonuçlandı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif yaptığı açıklamada, ABD ve İran'ın mutabakata vardığını duyurarak, Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti.ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakat kapsamında Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran Cuma günü tamamen açılacağını belirterek, bölgedeki mayınların büyük bölümünün etkisiz hale getirileceğini söyledi.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verilerine göre, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 130 ticari gemi geçiş yapıyordu. Savaşın 28 Şubat'ta başlamasının ardından boğazdaki ortalama günlük gemi trafiği yüzde 90'ın üzerinde azaldı, bazı günler boğazdan sadece bir geminin geçtiği görüldü.AA muhabirinin veri analitik şirketi Kpler'den derlediği bilgilere göre, Hürmüz Boğazı'ndan 10 Haziran'da 5, 11 Haziran'da 4, 12 Haziran'da 7, 13 Haziran'da 1 ve 14 Haziran'da 5 ticari gemi geçiş yaptı.Boğazı 14 Haziran'da geçen son gemilerden Malta bayraklı Disha, Katar'dan Hindistan'a 132 bin metreküp sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyordu.Mutabakatın duyurulması sonrası 15 Haziran'da Hürmüz Boğazı'ndan 3 geçiş olduABD-İran arasında 15 Haziran'ın ilk saatlerinde mutabakata varıldığının duyurulmasının ardından dün Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişlerinde kayda değer bir hareketlilik yaşanmadı ve 15 Haziran'da Boğaz'dan 3 ticari gemi geçti.Saint Kitts and Nevis bayraklı kuru yük gemisi Kaiser, yaklaşık 27 bin ton yükle Irak'ın Umm Kasr Limanı'ndan Umman'a gitmek üzere İran karasuları üzerinde oluşturulan "İran rotasını" kullanarak boğazdan geçiş yaptı.Honduras bayraklı petrol tankeri Argo Maris de 6 bin 700 ton petrol ürünü yüklü olarak İran'ın Bender Abbas Limanı'ndan yola çıktı ve İran rotasını kullanarak Hürmüz Boğazı'nı geçti. Geminin varış noktası bilinmiyor.Umman'dan İran'a yaklaşık 11 bin 500 ton çelik taşıyan Sierra Leone bayraklı Momentum Phonix adlı yük gemisi de Hürmüz Boğazı'nı 15 Haziran'da geçti.ABD-İran mutabakatı sonrası boğazdan gemi geçişine ilişkin belirsizlik sürerken sektör temsilcileri sürecin oldukça kırılgan olduğunu ifade ediyor. Bu kapsamda Hürmüz Boğazı'nda trafiğin savaş öncesi normal seviyelerine dönmesinin oldukça uzun zaman alacağı öngörülüyor.Baltık ve Uluslararası Denizcilik Konseyi'ne (BIMCO) göre, bölgedeki mayın tehdidi endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve güvenlik durumu "riskli" seviyede bulunuyor.İngiltere Deniz Ticaret Örgütü de Hürmüz Boğazı geçişlerine yönelik deniz güvenliği tehdit seviyesinin "kritik" olmaya devam ettiği uyarısını yapıyor.Boğazdan geçişler 30 gün içinde savaş öncesi seviyenin ancak yüzde 50'sine ulaşabilirHalihazırda Körfez'de boğazdan geçmek için bekleyen yaklaşık 500 ticari gemi bulunuyor.Hürmüz Boğazı'nda 100 günden fazla süren kesintinin ardından ilk olarak bekleyen gemilerin geçişinin tamamlanması bekleniyor. Bu geçişlerin 30 gün içinde savaş öncesi seviyenin yüzde 50'sine ulaşabileceği tahmin ediliyor.ABD-İran arasında mutabakatın uygulanmasına yönelik herhangi bir sorun yaşanmaması halinde, Körfez'de yüklü haldeki 118 tanker, 10-15 gün içinde boğazdan geçmesi beklenen öncelikli gemiler olarak öne çıkıyor. Boğazdan geçen gemi sayısının bir ayın sonunda günlük 15'ten yaklaşık 40'a yükselebileceği, bunun yaklaşık yüzde 60'ını da tankerlerin oluşturması tahmin ediliyor."Birikmiş gemi" geçişleri sonrası Hürmüz Boğazı'nın normalleşmesine yönelik belirleyici adımın ise gemilerin Körfez'e yeniden giriş yapma hızı olacağı ifade ediliyor. Gemi şirketlerinin temkinli davranması beklenirken Körfez'e yeniden girişlerin kademeli olacağı öngörülüyor.İlk 30 günün sonunda Körfez'e giren tanker sayısının günde 12'yi bulabileceği değerlendirilirken bu rakam savaş öncesi seviyelere göre yaklaşık yüzde 50 düşük kalıyor."Yaklaşık 2-3 ayı bulabilir"Kpler Denizcilik Risk ve Uyum Müdürü Dimitris Ampatzidis, paylaştığı bilgi notunda, Körfez'de 500 ticari geminin bulunduğunu tahmin ettiklerini belirterek, "Boğazın yeniden açıldığı kabul edilse bile bu durum trafiğin hemen normale döneceği anlamına gelmez. Bekleyen gemilerin bölgeden ayrılması, seferlerini tamamlaması ve muhtemelen yeni yük almak üzere geri dönmesi için zamana ihtiyaç olacak. Bu süreç yaklaşık 2-3 ayı bulabilir. Orta Doğu'nun bazı bölgelerinde savaş öncesi üretim ve ihracat seviyelerine dönüş ise ülkeye ve operasyonel koşullara bağlı olarak daha uzun sürebilir." değerlendirmesinde bulundu.Hürmüz Boğazı'nın siyasi ve güvenlik açısından hızlı bir şekilde yeniden ticaret akışına açılmasının önemli olduğunu kaydeden Ampatzidis, ticari nakliye sisteminin de kademeli olarak normalleşebileceğini ifade etti. Muhabir: Nuran Erkul Kaya ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin savaş öncesi seviyeye dönmesinin birkaç ay sürebileceği öngörülüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:00:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140006_2756862db904d5e2538bde56d2ae17f5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140006_2756862db904d5e2538bde56d2ae17f5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026140006_2756862db904d5e2538bde56d2ae17f5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünya Altın Konseyi: Merkez bankalarının altın rezervleri artarken doların hakimiyeti zayıflıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-dunya-altin-konseyi-merkez-bankalarinin-altin-rezervleri-artarken-dolarin-hakimiyeti-zayifliyor-143876.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-dunya-altin-konseyi-merkez-bankalarinin-altin-rezervleri-artarken-dolarin-hakimiyeti-zayifliyor-143876.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya Altın Konseyi, merkez bankalarının rezervlerinde altının payının artmaya devam etmesinin, ABD dolarının küresel rezervlerdeki hakimiyetinin ise gelecek 5 yıl içinde zayıflamasının beklendiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BERLİN (AA) - Konseyin "2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi"nin sonuçları, son yıllarda hız kazanan küresel "dolarsızlaşma" eğiliminin ve altın biriktirme stratejisinin sürdüğünü ortaya koydu.Şubat ve mayıs ayları arasında 76 merkez bankasının katılımıyla yapılan araştırma, Orta Doğu'daki jeopolitik çatışmaların ardından rezerv yönetiminde yaşanan stratejik eksen kaymasını gözler önüne serdi.Altın alımlarında tarihi rekorAnket sonuçlarına göre, her 10 merkez bankasından 9'u, gelecek 12 ay içinde küresel merkez bankası altın rezervlerinin artmaya devam edeceğini öngörüyor. Altın rezervlerini artırmayı planladığını beyan eden merkez bankalarının oranı ise yüzde 45 ile tarihi bir zirveye ulaştı. Bu oran geçen yıl yüzde 43 seviyesinde gerçekleşmişti. Araştırma, altının rezerv varlık olarak son dönemde ABD tahvillerini geride bırakarak ilk sıraya yerleştiğini gösteriyor.Altına ilginin aksine ABD dolarına güven keskin biçimde düşüyor. Katılımcıların yüzde 74'ü, gelecek 5 yıl içinde doların küresel rezervler içindeki payının azalmasını bekliyor.Güvenli liman ve jeopolitik risk korumasıMerkez bankalarının altın tutma gerekçelerinde kriz dönemlerindeki performans, uzun vadeli değer saklama aracı olması ve portföy çeşitlendirmesi öne çıkıyor. Gelişmekte olan piyasalar ve gelişmekte olan ekonomilerin merkez bankalarında ise altının "jeopolitik risklere karşı koruma" rolü yüzde 85 gibi yüksek bir oranla dikkati çekiyor.Yeni altın alımı planlayan bankaların yarısı bu alımları yerel para birimleriyle yerel alım programları üzerinden fonlayacağını belirtirken, yüzde 38'i mevcut rezerv varlıklarını satarak altına döneceğini ifade ediyor. Jeopolitik ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle merkez bankaları, son 4 yılda yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Bu miktar, önceki 10 yıl ortalama 500 tondu.  Katılımcıların yüzde 83'ü, 5 yıl sonra altının toplam rezervler içindeki payının çok daha yüksek olacağını tahmin ediyor.İsviçre düşüşteAnket, merkez bankalarının altınlarını nerede saklayacaklarına dair de yeni eğilimi ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 9'u son 12 ayda yurt içi depolama kapasitelerini artırdığını, yüzde 10'u ise yurt dışındaki depolama konumlarını çeşitlendirdiğini bildirdi.İngiltere Merkez Bankası yüzde 57'lik tercih oranıyla en popüler kasa yeri olmayı sürdürürken, İsviçre Ulusal Bankasına yönelimin yüzde 12'den yüzde 6'ya gerilediği dikkati çekti. Muhabir: Bahattin Gönültaş ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Dünya Altın Konseyi: Merkez bankalarının altın rezervleri artarken doların hakimiyeti zayıflıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:00:35 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130035_4e49701182fbb794f4141315c4cac852.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130035_4e49701182fbb794f4141315c4cac852.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130035_4e49701182fbb794f4141315c4cac852.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AJet'ten KKTC uçuşlarında avantajlı bilet kampanyası]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ajetten-kktc-ucuslarinda-avantajli-bilet-kampanyasi-143875.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ajetten-kktc-ucuslarinda-avantajli-bilet-kampanyasi-143875.html</link>
                    <description><![CDATA[AJet, sonbahar aylarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) yapılacak uçuşlarda geçerli yüzde 30 indirimli biletleri satışa sundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Şirketten yapılan açıklamaya göre, yarın saat 23.59'a kadar satışta olacak indirimli biletler 15 Eylül-24 Kasım arasında KKTC seyahatlerinde kullanılabilecek.AJet.com, AJet Mobil, çağrı merkezi ve yetkili satış acentelerinde geçerli olan kampanya kapsamında, tüm koltuk seçimlerinde de yüzde 30 indirim uygulanacak. Muhabir: Gökhan Yılmaz ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AJet'ten KKTC uçuşlarında avantajlı bilet kampanyası - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:00:33 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130033_39d8b8bd4461afabf8177635290c79ec.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130033_39d8b8bd4461afabf8177635290c79ec.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026130033_39d8b8bd4461afabf8177635290c79ec.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Güneşten elektrik üretiminde yılın rekoru kırıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-gunesten-elektrik-uretiminde-yilin-rekoru-kirildi-143852.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-gunesten-elektrik-uretiminde-yilin-rekoru-kirildi-143852.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'de güneş enerjisi santrallerinden elektrik üretimi dün günlük bazda yılın en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - AA muhabirinin Türkiye Elektrik İletim AŞ verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye'de dün günlük bazda 972 bin 52 megavatsaat elektrik üretildi.Üretimde ilk sırada yüzde 25,7 payla barajlı hidroelektrik santralleri yer aldı. Bunu yüzde 19 ile güneş santralleri ve yüzde 11,5 ile ithal kömür santralleri izledi.Böylece, Türkiye'de güneş enerjisinden günlük bazda üretilen elektrik, dün 184 bin 466 megavatsaatle yılın en yüksek seviyesine ulaştı.Günlük bazda tüketim ise 966 bin 812 megavatsaat oldu. En yüksek elektrik tüketimi 46 bin 919 megavatsaatle 15.00'te, en düşük tüketim ise 30 bin 427 megavatsaatle 06.00'da gerçekleşti.Türkiye dün 8 bin 159 megavatsaat elektrik ihracatı, 2 bin 785 megavatsaat elektrik ithalatı yaptı. Muhabir: Fuat Kabakcı ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Güneşten elektrik üretiminde yılın rekoru kırıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:00:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110028_07fdcd0663e49a6ffb44378554df4647.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110028_07fdcd0663e49a6ffb44378554df4647.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110028_07fdcd0663e49a6ffb44378554df4647.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Trafiğe mayısta 159 bin 623 aracın kaydı yapıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-trafige-mayista-159-bin-623-aracin-kaydi-yapildi-143850.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-trafige-mayista-159-bin-623-aracin-kaydi-yapildi-143850.html</link>
                    <description><![CDATA[Trafiğe mayısta 159 bin 623 aracın kaydı yapılırken, 4 bin 82 aracın kaydı silindi, böylece trafikteki toplam araç sayısı 155 bin 541 arttı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - Türkiye İstatistik Kurumu, mayıs ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.Buna göre, mayısta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 24,1 azalarak 159 bin 623 oldu. Söz konusu dönemde kaydı silinen taşıt sayısı ise yüzde 10,2 düşüşle, 4 bin 547'den 4 bin 82'ye geriledi. Böylece, trafikteki toplam taşıt sayısı, yılın beşinci ayında 155 bin 541 adet artış gösterdi.Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 47,5'ini otomobil, yüzde 37,2'sini motosiklet, yüzde 11'ini kamyonet, yüzde 1,7'sini traktör, yüzde 1,6'sını kamyon, yüzde 0,5'ini minibüs, yüzde 0,4'ünü otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.Mayısta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında, bir önceki aya göre ise yüzde 12,3 azalış gerçekleşti.Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı, bir önceki aya göre özel amaçlı taşıtta yüzde 38,3, minibüste yüzde 27,2, kamyonda yüzde 23,9, otobüste yüzde 23,9, traktörde yüzde 21,6, kamyonette yüzde 16,8, motosiklette yüzde 15,2 ve otomobilde yüzde 7,4 azalış gösterdi.Mayıs ayında, geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı traktörde yüzde 50,9, minibüste yüzde 42,4, motosiklette yüzde 37, kamyonda yüzde 22,6, otomobilde yüzde 12,9, otobüste yüzde 3,9, özel amaçlı taşıtta yüzde 3,8 ve kamyonette yüzde 2 azaldı.Trafiğe kayıtlı araç sayısı mayıs sonu itibarıyla 34 milyonu geçtiTrafiğe kayıtlı araç sayısı, mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,8 artarak, 32 milyon 182 bin 121'den 34 milyon 361 bin 85'e yükseldi.Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,8'ini otomobil, yüzde 21,4'ünü motosiklet, yüzde 14,5'ini kamyonet, yüzde 6,8'ini traktör, yüzde 3'ünü kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.Devri yapılan araçlarDevri yapılan toplam 752 bin 150 taşıttan yüzde 66,9'u otomobil, yüzde 14,5'i kamyonet, yüzde 11,6'sı motosiklet, yüzde 3'ü traktör, yüzde 1,9'u kamyon, yüzde 1,5'i minibüs, yüzde 0,4'ü otobüs ve yüzde 0,2'si özel amaçlı taşıtlar olarak kayıtlara geçti.Mayıs ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 16,4'ünün Renault, yüzde 10,3'ünün Volkswagen, yüzde 7,5'inin Hyundai, yüzde 6,7'sinin Toyota, yüzde 5,7'sinin Peugeot, yüzde 5,2'sinin TOGG, yüzde 4,9'unun Skoda, yüzde 4,8'inin Fiat, yüzde 3,9'unun Opel, yüzde 3,8'inin Citroen, yüzde 3,2'sinin Mercedes-Benz, yüzde 3,1'inin Kia, yüzde 3'ünün BMW, yüzde 2,8'inin Chery, yüzde 2,3'ünün Nissan, yüzde 2'sinin Audi, yüzde 1,6'sının Mini, yüzde 1,5'inin Volvo, yüzde 1,4'ünün Dacia, yüzde 1,4'ünün Ford ve yüzde 8,8'inin diğer markalardan oluştuğu tespit edildi.Ocak-Mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre, trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 14,7 azalarak 767 bin 999'a gerilerken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 19,5 artışla 22 bin 837 adet oldu. Böylece, yılın ilk 5 ayında trafikteki toplam taşıt sayısı, 745 bin 162 adet arttı.Ocak-mayıs döneminde, trafiğe kaydı yapılan 382 bin 385 adet otomobilin yüzde 40,7'sinin benzin, yüzde 32,2'sinin hibrit, yüzde 18,4'ünün elektrikli, yüzde 7,8'inin dizel ve yüzde 0,9'unun LPG yakıtlı olduğu belirlendi.Mayıs ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 786 bin 370 otomobilin ise yüzde 32,2'sinin dizel, yüzde 31'inin benzin, yüzde 29,5'inin LPG, yüzde 4,6'sının hibrit ve yüzde 2,5'inin elektrikli olduğu görüldü. Otomobillerin yüzde 0,2'sinin ise yakıt türü bilinmiyor.Ocak-mayıs döneminde, trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 32,7'si 1300 ve altı, yüzde 16,1'i 1401-1500, yüzde 13,3'ü 1501-1600, yüzde 9,9'u 1301-1400, yüzde 8,7'si 1601-2000, yüzde 0,9'u 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip bulunuyor.Söz konusu dönemde, trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 41,9'u gri, yüzde 25,6'sı beyaz, yüzde 11,6'sı siyah, yüzde 9,9'u mavi, yüzde 5,6'sı yeşil, yüzde 3,4'ü kırmızı, yüzde 1,3'ü kahverengi, yüzde 0,4'ü turuncu, yüzde 0,3'ü sarı ve yüzde 0,1'i diğer renkli araçlardan oluştu. Muhabir: Serhat Tutak ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Trafiğe mayısta 159 bin 623 aracın kaydı yapıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 08:00:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110024_2cc4e80ebc911fc45346a27ada6221e2.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110024_2cc4e80ebc911fc45346a27ada6221e2.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026110024_2cc4e80ebc911fc45346a27ada6221e2.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel elektrikli araç satışları mayısta yüzde 3 artışla 1,8 milyon oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-yuzde-3-artisla-18-milyon-oldu-143839.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-elektrikli-arac-satislari-mayista-yuzde-3-artisla-18-milyon-oldu-143839.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünyada mayısta satılan elektrikli araç sayısı yıllık bazda yüzde 3 artışla 1,8 milyon oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ LONDRA (AA) - Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence, mayıs ayına ilişkin elektrikli araç satış verilerini yayımladı.Buna göre, geçen ay küresel çapta 1,8 milyon elektrikli araç satıldı. Bu satış hacmi, yıllık bazda yüzde 3 ve aylık bazda yüzde 7 artışa karşılık geldi.Mayıstaki 1,8 milyonluk elektrikli araç satışının ardından, ocak-mayıs dönemindeki elektrikli araç satışları 7,5 milyona ulaştı. Bu dönemki satışlar ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,9 yükseldi.Avrupa satışlardaki artışa liderlik ediyor, Çin'deki satışlarda düşüş sürüyorAvrupa'da elektrikli araç satışları mayısta büyümeye devam etti. Geçen ay kıtadaki satışlar yıllık bazda yüzde 23 artışla 420 bin oldu. Bölgedeki elektrikli araç satışları ocak-mayıs döneminde ise yüzde 26 büyüyerek 2 milyona ulaştı.Orta Doğu'daki savaş nedeniyle artan yakıt fiyatları sonrası Avrupa'daki tüketiciler elektrikli araçlara yönelmeye devam ederken kıta genelinde uygulanan çeşitli teşvikler de satışları destekliyor.Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı konumundaki Çin'de ise elektrikli araç satışları mayısta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düşüşle 990 bin oldu. Satışlar, ocak-mayıs döneminde de yüzde 15 gerileyerek 3,2 milyon olarak hesaplandı.Kuzey Amerika'da mayısta yüzde 26 düşüşle 120 bin elektrikli araç satıldı. Bölgede ocak-mayıs dönemindeki satışlar yıllık bazda yüzde 25 azalarak 580 bin oldu. Satışlardaki düşüşte özellikle ABD'de elektrikli araçlara yönelik teşviklerin kaldırılması etkili oluyor.Dünyanın geri kalanında ise mayıstaki elektrikli araç satışları yüzde 80 artışla 250 bine yükseldi. Satışlar ocak-mayıs döneminde yüzde 89 büyüyerek 1,1 milyona ulaştı.Benchmark Mineral Intelligence Veri Müdürü Charles Lester, mayıstaki satış rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, küresel elektrikli araç pazarının bölgelere göre "karışık seyrini" sürdürdüğünü belirtti.Avrupa'nın en iyi performans gösteren bölgelerden biri olmaya devam ettiğini kaydeden Lester, "Yakıt fiyatları yüksek seviyelerde seyrediyor ve Orta Doğu'daki durumun gelişmeye devam etmesi nedeniyle önümüzdeki aylarda benzin fiyatlarına ilişkin görünüm yakından takip edilmesi gereken bir konu olacak." ifadesini kullandı.Lester, Çin iç pazarındaki elektrikli araç satışlarının yıl başından beri yüzde 15 düşüşle durgun seyrini sürdürdüğünü anımsatarak, şu değerlendirmede bulundu:"BYD, Chery ve Geely'nin uluslararası alanda öncülük ettiği ihracat, rekor seviyelere ulaşmaya devam ediyor. Çin'in iç pazardaki zayıflığı ve ihracatındaki gücü arasındaki uçurum genişlemeye devam ediyor. Kuzey Amerika'daki satışlar yıl başından bu yana yüzde 25 düştü ancak Kanada'nın Çin ile yeni imzaladığı gümrük kotası anlaşması, yeni rekabete kapı açmaya başlıyor. Genel olarak, bölgesel farklılıklar, Çin'in hızlanan ihracat odaklı dönüşümü ve değişen politika ortamı küresel elektrikli araç pazarını şekillendirmeye devam ediyor." Muhabir: Nuran Erkul Kaya ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel elektrikli araç satışları mayısta yüzde 3 artışla 1,8 milyon oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 07:01:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100120_3f5028f1736f8c3cc17b5427bd9f4803.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100120_3f5028f1736f8c3cc17b5427bd9f4803.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100120_3f5028f1736f8c3cc17b5427bd9f4803.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ASELSAN ile SSB arasında 780 milyon avroluk sözleşme imzalandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-aselsan-ile-ssb-arasinda-780-milyon-avroluk-sozlesme-imzalandi-143837.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-aselsan-ile-ssb-arasinda-780-milyon-avroluk-sozlesme-imzalandi-143837.html</link>
                    <description><![CDATA[ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik 780 milyon avroluk sözleşme imzalandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - ASELSAN tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, yeni iş anlaşması duyuruldu.Açıklamada, "ASELSAN ile SSB arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik toplam tutarı 780 milyon avro olan sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme kapsamında teslimatlar 2028 ve 2032 yılları arasında gerçekleştirilecektir." ifadelerine yer verildi. Muhabir: Aylin Rana Aydin Kuş ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[ASELSAN ile SSB arasında 780 milyon avroluk sözleşme imzalandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 07:00:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100020_ad8ad89423ccd65de1aa14d331a096c7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100020_ad8ad89423ccd65de1aa14d331a096c7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026100020_ad8ad89423ccd65de1aa14d331a096c7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler ABD-İran anlaşmasının ayrıntılarında]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalarda-gozler-abd-iran-anlasmasinin-ayrintilarinda-143832.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalarda-gozler-abd-iran-anlasmasinin-ayrintilarinda-143832.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD-İran anlaşmasına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmemesi nedeniyle karışık bir seyir izliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Orta Doğu'daki gelişmeler küresel piyasalarda fiyatlamaların üzerinde etkili olmaya devam ediyor.Dün üst düzey ABD'li bir yetkili, İran'la mutabakat zaptının ABD adına Başkan Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance tarafından, İran tarafında ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından imzalandığını açıkladı.ABD'li yetkili, "Bu mutabakat, müzakerelerimizin ve ilişkilerimizin gelecekte nasıl işleyeceğine dair bir çerçeve sunuyor. İranlılar nükleer programları, nükleer silah üretmediklerinin doğrulanması ve bölgedeki radikalizm ile terörizme finansman sağlamamaları konularında bizimle ne kadar işbirliği yapmaya istekli olurlarsa, dünya ekonomisine o kadar sıcak karşılanacaklar." dedi.ABD Başkanı Donald Trump, İran'la sağlanan mutabakat kapsamında Tahran yönetiminin "Asla bir nükleer silah sahibi olmayacağına dair anlaşmaya vardığını" belirtti.ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ise Washington ve Tahran yönetimleri arasında sağlanan mutabakatın "Yalnızca geniş bir çerçeve sağladığını ve önemli ayrıntıların sonraki müzakerelerde belirleneceğini" söyledi.ABD ve İran arasında anlaşma sağlanması ve taraflar arasında mutabakat zaptının imzalanmasıyla küresel piyasalarda dün ralli havası görülürken anlaşmanın detaylarının net olmaması nedeniyle yeni günde yatırımcıların temkinli davrandığı görülüyor.Hürmüz Boğazı'ndan transit geçişe yeniden başlanmasına ilişkin güven ortamının tesis edilmesinin haftalar sürebileceğine yönelik tahminler, piyasalarda temkinli görünümün sürmesine neden oluyor.Anlaşma, piyasalarda ilk etapta rahatlama yaratsa da bu durumun ABD ile İsrail'i karşı karşıya getirebileceğine yönelik haber akışı sürecin ne kadar kırılgan bir zeminde ilerlediğini ortaya koyuyor.Analistler, iki tarafın anlaşmaya varması ve mutabakat zaptının imzalanmasının piyasalardaki önemli bir oynaklık kaynağını ortadan kaldırabilecek diplomatik bir atılım olduğunu, ancak anlaşmanın kalıcılığına ilişkin endişelerin sürdüğünü belirtti.Piyasaların odağını yarınki Fed toplantısına çevirmesi de risk iştahının azalmasına neden oldu.Dış politika gündeminde ise Fransa'da düzenlenecek G7 Zirvesi de yatırımcıların odağında bulunuyor.Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Orta Doğu'daki savaşın üzerinden üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen küresel ekonominin dayanıklılığını koruduğunu belirterek, emtia fiyatları, enflasyon ve enflasyon beklentileri ile finansal koşulların etkilendiğini ancak henüz küresel bir yavaşlamaya işaret etmediğini bildirdi.Makroekonomik veri tarafında ABD Merkez Bankası (Fed) New York şubesinin açıkladığı imalat endeksi, haziranda 5,7 değerine inerek beklentilerin altında gerçekleşti. Ülkede sanayi üretimi de mayısta aylık bazda yüzde 0,1 ile beklentilerin altında artış gösterdi.Söz konusu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yatay seyirle yüzde 4,48'de, dolar endeksi yüzde 0,1 artışla 99,80 seviyesinde seyrediyor.Altının onsu yüzde 0,3 artışla 4 bin 322 dolardan işlem görüyor.Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,7 azalışla 82,4 seviyesinde seyrediyor.New York borsası pozitif seyrettiNew York borsası, ABD ile İran arasında varılan mutabakat ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle pozitif seyretti.ABD'li iş insanı Elon Musk'ın üst yöneticisi (CEO) olduğu uzay, havacılık ve yapay zeka şirketi Space Exploration Technologies Corp (SpaceX), ilk halka arz sürecinin tamamlandığını ve ek hisse alım opsiyonunun kullanılmasıyla yaklaşık 85,7 milyar dolar brüt gelir elde edildiğini duyurdu. SpaceX hisseleri, şirketin 2 trilyon doların üzerinde değerlemeyle gerçekleştirdiği halka arzın ardından ikinci işlem gününde yüzde 19,6 yükseldi.Petrol fiyatlarındaki gerileme, enerji şirketlerinin hisseleri üzerinde baskı oluştururken enerji maliyetlerindeki düşüşten fayda sağlayan hava yolu şirketlerinin hisselerini destekledi.ABD'li enerji şirketlerinden Exxon Mobil'in hisseleri yüzde 4,14 ve Chevron'un hisseleri yüzde 3,64 düştü.Hava yolu şirketlerinden United Airlines'ın hisseleri yüzde 3,85, American Airlines'ın hisseleri yüzde 3,2 ve Delta Air Lines'ın hisseleri yüzde 1,22 değer kazandı.Fox hisseleri ise şirketin Roku'yu 22 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın alacağını duyurmasının ardından yüzde 15,2 geriledi.Söz konusu gelişmelerle Dow Jones endeksi yüzde 0,92, S&P 500 endeksi yüzde 1,65 ve Nasdaq endeksi yüzde 3,07 değer kazandı.Dow Jones endeksi 51.945,89 puanla rekor seviyeyi gördü. ABD'de endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.Avrupa borsaları İngiltere hariç yükseldiAvrupa borsaları, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın etkisiyle haftanın ilk işlem gününü İngiltere hariç yükselişle tamamladı. İngiltere borsasındaki gerilemede enerji şirketlerinin hisselerindeki düşüşler etkili oldu.Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, yüksek enerji fiyatlarının ekonominin diğer alanlarına da sirayet etmeye başladığını belirterek, enflasyonun ikinci tur etkilerine karşı tedbir mesajı verdi.Yüksek enerji fiyatlarının ekonominin diğer alanlarına da sirayet etmeye başladığı uyarısında bulunan Lagarde, "Enflasyonun dolaylı etkilerini son haftalarda neredeyse her alanda net bir şekilde görmeye başladık. Özellikle ücret artışı riskleri gibi ikinci tur etkilerin su yüzüne çıktığını hissettiğimizde, kaçınılmaz olarak tedbir almak zorundayız. Bu noktada özellikle çekirdek enflasyon göstergesini yakından takip ediyoruz." dedi.Almanya Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel, Orta Doğu'daki gerilimin azalması durumunda dahi Avrupa Merkez Bankasının (ECB) enflasyon riskine karşı ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini bildirdi.Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi nisanda bir önceki aya göre yüzde 0,1, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 0,3 artış gösterdi.Söz konusu gelişmelerle Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,05, Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,4 ve İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,66 değer kazanırken, İngiltere'de FTSE 100 endeksi ise yüzde 0,39 değer kaybetti. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık seyirle başladı.BoJ politika faizini 1995'ten bu yana ilk kez yüzde 1'e çıkardıAsya borsaları Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz kararı ve Çin'den gelen zayıf makroekonomik veriler sonrasında karışık bir seyir izleniyor.BoJ, politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1'e çıkardı. Banka böylece politika faizini 1995’ten bu yana ilk defa yüzde 1’e yükseltmiş oldu.Kararın 7'ye karşı 1 oyla alındığı, kurul üyesi Toichiro Asada'nın ise faiz oranının yüzde 0,75'te tutulması yönünde karşı oy kullandığı bildirildi. BoJ Başkanı Kazuo Ueda ise toplantıya sağlık sorunları nedeniyle katılamadı.Banka açıklamasında, "Temel TÜFE enflasyonunun yüzde 2'ye yaklaştığı ve finansal koşulların elverişli olduğu göz önüne alındığında, Banka, ekonomik faaliyet ve fiyatlardaki gelişmelerin yanı sıra finansal koşullara yanıt olarak politika faiz oranını yükseltmeye ve para politikasındaki genişlemeci duruşun derecesini ayarlamaya devam edecektir." ifadelerine yer verildi.Bu bağlamda, Orta Doğu’daki durumun gelecekteki seyrinin Japonya’nın ekonomik faaliyeti ve fiyatları üzerindeki etkisinin yakından takip edileceği belirtilen açıklamada, ekonomik faaliyet ve fiyatlara ilişkin görünümün temel senaryosunun gerçekleşme olasılığını ve bu görünüme yönelik riskleri değerlendirerek, para politikasındaki ayarlamanın zamanlaması ve hızının değerlendirileceği aktarıldı.Banka açıklamasında, BoJ'un 2027'nin ocak-mart dönemine kadar Japon devlet tahvillerine yönelik aylık alım tutarını her çeyrekte yaklaşık 200 milyar yen azaltmasının planlandığı belirtildi.Enflasyonist baskılar ve yendeki zayıflama faiz artırımına neden olan önemli sebepler arasında yer aldı.Zayıf yen, Japonya'nın ihracatının rekabet gücünü artırmasına rağmen, ithalattan kaynaklı enflasyona sebep oluyor ve kamu maliyesini baskı altına alıyor.Öte yandan Çin'de mayıs ayına ilişkin perakende satışlar, Aralık 2022'den bu yana ilk kez düşüş göstererek bir önceki yıla göre yüzde 0,6 azaldı. Ülkede mayıs ayına ilişkin kentsel sabit varlık yatırımları, gayrimenkul ve imalat sektörlerinin de etkisiyle yüzde 4,1 azalış kaydetti.Ülkede mayıs ayında yeni konut fiyatları yüzde 0,2, ikinci el konut fiyatları yüzde 0,3 azalırken, işsizlik oranı yüzde 5,2'den yüzde 5,1'e indi.Çin'de mayıs ayına ilişkin sanayi üretimi ise yüzde 4,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti.Ülkede güçlü arz ile zayıf talep arasındaki dengesizlik ciddi boyutunu koruyor.İran savaşının enerji akışında yarattığı aksamanın emtia fiyatlarını yükseltmesi, Çin ekonomisini yıllardır etkileyen deflasyonist baskıların hafiflemesine katkı sağlasa da söz konusu fiyat artışlarının talep değil maliyet kaynaklı olması ekonomideki kırılganlığın sürdüğüne işaret ediyor.Öte yandan Avustralya Merkez Bankası, politika faizini yüzde 4,35'te sabit bıraktı.Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,6, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,9 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksinde yatay bir seyir izleniyor. Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 geriledi.Borsa günü yükselişle tamamladıDün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,64 değer kazanarak 14.446,42 puandan tamamladı.Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise dün günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,14 yükselişle 16.759,00 puandan tamamladı.Dolar/TL dün günü 46,2900'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,3030'dan işlem görüyor.Orta Doğu'da barış ikliminin tesis edileceğine yönelik beklentiler ve tahvil faizlerindeki gerilemenin etkisiyle Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 218,98 baz puana gerileyerek 19 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.Analistler, bugün yurt içinde konut fiyat endeksinin, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde ZEW ekonomik güven endeksi, ABD'de konut başlangıçları ve inşaat izinlerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.300 ve 14.200 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti.Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:10.00 Türkiye, mayıs ayı konut fiyat endeksi12.00 Almanya, haziran ayı ZEW ekonomik güven endeksi12.00 Avro Bölgesi, haziran ayı ZEW ekonomik güven endeksi15.30 ABD, mayıs ayı konut başlangıçları15.30 ABD, mayıs ayı inşaat izinleri Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel piyasalarda gözler ABD-İran anlaşmasının ayrıntılarında - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 06:30:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026093024_ccf19e0c19c74d09082090cb00313bbd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026093024_ccf19e0c19c74d09082090cb00313bbd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/16062026093024_ccf19e0c19c74d09082090cb00313bbd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-143822.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gunu-yukselisle-tamamladi-143822.html</link>
                    <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 3,64 değer kazanarak 14.446,42 puandan tamamladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - BIST 100 endeksi, önceki kapanışa göre 507,93 puan artarken, toplam işlem hacmi 217,8 milyar lira oldu.Bankacılık endeksi yüzde 5,14, holding endeksi yüzde 4,09 değer kazandı.Sektör endekslerinin tümü kazandırırken, en çok kazandıran yüzde 6,28 ile madencilik oldu.Küresel piyasalar, ABD ile İran arasında savaşı sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçişleri yeniden başlatmayı öngören mutabakatın sağlanmasıyla pozitif bir seyir izliyor.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "yoğun görüşmelerin ardından ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını" duyurdu.Her iki tarafın da "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan ettiğini" aktaran Şerif, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini belirtti.ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.Bu gelişmelerle birlikte, Orta Doğu'da barış ikliminin tesis edileceğine yönelik beklentiler ve tahvil faizlerindeki gerilemenin etkisiyle Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 225 baz puana inerek 26 Şubat'tan bu yana en düşük seviyesini gördü.Analistler, yarın yurt içinde konut fiyat endeksinin, yurt dışında ise Çin'de perakende satışlar, sanayi üretimi, işsizlik oranı, Avro Bölgesi'nde ZEW ekonomik güven endeksi, ABD'de konut başlangıçları ve inşaat izinlerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.300 ve 14.200 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti. Muhabir: Tunahan Kükürt ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Borsa günü yükselişle tamamladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:00:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026190028_37bbf366c91c56e5374ac1edffb69565.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026190028_37bbf366c91c56e5374ac1edffb69565.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026190028_37bbf366c91c56e5374ac1edffb69565.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[AB, Rusya'ya yaptırım listesini genişletiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-rusyaya-yaptirim-listesini-genisletiyor-143817.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-ab-rusyaya-yaptirim-listesini-genisletiyor-143817.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırıları, hibrit eylemleri ve insan hakları ihlalleri nedeniyle 34 kişi ile 47 kuruluşu daha yaptırım listesine ekledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BRÜKSEL (AA) - AB Konseyi'nden yapılan açıklamada, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırıları, hibrit eylemleri ve uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerine karşı yeni kısıtlayıcı tedbirlerin kabul edildiği bildirildi.Açıklamada, "Yeni AB yaptırımları Rusya'nın enerji gelirlerini, askeri-sanayi kompleksini, propaganda ağını ve insan hakları ihlallerini hedef alıyor." ifadesine yer verildi.Yeni paket kapsamında 34 kişi ve 47 kuruluşun daha yaptırım listesine alındığına dikkati çekilen açıklamada, "Bu önlemler Rus askeri-sanayi kompleksini daha da kısıtlayacak, gölge filo ağını hedef alarak Rusya'nın enerji gelirlerini azaltacak, hibrit tehditleri ve saldırgan savaşını meşrulaştıran Rus devlet propagandasının yayılmasını engelleyecek." değerlendirmesi yapıldı.Açıklamada, Rusya'nın askeri ve sanayi altyapısını destekleyen 7 kişi ile 21 kuruluşun yaptırım listesine eklendiği, bunlar arasında Rus ordusuna Ukrayna'daki savaşta kullanılmak üzere insansız hava araçları ve diğer askeri teçhizat sağlayan şirketlerin de bulunduğu kaydedildi.Enerji gelirlerinin Rus ekonomisi için önemli bir kaynak olmaya devam ettiğine işaret edilen açıklamada, yaptırım paketi kapsamında Rusya'dan ham petrol ve petrol ürünlerinin taşınması ve ihracatıyla bağlantılı 2 kişi ile 24 kuruluşun da yaptırım listesine alındığı bildirildi.Açıklamada, söz konusu kişi ve kuruluşlar arasında, AB yaptırımlarını aşmak amacıyla kullanılan ve deniz güvenliği ile çevre açısından risk oluşturduğu belirtilen Rusya'nın "gölge filo" ağıyla bağlantılı şirketlerin de yer aldığı ifade edildi.Rusya'nın AB ve üçüncü ülkelere yönelik hibrit faaliyetleri kapsamında 10 kişi ile bir kuruluşun daha yaptırım listesine eklendiği kaydedilen açıklamada, bunlar arasında Rus devlet medyasıyla bağlantılı gazeteciler, yorumcular ve sosyal medya fenomenlerinin bulunduğu belirtildi.Rus muhalif lider Aleksey Navalnıy'nın zehirlenmesi ve ölümüyle bağlantılı olarak da yeni yaptırım kararı alındığı ifade edilen açıklamada, bu kapsamda hakimler, savcılar, güvenlik görevlileri, sağlık personeli ve Federal Güvenlik Servisi (FSB) mensuplarının da aralarında bulunduğu 15 kişi ile bir kuruluşun yaptırım listesine dahil edildiği bildirildi.Açıklamada, Rusya'nın Kırım ve Sivastopol'ü yasa dışı ilhakı nedeniyle uygulanan mevcut yaptırımların süresinin 23 Haziran 2027'ye kadar uzatılmasına karar verildiğinin altı çizildi.AB, şimdiye kadar savaş nedeniyle Rusya'ya yönelik 20 yaptırım paketini hayata geçirdi. 21'inci yaptırım paketi çalışmaları da devam ediyor.Bu çerçevede Rusya'ya, ticaret, finans, petrol ve kömür de dahil enerji, sanayi, teknoloji, ulaşım, çift kullanımlı ve lüks ürünler ile altın ve elması kapsayan geniş bir yelpazede kısıtlamalar uygulanıyor.Deniz yoluyla taşınan ham petrol ile bazı petrol ürünlerinin Rusya'dan AB'ye gönderilmesine yönelik yasak, bazı Rus bankalarının uluslararası ödeme sistemi SWIFT'ten çıkarılması ve çok sayıda yayın kuruluşunun faaliyetlerinin askıya alınması da yaptırımlar arasında.AB'nin yaptırım listesinde 2 bin 500'den fazla kişi ve kuruluş yer alıyor. Muhabir: Ata Ufuk Şeker ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[AB, Rusya'ya yaptırım listesini genişletiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:00:19 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026180019_ecfce339ac7e64a8b2fbbaa7b1bd9581.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026180019_ecfce339ac7e64a8b2fbbaa7b1bd9581.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026180019_ecfce339ac7e64a8b2fbbaa7b1bd9581.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Borsa güne yükselişle başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gune-yukselisle-basladi-143768.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-borsa-gune-yukselisle-basladi-143768.html</link>
                    <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, güne yüzde 3,02 yükselişle 14.359,48 puandan başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,42 değer kazanarak 13.938,48 puandan tamamlamıştı.Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 420,99 puan ve yüzde 3,02 artışla 14.359,48 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 6,41, holding endeksi yüzde 3,11 değer kazandı.Tüm sektör endeksleri kazandırırken, en çok kazandıran bankacılık oldu.Küresel piyasalar, ABD ve İran arasında anlaşma sağlanmasıyla haftaya ralli havasında başladı.ABD/İsrail-İran Savaşına ve teknoloji şirketlerine ilişkin gelişmeler küresel piyasaların odağında olmayı sürdürüyor.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını belirtti.ABD ve İran arasında varılan barış anlaşmasının küresel enflasyon baskılarını hafifleteceği ve yüksek faiz oranlarına duyulan ihtiyacı azaltacağına yönelik öngörüler, küresel piyasalarda risk iştahını destekliyor.Söz konusu gelişmenin bu hafta faiz kararlarını açıklayacak merkez bankaları için bir rahatlama sağlaması beklenirken, enerji fiyatlarından kaynaklı enflasyonist baskılara dair endişelerin hafifleyebileceği ve bunun da para politikalarını sıkılaştırma konusundaki baskıyı bir nebze olsun hafifletebileceği tahmin ediliyor.Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise ABD'de ve Avro Bölgesi'nde sanayi üretimi başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.500 ve 14.400 puanın direnç, 14.300 ve 14.200 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti. Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Borsa güne yükselişle başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:30:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026103032_78dbe9ed7dd779a10b448322f6bf81c7.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026103032_78dbe9ed7dd779a10b448322f6bf81c7.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026103032_78dbe9ed7dd779a10b448322f6bf81c7.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yetkisiz ikinci el araç satanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşan ceza kesildi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-yetkisiz-ikinci-el-arac-satanlara-bu-yil-108-milyon-lirayi-asan-ceza-kesildi-143761.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-yetkisiz-ikinci-el-arac-satanlara-bu-yil-108-milyon-lirayi-asan-ceza-kesildi-143761.html</link>
                    <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yapanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşkın idari para cezası kesildiğini bildirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - Bakanlıktan yapılan açıklamada, oluşturduğu hacimle ülke ekonomisindeki önemi her geçen gün artan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesine yönelik çalışmalara aralıksız devam edildiği belirtildi.Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edenlerin bakanlıktan yetki belgesi almaları gerektiğine işaret edilen açıklamada, bugüne kadar 84 bin 804 işletmeye ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi düzenlendiği aktarıldı.Açıklamada, bu alanda bakanlık tarafından düzenli inceleme ve denetim gerçekleştirildiğine dikkat çekilerek, yönetmelikle kural altına alındığı halde yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde bulunduğu tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında idari para cezası uygulandığı ifade edildi.Bugüne kadar 305 milyon lira ceza kesildiYönetmelik kapsamında son dönemde yapılan incelemeler neticesinde, yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti faaliyetinde bulunduğu tespit edilen her bir gerçek ve tüzel kişi için 400 bin 680 lira ila 1 milyon 402 bin 380 lira arasında değişen tutarlarda olmak üzere 176 gerçek ve tüzel kişi hakkında 102 milyon lira idari para cezası uygulandığı bildirilen açıklamada, şunlar kaydedildi:"Bakanlığımızca yetki belgesi olmadan ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yaptığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişiler hakkında 2026'da uygulanan idari para cezası tutarı 108 milyon lirayı geçti. Bugüne kadar uygulanan idari para cezası tutarı da 305 milyon liraya ulaşmıştır. Motorlu kara taşıtı ticaretinde kayıt dışı faaliyetlerin azaltılması, haksız ticari uygulamaların ve tüketici mağduriyetinin önüne geçilmesi, sektörde daha adil ve güvenli bir ortamın tesis edilmesi amacıyla çalışmalarımız ve denetimlerimiz kesintisiz devam edecek." Muhabir: Mert Davut ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Yetkisiz ikinci el araç satanlara bu yıl 108 milyon lirayı aşan ceza kesildi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 07:00:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026100044_c45b58f1345837d31c844baac8b2b152.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026100044_c45b58f1345837d31c844baac8b2b152.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026100044_c45b58f1345837d31c844baac8b2b152.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Küresel piyasalar haftaya anlaşma rallisiyle başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalar-haftaya-anlasma-rallisiyle-basladi-143759.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-kuresel-piyasalar-haftaya-anlasma-rallisiyle-basladi-143759.html</link>
                    <description><![CDATA[Küresel piyasalar, ABD ve İran arasında anlaşma sağlanmasıyla haftaya ralli havasında başladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - ABD/İsrail-İran Savaşına ve teknoloji şirketlerine ilişkin gelişmeler küresel piyasaların odağında olmayı sürdürüyor.Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.ABD Başkanı Donald Trump da İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını bildirdi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını belirtti.ABD ve İran arasında varılan barış anlaşmasının küresel enflasyon baskılarını hafifleteceği ve yüksek faiz oranlarına duyulan ihtiyacı azaltacağına yönelik öngörüler, küresel piyasalarda risk iştahını destekliyor.Söz konusu gelişmenin bu hafta faiz kararlarını açıklayacak merkez bankaları için bir rahatlama sağlaması beklenirken, enerji fiyatlarından kaynaklı enflasyonist baskılara dair endişelerin hafifleyebileceği ve bunun da para politikalarını sıkılaştırma konusundaki baskıyı bir nebze olsun hafifletebileceği tahmin ediliyor.Anlaşmayla enerji arzına ilişkin sıkıntıların hafiflemesi bekleniyor.Olumlu haber akışına karşın taraflar arasında anlaşma imzalanana kadar yatırımcıların temkinli bir tutum sergileyebileceği öngörülüyor.Analistler, özellikle nakliye ve sigorta şirketlerinin anlaşmanın geçerliliğinden emin olmak isteyeceklerini söyledi.Piyasaların gözü yeni Fed'in faiz kararında olacakÖte yandan bu hafta piyasaların gözü, yeni ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh'ın yöneteceği ilk faiz kararı toplantısından çıkacak para politikası kararlarında olacak. Bankanın faiz oranını sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, Warsh'ın ilk sözle yönlendirmelerindeki tonuna dikkat edilecek.Güçlü istihdam verileri ve yükselen enflasyon nedeniyle Fed'in yıl sonuna kadar bir kez faiz artıracağına dair öngörüler masada dururken, jeopolitik gelişmelere ilişkin olumlu haber akışıyla bankanın faiz artırımına gideceğine yönelik öngörüler bir miktar zayıfladı.Analistler, para politikası metni ile Warsh'ın toplantı sonrası yapacağı açıklamalarda gelecek dönem politikalarına ilişkin sinyaller aranacağını belirterek, alınacak sinyallerle birlikte piyasalarda oynaklığın artabileceğini bildirdi.Warsh'ın "şahin" söylemlerde bulunması durumunda dolara olan talebin artabileceği tahmin ediliyor.Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, bankanın aralık toplantısında yüzde 73 ihtimalle politika faizini 25 baz puan artıracağı öngörülüyor.Makroekonomik veri tarafında, ABD'de Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, haziranda 48,9'a çıkarak beklentilerin üzerinde gerçekleşti.Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi haziranda yüzde 4,8'den yüzde 4,6'ya gerilese de İran savaşının başlamasından önce görülen seviyenin üzerinde kalmaya devam etti.ABD'de bu hafta açıklanacak sanayi üretim verilerinin de yatırımcılara ekonominin gidişatına dair bir bakış açısı sunması bekleniyor.Bu gelişmelerle 82,50 dolarla 3 ayın en düşük seviyesini gören Brent petrolün varil fiyatı, önceki kapanışın yüzde 3,9 altında 82,7 dolarda seyrediyor.Petrol fiyatlarının artık sürdürülebilir bir şekilde düşebileceği ve enflasyonist baskıları azaltabileceğine yönelik umutlarla tahvil piyasasındaki satış baskısı azalırken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi 6 baz puan azalışla yüzde 4,43'e geriledi.Tahvil faizlerindeki düşüş ve genel olarak risk algısındaki iyileşme, doları aşağı çekerken, dolar endeksi yüzde 0,3 azalışla 99,5 seviyesinde seyrediyor.Söz konusu gelişmelerle altının onsu yüzde 2,8 artışla 4 bin 328,7 dolardan işlem görüyor. New York borsası pozitif seyrettiNew York borsası, cuma günü SpaceX'in halka arzıyla pozitif seyretti.Hisse başına 135 dolardan halka arz edilen Elon Musk'ın uzay şirketi SpaceX'in hisseleri, Nasdaq borsasında 150 dolardan işlem görmeye başladı. Gün içinde 176,52 dolara kadar tırmanan şirketin hisseleri yüzde 19,2 artışla 160,95 dolardan günü tamamladı.SpaceX'in halka arzı, teknoloji ve yapay zeka sektörü için önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.Uzay endüstrisindeki diğer şirketlerin hisselerindeki düşüş ise dikkati çekti. EchoStar Corp ile Rocket Lab'ın hisseleri yaklaşık yüzde 11, Redwire'ın hisseleri yüzde 11,5 ve AST SpaceMobile'in hisseleri yüzde 15,5 değer kaybetti.Bu gelişmelerle cuma günü Dow Jones endeksi yüzde 0,7, S&P 500 endeksi yüzde 0,5 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,31 değer kazandı. ABD'de endeks vadeli kontratlar da güne pozitif başladı.Avrupa'da bu hafta BoE'nin faiz kararı takip edilecekAvrupa borsalarında da cuma günü pozitif bir seyir izlendi.Bölgede cuma günü Almanya'da ve İngiltere'de açıklanan makroekonomik veriler öne çıktı.İngiltere ekonomisi nisanda aylık bazda yüzde 0,1 daralırken şubat-nisan aylarını kapsayan üç aylık dönemde yüzde 0,7 büyüdü. Böylece İngiltere ekonomisi nisanda Ağustos 2025'ten bu yana ilk kez daraldı.ABD/İsrail-İran Savaşı'nın etkileri İngiltere ekonomisinde görülmeye başladı. Orta Doğu'daki gerilimin devam etmesi durumunda enerji şokunun İngiltere haneleri ve işletmelerini daha fazla etkileyebileceğine dair endişeler devam ediyor.Almanya'da ise mayıs ayına ilişkin tüketici fiyat endeksi aylık yüzde 0,2 azalırken yıllık ise yüzde 2,6 arttı ve beklentileri karşıladı. Almanya'da TÜFE aylık bazda azalmasına karşın yıllık TÜFE'deki artış enerji maliyetlerinden kaynaklı enflasyon baskısının devam ettiğini ortaya koyuyor.Öte yandan Avrupa'da bu hafta İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı takip edilecek. Bankanın bu hafta politika faizini sabit bırakması beklenmesine karşın jeopolitik gerginliklerin devam etmesi durumunda yılın geri kalanında faiz artırımına gidebileceği tahmin ediliyor.Söz konusu gelişmelerle, Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 1,66, Fransa'da CAC 40 endeksi ise yüzde 1,83, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,97 ve İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 1,63 değer kazandı. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.Asya borsaları pozitif seyrediyorAsya borsalarında jeopolitik gerginliklerin azalmasıyla haftanın ilk işlem gününde pozitif bir seyir izleniyor.Petrol fiyatlarının gerileyeceğine ilişkin beklentilerin enerji ithalatçısı olan Japonya için büyük bir avantaj sağlaması beklenirken, bu beklentilerle Japonya borsasında sert yükselişler görülüyor.SpaceX’in halka arz olması da Asya’daki teknoloji şirketlerinin hisse performansına olumlu yansıdı.Öte yandan Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) yarınki faiz kararı Asya piyasalarının en önemli gündem maddesi olarak öne çıkıyor.BoJ, özellikle ABD/İsrail-İran savaşı nedeniyle artan enflasyon baskıları karşısında haziran ayında politika faizini artırabileceğine işaret etmişti.Bankanın böylece 1995'ten bu yana politika faizini ilk kez yüzde 1'e yükseltmesi bekleniyor. Analistler, politika yapıcıların faizleri artırarak ülkede tahvil piyasasında görülen oynaklığı da azaltmayı amaçlayabileceğini söyledi.Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,9, Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 5,3, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 yükseldi.Nikkei 225 endeksi, 69.682,23 puanla rekor seviyeyi gördü.Borsa cuma gününü yükselişle tamamladıCuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 1,42 değer kazanarak 13.938,48 puandan tamamlamıştı.Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı haziran vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,24 yükseldi.Dolar/TL cuma gününü yüzde 0,2 artışla 46,2680'den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 46,2740'dan işlem görüyor.Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise ABD'de ve Avro Bölgesi'nde sanayi üretimi başta olmak üzere veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.000 ve 14.100 puanın direnç, 13.800 ve 13.700 puan seviyelerinin destek konumunda olduğunu kaydetti. Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:10.00 Türkiye, nisan ayı sanayi üretimi12.00 Avro Bölgesi, nisan ayı sanayi üretimi12.00 Avro Bölgesi, nisan ayı ticaret dengesi16.15 ABD, mayıs ayı sanayi üretimi16.15 ABD, mayıs ayı kapasite kullanım oranı16.30 ABD, haziran ayı New York Fed imalat endeksi Muhabir: Burhan Sansarlıoğlu ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Küresel piyasalar haftaya anlaşma rallisiyle başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 06:30:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026093018_79a3e26be86c2564b74b936be8f94ac4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026093018_79a3e26be86c2564b74b936be8f94ac4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/15062026093018_79a3e26be86c2564b74b936be8f94ac4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bakanı Kacır: Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına 3 milyar dolarlık kamu kaynağı sunacağız]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-bakani-kacir-veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz-143748.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-bakani-kacir-veri-merkezi-ve-yapay-zeka-yatirimlarina-3-milyar-dolarlik-kamu-kaynagi-sunacagiz-143748.html</link>
                    <description><![CDATA[Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz." dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Bakan Kacır, veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceklerini belirterek, "Kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine yönlendireceğiz ve böylelikle ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer ortaya çıkaracağız." dedi.Bakan Kacır, Yıldız Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen İş'te Yapay Zeka Mezuniyet Töreni'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi gerçekleştirdiğini belirterek, alın terinin, akıl terinin kıymetine inanan bir anlayışa sahip olduklarını ve engelleri kaldırmaya devam edeceklerini dile getirdi.Bugün Türkiye'de 114 teknoparkın olduğunu kaydeden Kacır, "Bu 114 teknoparkta bugün 13 binden fazla teknoloji girişimi var. Bugün Türkiye'de 1700'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi var." diye konuştu.Kacır, Türkiye'nin AR-GE insan kaynağının 23 yıllık dönem içinde 29 binden 311 bine yükseldiğine işaret ederek, "Bu ülkede yapılan AR-GE faaliyetlerinin hacmi 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara çıktı." açıklamasını yaptı.Türkiye'nin milli gelirinin yüzde 1,5'ini AR-GE çalışmalarına ayıran bir ülke haline geldiğini ifade eden Kacır, "Bu oranı mukayese ettiğimizde Avrupa'nın İtalya, İspanya gibi sanayileşmiş ülkeleriyle denk seviyelerde olduğunu ifade edebiliriz. Böyle bir ekosistemin içinde sizler başarılara ulaşacaksınız. Bu ekosistemin en önemli unsuru şüphesiz beşeri sermaye." değerlendirmesinde bulundu."Dünyada büyük yeniliklerin yaşandığı bir dönemdeyiz"Bakan Mehmet Fatih Kacır, dünyada büyük yeniliklerin yaşandığı bir dönemde olunduğuna dikkati çekerek, her geçen gün ortaya çıkan yeniliklerin bireysel yaşamı, toplumsal hayatı, iş dünyasını ve kamu yönetimini derinden etkilediğinin altını çizdi.Yeniliklerin büyük kısmının genç insanlar tarafından kurulan şirketler aracılığıyla ortaya çıktığına işaret eden Kacır, "Gencecik insanlar 20'li, 30'lu yaşlarında teknoloji girişimleri kuruyor ve o teknoloji girişimleri kendilerinden çok daha cüsseli, çok daha iri, çok daha büyük, çok daha kurumsal şirketlerin başaramadıklarını başarıyor ve dünyayı değiştiriyorlar." ifadelerini kullandı.Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda bir yandan kurumsal altyapıyı güçlendirirken bir yandan da insan kıymetini Türkiye'nin teknoloji hedeflerine yönelik donattıklarını dile getirerek, şunları anlattı:"Bütün çalışmalarımızın merkezinde her daim insan kıymetini görüyoruz. Çünkü, bugünün dünyasında yapay zeka neredeyse her alanı etkileyen bir teknoloji başlığına dönüşmüş durumda. Yapay zekanın insanlık yararlarına geliştirildiği ölçüde kıymetli olacağını, insanlığın refahı için geliştirildiği ölçüde değerli olacağını, sadece bir avuç ülkenin, bir avuç şirketin geliştirdiği yapay zekayı herhangi bir etik ya da hukuki sınırlamaya tabi tutmaksızın ilerletmenin insanlığa yarardan çok büyük tehditler sunacağını değerlendiriyoruz.""100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz"Yapay zekanın topluma ve ülkeye fayda sağlayacak olmasının esas olduğunu kaydeden Kacır, gelecek dönemde dolu dizgin bir yolculuğa çıkacaklarını, ilk 2 yıl içinde 5 milyon vatandaşa 81 ilde başlatacakları yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle yapay zeka eğitimleri sunacaklarını söyledi.Bakan Kacır, 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:"Bu süreçte verinin çok kıymetli olduğunun farkındayız. Türkiye'nin verisinin Türkiye'de kalması ama en az bu kadar önemli olan kendi verimizin kendi modellerimizle işlenmesi ve kendi verimizden kendimizin değer oluşturabilmesi adına yeni fırsatlar, yeni imkanlar oluşturacağız.Kamunun elindeki veriyi, büyük veriyi Türkiye'nin yapay zeka geliştiricilerinin hizmetine sunacağız. En az 2 bin kamu veri setini yapay zeka geliştiricilerimize yerli ve milli çözümler ortaya koyabilmeleri için sunma hedefini ortaya koyduk.""Türkiye'nin dijital merkez ülke olmasına vesile olacak adımlar atacağız"Mehmet Fatih Kacır, dijital altyapının güçlendirileceğini ve Türkiye'nin veri merkezi kapasitesinin daha ileri seviyelere çıkarılacağını dile getirdi.Yapay zeka büyüme bölgelerinin kurulacağını kaydeden Kacır, "Bütün bunlarla beraber özel sektör yatırımlarını hızlandıracağız. Türkiye'nin adeta bir dijital merkez ülke olmasına vesile olacak adımlar atacağız." dedi.Kacır, "Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı sunarak 10 milyar dolarlık bir özel sektör yatırımını harekete geçireceğiz. Bir yandan da kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde 2'sini yapay zeka projelerine yönlendireceğiz. Böylelikle ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer ortaya çıkaracağız." ifadelerini kullandı.Türkiye'nin bugün kritik savunma teknolojilerinde dünyada ilk 5 ülkeden biri haline geldiğini vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:"Bazı alanlarda yeni nesil insansız havacılık gibi alanlarda dünyanın bir numaralı ülkesi haline geldi. Ama bizim hikayemizin başkalarınınkinden farklı bir yönü var. Biz engelleri aşa aşa buraya geldik. Ambargolarla, kısıtlamalarla mücadele ede ede bu başarıları elde ettik. Çünkü biz sadece sistem geliştirici olmadık. Alt sistemleriyle, çekirdek bileşenleriyle kritik teknolojinin tüm aşamalarında yerli ve milli bir kabiliyet geliştirdik. İşte savunma sanayisinde elde ettiğimiz bu başarı şimdi artık sivil alanlara adım adım yaygınlaşıyor." Muhabir: Yunus Türk ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Bakanı Kacır: Veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına 3 milyar dolarlık kamu kaynağı sunacağız - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 13:00:14 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026160014_051b48c027799065b8563eb4eb1a67d3.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026160014_051b48c027799065b8563eb4eb1a67d3.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026160014_051b48c027799065b8563eb4eb1a67d3.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye'de SOME'ler 2025'te 101 binden fazla zararlı bağlantıya "dur" dedi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-turkiyede-someler-2025te-101-binden-fazla-zararli-baglantiya-dur-dedi-143737.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-turkiyede-someler-2025te-101-binden-fazla-zararli-baglantiya-dur-dedi-143737.html</link>
                    <description><![CDATA[Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi tarafından geçen yıl 6 bin 805 siber güvenlik bildirimi, ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşıldı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - Türkiye'de 2025 yılı sonu itibarıyla Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) koordinasyonunda sektörel ve kurumsal Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) tarafından 101 binden fazla zararlı bağlantı tespit edildi ve muhtemel siber saldırılara geçit verilmedi.AA muhabirinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, ekonomik ve toplumsal hayatın tüm alanlarında köklü bir dönüşümü beraberinde getirdi.Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte siber güvenlik konusu da stratejik bir öncelik haline geldi.8 bin 393 uzman görev yapıyorBu kapsamda BTK çatısı altında bulunan USOM ile siber güvenlik mücadelesi yürütülüyor.USOM koordinasyonunda faaliyet gösteren 14 sektörel SOME ve 2 bin 401 kurumsal SOME bünyesinde 8 bin 393 siber güvenlik uzmanı görev yapıyor. Bu uzmanlarca, ülkenin siber güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar sürdürülüyor.Bu çerçevede kimlik avı, yapay zeka destekli dolandırıcılık, fidye yazılımı saldırıları, veri sızıntısı ve hırsızlığı gibi saldırılara geçit verilmiyor. Türkiye genelinde görev yapan bu siber güvenlik uzmanları, olası saldırıların erken tespiti ve müdahalesinde aktif rol üstleniyor.USOM koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında 8 bin 393 siber güvenlik uzmanı, 2025 yılı sonu itibarıyla 101 bin 500'ü aşkın zararlı bağlantıyı tespit ederek erişime kapattı.Ayrıca, geçen yıl USOM tarafından 6 bin 805 siber güvenlik bildirimi, ilgili kurum ve kuruluşlara iletildi.Türkiye'de geliştirilen ve yaygın olarak kullanılan üçüncü taraf yazılım, donanım ve diğer teknolojik ürünlerde tespit edilen güvenlik açıkları için CVE kimlik numaraları tahsis ediliyor. Bu kapsamda 2025'te 519 CVE ID ataması yapıldı.Öte yandan, BTK Akademi ve USOM işbirliğinde öğrencilere yönelik uygulamalı siber güvenlik eğitimleri de düzenleniyor.BTK Akademi üzerinden sunulan çevrim içi siber güvenlik eğitimlerinden yararlanan kullanıcı sayısı 2025 yılı sonu itibarıyla 837 bini aştı. Uygulamalı siber güvenlik eğitimi alan kişi sayısı da 1500'ü geçti. Muhabir: Ayşe Böcüoğlu Bodur ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye'de SOME'ler 2025'te 101 binden fazla zararlı bağlantıya "dur" dedi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:30:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133026_1306f3ded429d4c235d820af2036657a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133026_1306f3ded429d4c235d820af2036657a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133026_1306f3ded429d4c235d820af2036657a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Emtia piyasalarında jeopolitik riskler ve Fed beklentileri etkili oldu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu-143736.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-emtia-piyasalarinda-jeopolitik-riskler-ve-fed-beklentileri-etkili-oldu-143736.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına yönelik haber akışı, Brent petrol fiyatlarında düşüşe neden oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik riskler, ABD'de açıklanan enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler fiyatlamalarda belirleyici oldu.ABD ile İran arasında anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik haber akışı, enerji piyasalarında risk primini kısmen azaltırken anlaşmanın henüz kesinleşmemesi petrol fiyatlarında oynaklığın yüksek kalmasına neden oldu.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ve anlaşma sürecinde ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamaları, enerji arzına yönelik endişeleri sınırladı. Buna karşın İran tarafından gelen temkinli açıklamalar, bu hafta piyasalarda kalıcı bir rahatlama oluşmasını engelledi.Hafta içinde açıklanan ABD enflasyon verileri de emtia fiyatlamalarında etkili oldu. ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 4,2 artarken çekirdek enflasyon yıllık yüzde 2,9 seviyesinde gerçekleşti. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon baskılarının sürdüğüne işaret etti.Üretici fiyatları tarafında da enerji kaynaklı baskılar öne çıktı. ABD'de Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) mayısta aylık yüzde 1,1 ve yıllık yüzde 6,5 yükselirken nihai talep enerji endeksindeki artış üretici fiyatlarını yukarı taşıdı.Söz konusu veriler, Fed'in faiz indirimlerine yakın zamanda başlamayacağına yönelik beklentileri desteklerken özellikle faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde baskı oluşturdu.Analistler, Fed Başkanı Kevin Warsh'un gelecek hafta başkanlık edeceği ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında vereceği mesajların, değerli metaller başta olmak üzere emtia piyasalarının yönü üzerinde kritik olacağını belirtti.Bununla birlikte Fed'in iletişiminde olası değişiklikler ile faiz patikasına ilişkin sinyallerin, dolar endeksi ve tahvil faizleri üzerinden emtia piyasalarında oynaklığı artırabileceğini ifade eden analistler, jeopolitik haber akışının da enerji fiyatları üzerinde belirleyici olmayı sürdüreceğini kaydetti.Bu gelişmelerle ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi önceki haftaya göre yaklaşık 5 baz puan azalışla yüzde 4,49'a gerilerken dolar endeksi haftalık bazda yüzde 0,3 düşüşle 99,7 seviyesinde haftayı tamamladı.Değerli metallerde karışık seyir görüldüDeğerli metallerde ise Fed'in sıkı para politikası duruşunu koruyabileceğine yönelik beklentiler altın ve platin üzerinde baskı oluştururken gümüş ve paladyum pozitif ayrıştı.Altın, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerden destek bulmasına karşın ABD enflasyon verilerinin ardından Fed'e ilişkin "şahin" fiyatlamalarla geriledi.Analistler, altının normal şartlarda jeopolitik risklerden destek aldığını ancak bu hafta fiyatlamalarda tahvil faizleri ve Fed beklentilerinin daha belirleyici olduğunu ifade etti.Altın destekli borsa yatırım fonlarında çıkışların sürmesi ve fiziki talebin zayıf kalması da altın fiyatlarını baskılayan unsurlar arasında yer aldı. Altının teknik olarak önemli ortalamaların altına gerilemesi de kısa vadeli satış eğilimini güçlendirdi.Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar paladyumda yüzde 4,4 ve gümüşte yüzde 0,1 artarken platinde yüzde 3,3 ve altında yüzde 2,6 geriledi.Baz metallerde Çin ve arz endişeleri fiyatlamalarda etkili olduBaz metallerde de Çin ekonomisine ilişkin sinyaller, Orta Doğu kaynaklı tedarik ve enerji maliyeti endişeleri ile ürün bazlı arz-talep gelişmeleri etkili oldu.Bakır fiyatlarına, Çin'in işlenmemiş bakır ve bakır ürünleri ithalatının mayısta aylık bazda yüzde 1,3 azalmasına karşın arz tarafına yönelik endişeler ve ABD'nin ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler destek verse de satışlara engel olamadı.Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 3,5 ve çinkoda yüzde 1,3 artarken nikelde yüzde 4, kurşunda yüzde 1,9 ve alüminyumda yüzde 1,2 gerileme görüldü.Brent petrolde risk primi azaldıPetrol fiyatlarında, Orta Doğu kaynaklı arz riskleri ve ABD-İran müzakerelerine ilişkin haber akışı fiyatlamalarda etkili oldu.Hafta içinde Hürmüz Boğazı üzerinden enerji arzına yönelik endişeler petrol fiyatlarını desteklese de haftanın son günlerinde ABD ile İran arasında anlaşmaya yaklaşıldığına yönelik haberler risk priminin azalmasına neden oldu.ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik yeni saldırıların durdurulduğuna ilişkin açıklamaları ve anlaşma metni üzerinde ilerleme sağlandığına yönelik haber akışı, Brent petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı.Buna karşın İran tarafının anlaşmanın kesinleştiği yönündeki iddialara temkinli yaklaşması, enerji arzına ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkmasını engelledi.Aynı dönemde rafineri kullanım oranının yüzde 95,3'e yükselmesi, ABD'de rafineri faaliyetlerinin güçlü seyrettiğine işaret etti.OPEC+ grubunun temmuz ayı için üretim hedeflerini günlük 188 bin varil artırma kararı da piyasaların odağında yer aldı.Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 6,5, doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 3,4 geriledi.Tarım emtialarında üretim tahminleri ve arz endişeleri öne çıktıTarım emtialarında ise hafta içinde ABD Tarım Bakanlığının üretim tahminleri, Çin'in ABD tarım ürünleri alımlarındaki zayıf seyir ve Orta Doğu kaynaklı maliyet baskıları etkili oldu.ABD Tarım Bakanlığı, kuraklık nedeniyle ABD kışlık buğday üretim tahminini aşağı yönlü revize etti. Ovalar bölgesinde kuraklığın sert kırmızı kışlık buğday üretimi üzerinde baskı oluşturması, buğday piyasasında arz endişelerini artırdı.Mısır ve soya fasulyesinde de ABD üretim tahminlerinde belirgin değişikliğe gidilmemesi ve Güney Amerika'da güçlü üretim beklentilerinin sürmesi fiyatlardaki yükselişi sınırladı.Çin'in ABD tarım ürünleri alımları tahıl ve yağlı tohum piyasalarında takip edilen başlıklar arasında yer aldı.Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 5,6, soya fasulyesinde yüzde 1 ve buğdayda yüzde 0,9 artarken pirinçte yüzde 2,9 geriledi.Kakaoda Batı Afrika kaynaklı arz ve pazarlama politikalarına ilişkin gelişmeler fiyatlamalarda etkili oldu. Fildişi Sahili'nin yeni sezon satışlarında temkinli hareket etmesi ve El Nino kaynaklı üretim riskleri kakao fiyatlarını destekledi.ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar kakaoda yüzde 3,3, kahvede yüzde 3 ve şekerde yüzde 0,7 artarken pamukta yüzde 1,3 düşüş görüldü. Muhabir: Tunahan Kükürt ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Emtia piyasalarında jeopolitik riskler ve Fed beklentileri etkili oldu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:30:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133024_ba33109c71682f428968b07da3e0e41c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133024_ba33109c71682f428968b07da3e0e41c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133024_ba33109c71682f428968b07da3e0e41c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa'da 2030'a kadar yenilenebilir kapasite artışlarının çoğu karasal rüzgar enerjisinden oluşacak]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak-143735.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-avrupada-2030a-kadar-yenilenebilir-kapasite-artislarinin-cogu-karasal-ruzgar-enerjisinden-olusacak-143735.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa'da 2030'a kadar planlanan kapasite artışlarının yüzde 77'lik kısmının karasal rüzgar (onshore) projelerinden oluşacağı tahmin ediliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - AA muhabirinin 15 Haziran Dünya Rüzgar Günü kapsamında Avrupa rüzgar enerjisi sektörünün çatı kuruluşu WindEurope verilerinden yaptığı derlemeye göre, Avrupa'da yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminin 2030'a kadar yüzde 60 artması öngörülüyor.Son yıllarda rüzgar enerjisi, iklim değişikliğiyle mücadelede en etkili yenilenebilir enerji kaynaklarından biri haline geldi.Karasal rüzgar enerjisi, yenilenebilir enerji teknolojileri arasında en olgun, ekonomik ve yaygın uygulama alanına sahip çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.Bu enerji kaynağı, temiz enerji üretme kapasitesi, düşük karbon ayak izi ve fosil yakıtlara bağımlılığı azaltma potansiyeli sayesinde iklim değişikliğiyle mücadelede önemli avantajlar sunuyor.Avrupa'nın 2026-2030 döneminde 151 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesi kurması bekleniyor. Avrupa genelinde 2026-2030 döneminde yaklaşık 117 gigavatlık karasal rüzgar kapasitesinin kurulumu öngörülüyor.Böylelikle Avrupa'da 2030'a kadar planlanan kapasite artışlarının yüzde 77'lik kısmının karasal rüzgar (onshore) projelerinden geleceği tahmin ediliyor.AB'de yıllık ortalama artış 22 gigavatİleriye dönük olarak, Avrupa genelinde 2026-2030 yıllarında yılda ortalama 30 gigavat yeni rüzgar enerjisi kapasitesi kurulacağı öngörülüyor.Öte yandan, aynı dönemde ilave edilmesi hesaplanan 151 gigavat kapasitenin 112 gigavatlık kısmının 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Yıllık ortalama artışın ise AB'de 22 gigavat olacağı hesaplanıyor.Bu durum, toplam kurulu rüzgar enerjisi kapasitesini 2030'da 439 gigavata çıkaracak, bunun 366 gigavatı karasal, 73 gigavatı ise deniz üstü (offshore) rüzgar santrallerinden oluşacak.Öte yandan, Avrupa'da rüzgar enerjisi sektörü şu anda doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık 443 bin kişiye istihdam sağlıyor. Bu sayının 2030'a kadar 607 bine ulaşacağı hesaplanıyor.Eski rüzgar santralleri devreden çıkıyorÖte yandan, WindEurope'a göre, 2026-2030 döneminde yaklaşık 16 gigavat kapasitenin devreden çıkarılması bekleniyor.Bunun 8 gigavatının yenilenmesi (repowering) planlanıyor. Bu süreç sonunda toplam yenilenmiş kapasitenin 17 gigavata ulaşacağı öngörülüyor. Kalan 8 gigavatlık kapasite ise tamamen kapatılarak sistemden çıkarılacak.Ortalama olarak, bir rüzgar santralinin yenilenmesi elektrik üretimini 3 katına çıkarırken türbin sayısını yaklaşık üçte bir oranında azaltıyor.Yeni kurulan türbinlerin ortalama güç kapasitesi, karasal rüzgar santrallerinde 5,2 megavat, deniz üstü rüzgar santrallerinde ise 10,7 megavat olarak gerçekleşti. İlerleyen yıllarda, gelişen rüzgar enerjisi teknolojisiyle ortalamanın yükselmesi ve elektrik üretiminde verimin artması öngörülüyor. Muhabir: Gülşen Çağatay ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa'da 2030'a kadar yenilenebilir kapasite artışlarının çoğu karasal rüzgar enerjisinden oluşacak - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:30:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133022_4b16cc380ab32238c22d18ad3727c1f4.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133022_4b16cc380ab32238c22d18ad3727c1f4.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133022_4b16cc380ab32238c22d18ad3727c1f4.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Serbest bölgelerin 5 ayda yaptığı ticaretin yaklaşık yarısını ihracat oluşturdu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-serbest-bolgelerin-5-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu-143734.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-serbest-bolgelerin-5-ayda-yaptigi-ticaretin-yaklasik-yarisini-ihracat-olusturdu-143734.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye'nin üretim üslerinden serbest bölgelerin ticaret hacmi, ocak-mayıs döneminde 11,7 milyar dolar olurken bu tutarın yarıya yakını ihracattan kaynaklandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - AA muhabirinin Ticaret Bakanlığı verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de 19 serbest ticaret bölgesi bulunuyor.Bu bölgeler, yatırımcı ve üreticilere birçok avantaj ve teşviki bir arada sunuyor. İhracata ve yatırıma katkı sağlayan serbest bölgeler, vergi avantajı, yerli ve yabancı pazarlara erişim, stratejik avantajlar, kar transferi ve ucuz altyapı gibi birçok imkanı barındırıyor.İstihdama da katkı veren serbest bölgelerde, mayıs sonu itibarıyla 86 bin 376 kişi çalışıyor.Serbest bölgelerin ticaret hacmi, 2024'te 27 milyar 691 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu hacim, 2025'te yıllık bazda yüzde 3,1 artışla 28 milyar 554 milyon dolara çıktı.Bu bölgelerden yapılan ticaret, ocak-mayıs döneminde 11 milyar 658 milyon dolar olarak hesaplandı. Serbest bölgelerin ihracatı da ocak-mayıs döneminde 5 milyar 359 milyon doları buldu.Böylece, bu bölgelerin 11 milyar 658 milyon dolar olan 5 aylık ticaret hacminin yüzde 46'sını ihracat oluşturdu.Serbest bölgelerce yurt dışından yapılan alım da 3 milyar 287 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Serbest bölgeler, 5 aylık dönemde 1 milyar 444 milyon dolarlık alım yaptığı yurt içine 1 milyar 569 milyon dolarlık satış gerçekleştirdi.Ticaret hacminin ikinci 6 ayda artması bekleniyorTürkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Serbest Bölgeler Meclisi Başkanı Edvar Mum, AA muhabirine, bu bölgelerdeki ticaret hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.Mevcut durum itibarıyla ticarette geçen yıla paralel bir seyir olduğuna işaret eden Mum, yılın ikinci yarısında ticari faaliyetlerin artmasını beklediklerini söyledi.Mum, serbest bölgelerin yıllık ortalama ticaret hacminin 28 milyar dolar civarında olduğunu belirterek, "Bu sene ticaret hacminin, ikinci 6 aydaki performansla biraz daha yukarıya çıkmasını bekliyoruz. Dolayısıyla ibre 30 milyar dolara doğru çıkabilir." dedi.Serbest bölgelerdeki ihracatı da yukarıya çıkarma hedeflerinin olduğunu vurgulayan Mum, "Son dönemdeki uluslararası gelişmeler dikkate alındığında Türkiye'nin güvenli ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle serbest bölgelerde sınai ve ticari döngüler artacaktır." diye konuştu.Ocak-mayıs dönemi itibarıyla serbest bölgelerin gerçekleştirdiği ticaret hareketleri ve hacimleri şöyle: Muhabir: Mert Davut ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Serbest bölgelerin 5 ayda yaptığı ticaretin yaklaşık yarısını ihracat oluşturdu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:30:20 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133020_0d87c98c2603d1b1acd4e027c41dbcb1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133020_0d87c98c2603d1b1acd4e027c41dbcb1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133020_0d87c98c2603d1b1acd4e027c41dbcb1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İstanbul'u ana liman olarak kullanan kruvaziyer şirketi sayısı arttı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-istanbulu-ana-liman-olarak-kullanan-kruvaziyer-sirketi-sayisi-artti-143733.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-istanbulu-ana-liman-olarak-kullanan-kruvaziyer-sirketi-sayisi-artti-143733.html</link>
                    <description><![CDATA[Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, İstanbul’u ana liman olarak kullanan şirket sayısında 2023-2025 döneminde yüzde 50 artış olduğunu söyledi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (AA) - Kruvaziyer turizminde ana liman olarak konumlanmak, liman işletmelerinin elde ettiği gelirlerin çok ötesinde bir ekonomik etki yaratıyor. Yolcuların seyahat öncesinde veya sonrasında şehirde bir ya da birkaç gece konaklaması, otellerden restoranlara, kara ulaşımından perakende sektörüne, rehberlik hizmetlerinden kültür-sanat etkinliklerine kadar geniş bir ekosisteme doğrudan katkı sağlıyor.Sektör temsilcileri, ana liman statüsünün destinasyonlar arasındaki rekabette stratejik bir avantaj sunduğuna işaret ederek, güçlü hava yolu bağlantıları, modern liman altyapısı, gümrük ve pasaport işlemlerindeki etkinlik ile yüksek hizmet kalitesinin kruvaziyer şirketlerinin liman tercihinde belirleyici unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.İstanbul gibi tarihi ve kültürel çekiciliği yüksek şehirlerin, transit uğrak limanı olmanın ötesine geçerek yolcuların seyahatlerine başlayıp sonlandırdıkları merkezlere dönüşmesi, kişi başı harcamaların ve turizm gelirlerinin artmasına katkı sunuyor.Uzmanlar, jeopolitik risklerin azalması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun güçlendirilmesi halinde Türkiye'nin, özellikle İstanbul öncülüğünde, kruvaziyer turizminden aldığı payı daha da artırabilecek önemli bir potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyor."Dünyada yıllık kruvaziyer yolcu sayısı her yıl yaklaşık yüzde 8 büyüyor"Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yıllık kruvaziyer yolcu sayısının her yıl yaklaşık yüzde 8 büyüdüğünü belirterek, 2025 yılında toplam yolcu sayısının 37,5 milyon kişi olduğunu ifade etti.Türkiye’nin de bu pastadan kendi coğrafyası olan Doğu Akdeniz limanları kadar payını aldığını dile getiren Tuncay, "Karadeniz coğrafyasının savaştan dolayı çalışmaması çok büyük bir eksiklik." değerlendirmesinde bulundu.Tuncay, Avrupa'nın birçok liman kentinin günlük kruvaziyer yolcu sayısında kısıtlamalara gittiği için önlerinde ilerleme adına büyük fırsatlar bulunduğuna işaret ederek, "Ancak liman işletmecileri, kamu kurumları ve STK’lerin ortak bir ajandada buluşması gerekiyor." dedi.Galataport'un açılması ve Galataport'a gelen ziyaretçilerin gemilerle tekrar buluşması sonucu kruvaziyer seyahatine çıkan, seyahatlerine Galataport’tan başlayan Türk vatandaşlarının sayısında büyük bir artışın olduğunu aktaran Tuncay, "2025 yılında 2024’e göre yaklaşık yüzde 70 artış göstererek 25 bine çıktı. Bu Galataport’un toplam yolcu sayısının yüzde 4’üne tekabül ediyor." diye konuştu."İstanbul’u tercih eden gemi şirketi sayısında artış var"Galataport İstanbul Liman İşletme Direktörü Tolga Tuncay, MSC, Costa Crociere ve Aroya'nın İstanbul kalkış-varışlı sefer frekansının artmasıyla bu sene İstanbul çıkışlı seyahate başlayan Türk vatandaşı sayısının 35 bine çıkmasını öngördüklerini kaydetti.Galataport’un açılmasıyla gemilerin Doğu Akdeniz’deki rotalarını İstanbul’a çevirmeleri sonucu diğer Türk limanlarını da besleyen bir yapının ortaya çıktığını dile getiren Tuncay, "İstanbul’u ana liman olarak kullanan ya da İstanbul’a uğrak yapan gemiler rotalarına diğer Türk limanlarını da eklemeye başladı. Bu durum ülke turizmine bütüncül bir katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı.Tuncay, 2025 yılını 224 sefer ve yaklaşık 600 bin yolcu ile kapattıklarını belirterek, şunları aktardı:"Savaş öncesi, 2026 yılının da bu seviyelerde olmasını öngörüyorduk. Savaşın başlamasıyla gelen sefer iptalleri dolayısıyla bu yılı yaklaşık 200 sefer ile 520 bin yolcu seviyesinde kapatmayı hedefliyoruz. Bununla birlikte İstanbul’u tercih eden gemi şirketi sayısında artış var. Bu da gelecek yıllarda konjonktürün normale döndüğü zaman için önemli bir potansiyel taşıyor.""2025’teki 600 bin misafirimizin yaklaşık yüzde 25’i Amerikalı turistlerden oluşuyor"Tolga Tuncay, 2025’teki 600 bin misafirin yaklaşık yüzde 25’inin Amerikalı turistlerden oluştuğunu ifade ederek, bu oranın Türkiye’nin genel turist oranlarından farklı olmasına rağmen dünya geneli kruvaziyer turist dağılımları açısından tutarlı olduğunu söyledi.İstanbul’u ana liman olarak kullanan şirket sayısında ise 2023-2025 döneminde yüzde 50’lik bir artışın olduğunu aktaran Tuncay, şunları kaydetti:"İstanbul’un tarihi dokusu, Galataport gibi bir altyapının varlığı, THY gibi dünyanın her noktasına erişebileceğiniz bayrak taşıyıcı bir hava yolu ve İGA gibi dünyanın sayılı büyük havalimanını birleştirdiğimizde avantajımız ortaya çıkıyor. Stratejimizin temelini İstanbul’un tarihi yapısı ve kruvaziyer yolcusu için vazgeçilmez bir destinasyon olması, üzerine tüm bu servis sağlayıcıların hizmetlerini yolcu deneyimi odaklı olarak ekleyip bir paket haline getirmek oluşturuyor. Dünyanın hiçbir destinasyonunda olmayan bu paket tüm armatörlerin ilgisini çekiyor."Tuncay, Hürmüz Boğazı’nda kalan gemiler kaynaklı birkaç sefer iptallerinin olduğunu belirterek, "Gemiler gerilimin nispeten azalıp geçişlerine izin verildiği dönemde Boğaz’dan çıktığı için bu risk ortadan kalktı. Hantavirüs konusu tüm armatörler ve limanlar tarafından dikkatle izleniyor. Galataport İstanbul olarak biz de sektördeki tüm özel sektör, kamu kurumları ve tüm paydaşlarımızla koordine olarak süreci takip ediyoruz." diye konuştu. Muhabir: Yunus Türk ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[İstanbul'u ana liman olarak kullanan kruvaziyer şirketi sayısı arttı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 10:30:18 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133018_8d4433b726d4652d31368adbf427260c.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133018_8d4433b726d4652d31368adbf427260c.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/14062026133018_8d4433b726d4652d31368adbf427260c.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA["İşçilerin yapay zeka endişeleri yersiz"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-iscilerin-yapay-zeka-endiseleri-yersiz-143689.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-iscilerin-yapay-zeka-endiseleri-yersiz-143689.html</link>
                    <description><![CDATA["İşçilerin yapay zeka endişeleri yersiz"]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Amazon'un kurucusu&nbsp;Jeff Bezos, yapay zekanın insanların işlerini elinden alacağı endişelerini haksız buldu.

Prometheus diye bilinen yeni yapay zeka girişimini anlatan milyarder,&nbsp;yapay zekanın&nbsp;"ekonomide işgücü sıkıntısı" yaratabileceğini bile öne sürdü.

Bezos, yaptığı açıklamada şirketin jet motoru gibi karmaşık fiziksel ürünleri tasarlayıp üretebilen bir "yapay genel mühendis" yaratmayı planladığını söyledi. ​

Bezos'a göre şirketin hedefi, "mühendisleri güçlendirip icatları daha kolay ve hızlı hale getirerek küçük ekiplerin çok daha kısa zaman dilimlerinde çok daha büyük işler yapabilmesini sağlamak".

Yapay zekanın etkisine ilişkin endişeleri geri çeviren Bezos, gençlerin bu teknolojiye yönelik karamsarlığının "gerçeklikle taban tabana zıt" olduğunu iddia etti.

jeff Bezos, bu teknoloji nedeniyle mevcut işlerde daha az insana ihtiyaç duyulacak olsa da daha fazla fırsat yaratılacağını ve üretkenliğin artacağını söyledi.

Bezos, yapay zeka sayesinde icat yapmak daha ucuz, kolay ve hızlı hale gelirse istihdamın artacağını bile öne sürdü. Amazon'un kurucusu, "ihtiyaç duyulan kişi sayısı 10 kat azalsa bile" teknolojinin "en az 10 kat" fırsat yaratacağını ifade ediyor. ​

Bezos ayrıca "Üretkenlik o kadar artacak ki, iki gelirli hanelerde bir kişi işgücü piyasasından çekilecek" iddiasında bulundu.

Ancak bu konudayapılan birankete katılanların yarısından fazlası, kendilerinin veya ev halkından birinin yapay zeka nedeniyle işini kaybetmesinden korktuğunu belirtti.

İndependent Turkey’den derleme
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA["İşçilerin yapay zeka endişeleri yersiz" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:33:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/iscilerin-yapay-zeka-endiseleri-yersiz-123604-20260613.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/iscilerin-yapay-zeka-endiseleri-yersiz-123604-20260613.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/iscilerin-yapay-zeka-endiseleri-yersiz-123604-20260613.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.ulusgazetesi.com/haber-trump-en-az-30-kez-anlasma-dedi-petrol-piyasalari-sert-dalgalandi-143685.html</guid>
                    <link>https://www.ulusgazetesi.com/haber-trump-en-az-30-kez-anlasma-dedi-petrol-piyasalari-sert-dalgalandi-143685.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'la anlaşmanın yakın olduğunu defalarca dile getirmesine rağmen diplomatik sürecin somut sonuç vermemesi, petrol piyasalarında sert fiyat dalgalanmalarına yol açarken, kazanan ABD'li şirketler oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ANKARA (AA) - ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kesintisi endişeleri petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine çıkardı.Bu kapsamda 28 Şubat'ta başlayan çatışma sürecinden bu yana Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları ve Hürmüz Boğazı'na yönelik gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 100 dolar seviyesinde dengelendi.Bu süreçte, Trump'ın sık sık tekrarladığı anlaşma ve ateşkes mesajları, diplomatik amaç taşımasının yanı sıra enerji piyasalarındaki beklentileri yönlendiren önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı.AA muhabirinin, uluslararası haber kaynaklarından derlediği bilgilere göre, Trump marttan bu yana en az 30 kez İran'la anlaşma, ateşkes veya diplomatik çözümün yakın olduğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Ancak taraflar arasında kalıcı bir uzlaşı sağlanamaması, petrol piyasalarında yüksek oynaklığın sürmesine neden oldu."Anlaşma yakın", "görüşmeler verimli ilerliyor" ve "ateşkes mümkün" yönündeki açıklamalar zaman zaman petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, diplomatik sürecin somut anlaşmayla sonuçlanmaması ve jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatların savaş öncesi seviyelere gerilemesini engelledi.Böylece piyasada ne tam bir kriz ne de tam bir normalleşme yaşandı. Bu durum, petrol ve doğal gaz üreticilerinin yüksek gelir elde etmeye devam etmesine imkan sağlarken, enerji fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde yıkıcı baskı oluşturacak seviyelere yükselmesini de sınırladı. Sonuç olarak enerji talebi önemli ölçüde korunurken, ABD'li üreticiler de yüksek fiyat ortamından faydalanmayı sürdürdü.Küresel petrol ihracatında liderlik ABD'ye geçtiOrtaya çıkan bu tablo, petrol ve doğal gaz üretimindeki güçlü büyüme sayesinde net enerji ihracatçısı konumuna yükselen ABD'nin enerji sektörünün süreçten ekonomik açıdan görece avantajlı çıkmasına katkı sağladı.Gemi takip şirketi Vortexa'nın verilerine göre, ABD'nin ham petrol ve petrol ürünü ihracatı mayısta günlük yaklaşık 10,5 milyon varile ulaşarak üst üste üçüncü ayda da dünyada ilk sırada yer aldı.Uluslararası medya kuruluşlarının hesaplamalarına göre, aynı dönemde Rusya'nın petrol ihracatı günlük yaklaşık 7 milyon varil, Suudi Arabistan'ın ihracatı ise 5,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.Karşılaştırıldığında, geçen yıl Suudi Arabistan'ın günlük petrol ihracatı yaklaşık 8,1 milyon varil, ABD'nin 6,6 milyon varil ve Rusya'nın 5,8 milyon varil düzeyindeydi.Bununla birlikte, yüksek fiyat ortamı ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetleri desteklerken, ABD merkezli enerji araştırma şirketi Primary Vision'ın verileri de petrol sahalarındaki operasyonların hızlandığını gösterdi.Buna göre, savaşın başlamasından bu yana ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetler belirgin şekilde hızlandı. Şirketin Frac Spread Count ve Frac Job Count göstergeleri güçlü artış kaydederken, basınçlı pompalama kapasitesi 2022'den bu yana en sıkışık seviyeye ulaştı. Kapasite kullanım oranındaki yükseliş de sektördeki büyümenin devam ettiğine işaret ediyor.Rusya'nın en büyük petrol şirketi Rosneft'in Üst Yöneticisi İgor Seçin, daha önce yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki gerilim ve yükselen petrol fiyatlarının en büyük kazananının ABD enerji sektörü olduğunu savunmuş, yüksek fiyat ortamının ABD'li enerji şirketlerine önemli gelir avantajı sağladığını belirtmişti.Seçin, mevcut fiyat seviyelerinin korunması halinde ABD petrol ve doğal gaz sektörünün bu yıl elde edeceği ilave gelirin onlarca milyar dolara ulaşabileceği değerlendirmesinde bulunmuştu.Trump'ın "anlaşma yakın" vaatleri petrol piyasasını yönlendirdiTrump'ın İran'la müzakerelere ilişkin iyimser açıklamaları, petrol piyasasında son ayların en sert fiyat hareketlerini tetikledi.Brent petrol, Trump'ın Orta Doğu'daki gerilimin azalabileceğine ve İran'la diplomatik çözüm sağlanabileceğine yönelik açıklamalarının ardından 10 Mart'ta yüzde 11,3 düşüşle 87,80 dolara gerilerken, 16 Mart'ta da Hürmüz Boğazı'ndan bazı tankerlerin yeniden geçiş yapabildiğine ilişkin haberlerin etkisiyle yüzde 6,9 değer kaybederek 96,04 dolara indi.Trump'ın 23 Mart'ta tarafların anlaşmaya ilişkin "neredeyse tüm konularda uzlaşı sağladığını" açıklamasının ardından Brent petrol aynı gün yüzde 9,8 düşüşle 95,92 dolardan kapandı.Trump ertesi gün İran'ın anlaşma yapmaya "çok istekli" olduğunu öne sürerken, 25-29 Mart'ta da Tahran'ın anlaşma için yoğun çaba gösterdiğini ve hatta "yalvardığını" iddia etti. Ancak anlaşmaya yönelik iyimser mesajlara rağmen kalıcı uzlaşı sağlanamaması nedeniyle Brent petrol, jeopolitik risklerin etkisiyle martı 118,35 dolardan kapattı.Nisanda da benzer bir tablo görüldü. Trump'ın ateşkes ve anlaşmaya yakın olunduğuna yönelik açıklamalarının etkisiyle Brent petrol 7 Nisan'da yüzde 0,5, 8 Nisan'da ise yüzde 13,3 geriledi.Trump'ın 15 ve 17 Nisan'da anlaşmanın çok yakın olduğu, İran'ın talepleri kabul ettiği ve bir iki gün içinde uzlaşı sağlanabileceği yönündeki açıklamaları da piyasalardaki risk primini azalttı. Bu açıklamaların etkisiyle Brent petrol 17 Nisan'da yüzde 9,1 düşüşle 90,38 dolardan günü kapatarak, 10 Mart'tan bu yana en düşük kapanışı kaydetti.Buna karşın diplomatik sürecin sonuç vermemesi nedeniyle risk primi tamamen ortadan kalkmadı. Nisan sonunda Brent petrol gün içinde 126 doların üstünü test ederek son 4 yılın en yüksek seviyesini gördü ve ayı 114,01 dolardan tamamladı.Mayısta Trump'ın tarafların uzlaşıya çok yakın olduğu yönündeki açıklamaları satış baskısını yeniden gündeme taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı ay boyunca kademeli olarak gerileyerek 108 dolar seviyelerinden 92 dolar bandına indi. Ancak anlaşmanın somutlaşmaması ve jeopolitik gerilimin sürmesi, piyasalardaki oynaklığın yüksek kalmasına yol açtı.Gözler yeniden anlaşma sürecindeHaziranda piyasalarda yeniden temkinli görünüm öne çıktı. Brent petrol, 1 Haziran'da yüzde 3,2 yükselerek 94,98 dolara, 3 Haziran'da ise 97,81 dolara kadar çıktı. Ancak Trump'ın İran'la anlaşmanın yakın olduğuna yönelik yeni açıklamaları satış baskısını yeniden beraberinde getirdi.ABD Başkanı Trump'ın 7-9 Haziran'da yaptığı "anlaşmaya çok yakınız" yönündeki açıklamalarının ardından Brent petrol 9 Haziran'da yüzde 3 düşüşle 91,45 dolara geriledi.Trump'ın 11 Haziran'da anlaşmanın "onaylanma" aşamasına geldiğini ve planlanan saldırıları iptal ettiğini açıklamasıyla düşüş hızlanırken, gözler yeniden diplomatik sürece çevrildi.Donald Trump, 12 Haziran'da yaptığı açıklamada, İran'ın, nükleer silaha sahibi olmama konusunda mutabık kaldığını belirterek, "Bugün İran'la savaşı bitirdik." ifadesini kullandı.Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol 11 Haziran'da yüzde 2,9 kayıpla 90,38 dolardan kapanarak 20 Nisan'dan bu yana en düşük seviyesini gördü. Muhabir: Duygu Alhan ]]> </content:encoded><category domain="https://www.ulusgazetesi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:30:09 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/13062026123009_71f43a7f78e611e609c4839f81d45119.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/13062026123009_71f43a7f78e611e609c4839f81d45119.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.ulusgazetesi.com/images/haber/13062026123009_71f43a7f78e611e609c4839f81d45119.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>