Türküler, üniversiteli gençlerin "alkış"ında ritim buluyor
İZMIR (AA) - Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Ses Eğitimi Bölümü'nde öğrenim gören 7 öğrenci, halk müziği ezgilerini yaşatmak amacıyla "Ekin Vokal" adıyla bir araya geldi. Öğrenciler, halk oyunları turnesi kapsamında gittikleri şehirlerin tarihi mekanlarında türkü seslendirdi.
Her biri farklı enstrümanlar çalmasına rağmen eserleri yalnızca alkışla ritim tutarak icra eden grup, videolarını sosyal medyadan paylaşınca yoğun ilgiyle karşılaştı.
Öğrenciler, Kars Kalesi'nde "Kars'a Giderim Kars"a, Erzurum Kalesi'nde "Hani Yaylam", Elazığ'da "Baboş Bir Derdim Var", Artvin Atatepe'de "İndim Dere Irmağa" ve İzmir Saat Kulesi'nde "Ah Bir Ataş Ver" eserlerini seslendirdi.
Grup üyelerinden Aziz Direkçi, AA muhabirine, projenin okulun halk oyunları turnesinde ortaya çıktığını söyledi.
Turnenin ilk durağının Kars olduğunu anlatan Direkçi, Kars Kalesi'nin önünde doğaçlama bir türkü seslendirdiklerini belirterek, şöyle konuştu:
"Kars Kalesi'nin altında arkadaşlarla kahve içerken, 'Kars'a kadar gelmişken bir türkü söyleyelim.' dedim. 'Kars'a Giderim Kars'a' türküsünü okuduk ve sosyal medyada paylaştık. Sabah uyandığımızda çok iyi yanıtlar almışız. 'İnsanlar bunu beğendi, benimsedi.' dedik. O yüzden türküleri her gittiğimizde ilde aynı şekilde okumaya karar verdik."
Turne kapsamında Kars, Erzurum ve Artvin'e gittiklerini aktaran Direkçi, videoların sosyal medyada geniş kitlelere ulaşmasının ardından projeyi kendi imkanlarıyla sürdürdüklerini ifade etti.
Direkçi, "Elazığ, Afyon, Balıkesir, İstanbul'a gittik. İstanbul'un farklı tarihi yerlerinde de türküler seslendirdik. Henüz çekimini yapıp yayınlamadığımız videolar da var." dedi.
Türküleri alkışla ritim tutarak seslendiriyorlar
Direkçi, ilk çekimlerinde enstrümanlarının yanlarında olmaması nedeniyle alkış ritmini tercih ettiklerini anlattı.
Ekip arkadaşlarıyla iyi bir senkron yakaladıklarını vurgulayan Direkçi, şunları kaydetti:
"Enstrümanla icra etmek daha kolaydır çünkü sana referans sağlar. Bunun için detone olman, sesten çıkman azalır ve senkronun daha iyi olur. Biz enstrümansız güzel bir senkronu yakalamışken insanların dikkatini çekti. Arkadaşlarımızda bas, tenör ve bariton karakterli ses zenginliği olunca partisyonları yazıp enstrümansız güzel bir senkronla okuduk."
Direkçi, ilk paylaşımlarının 700-800 bin kez izlendiğini, daha sonra yüksek takipçili sosyal medya hesaplarının paylaşımlarıyla görüntülenme sayısının hızla arttığını belirterek, "Bir videomuz 8 milyon izlendi, toplamda ise 20 milyona yakın görüntülenmeye ulaştık." diye konuştu.
Projeyi yeni bir aşamaya taşımayı hedeflediklerini anlatan Direkçi, "Bundan sonra türkülerin kısa halini değil, uzun halini memleketlerine gidip sazlı konser vererek insanlara aktaracağız." dedi.
Grubun üyelerinden Önder Can Duran ise arkadaşları tarafından "isot" lakabıyla anılıyor. Duran, "Eserleri dik seslerde ve yanık tavırla okuduğum için bana bu lakabı taktılar." ifadesini kullandı.
Alkış ritminin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Duran, "İlk videomuz alkış eşliğinde oldu. Türküleri söylerken içindeki o metronomun uyumlu olmasından dolayı alkışı tercih ediyoruz." şeklinde konuştu.
Muhabir: Hüseyin Bağış