Mor Gabriel Manastırı: 1.600 yıllık tarih, coğrafya, önemi ve son gelişmeler
Midyat / Tur Abdin — MS 397’de kurulan Mor Gabriel Manastırı (Deyrulumur), Güneydoğu Anadolu’nun Tur Abdin/ Midyat bölgesinde yer alan ve kesintisiz işleyişiyle dünyanın en eski Süryani manastırlarından biri olarak kabul edilen bir dini ve kültürel merkezdir. Kuruluşu, mimarisi ve el yazması koleksiyonu sayesinde bölgenin tarihi belleğinin en somut taşıyıcılarından biridir.
Kısa tarihçe
Süryanice de mor; aziz anlamına gelir, bu sebeple Süryani rahipler Mor ünvanı ile anılır.
Mor Gabriel, MS 4. yüzyılda Mor Şmuel ve Mor Shem‘un tarafından kuruldu; zaman içinde Tur Abdin’deki Süryani/Süryoyo dinî yaşamının merkezi hâline geldi. Orta Çağ’dan itibaren manastır hem dini eğitim hem de el yazması koleksiyonlarının korunması açısından öne çıktı; çeşitli dönemlerde onarımlar, genişlemeler ve dış saldırılarla karşılaştı ama varlığını sürdürdü. Manastırın koleksiyonunda çok sayıda el yazması bulunmakta ve son yıllarda bu koleksiyonların dijitalleştirilmesine yönelik girişimler uygulanmaktadır.
Coğrafya ve mimari
Manastır, Mardin ilinin Midyat ilçesi yakınlarında, Tur Abdin platosunun taş işçiliği ve tarihî dokusunun ortasında yükselir. Yapı topluluğu; kiliseler, mezar odaları, avlular ve yaşamsal tesislerden oluşur; taş mimarisi ve çeşitli dönemlere tarihlenen onarımları dikkat çeker. Bölge, tarih boyunca Hristiyan toplulukların yoğun olduğu ve Süryanice dillerinin, litürjinin yaşatıldığı bir coğrafyadır.
Kültürel ve toplumsal önemi
Mor Gabriel, yalnızca yerel bir ibadet mekânı değil; Süryani geleneğinin dilini, litürjisini, eğitimini ve el yazması mirasını koruyan kurumsal bir merkezdir. Bölge diasporası için önemli bir ziyaret noktasıdır ve yılda binlerce ziyaretçi çeker. Manastır; Tur Abdin’in “yaşayan hafızası” ve Anadolu’daki çok kültürlü mirasın somut bir hazinesi olarak tanımlanır.
Son yılların hukuki gündemi ve uluslararası kararlar
Manastır etrafındaki toprak mülkiyeti ve vakıf haklarına ilişkin ihtilaflar, son yıllarda hem ulusal hem uluslararası hukuk gündeminde yer aldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Midyat Mor Gabriel Monastery Foundation v. Türkiye davasında (karar tarihi: 3 Ekim 2023) vakfın mülkiyet haklarının ihlal edildiğine kanaat getirerek Türkiye’yi kısmen suçlu buldu; karar, manastır mülkiyet davasının uluslararası düzeye taşınmasında büyük önem arz etti.
AİHM kararının ardından hem yerel uygulamalarda hem de resmi kayıtlarda parsel iadesi ve tescil süreçlerinin nasıl yürütüleceğine dair yakından izlenen gelişmeler oldu. Hukuki metinler ve analizler, kararın uygulanmasının teknik ve bürokratik adımlar gerektirdiğini, süreçlerin kademeli ve denetime açık biçimde ilerlediğini vurguluyor.
Güncel durum ve koruma çalışmaları
Manastır yetkilileri, tarihi yapının korunması, restorasyon ve arşivlerin dijitalleştirilmesi için projeler yürütüyor; bu çalışmalar hem yerel hem uluslararası kurumların ilgisini çekiyor. Hukuki belirsizliklerin giderilmesi, toprak kayıtlarının netleşmesi ve restorasyon finansmanının sağlanması, manastırın sürdürülebilirliği için öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Ayrıca Tur Abdin’in kültürel mirasının korunması, bölge topluluklarının kimlik sürekliliği açısından önem taşıyor.
Günümüzde 60'a yakın nüfusuyla hayatına dışa yarı-kapalı şekilde devam eden Manastır, günün belli saatlerinde gelen ziyaretçileri kabul ederek tarih ve kültürlerini insanlara duyurmaktadır.