Ergenekon Türk Tarih Destan’ının adıdır, terörle yanyana getirilemez. Ulus Gazetesi olarak tüm ulusal medyaya çağrı yapıyoruz: Bundan sonra, “Ergenekon” olarak söz edilen operasyona, tarihimizi zedeletmemek için “2007/1536 sayılı suç dosyası” adını kullanalım.
Türk tarih destanı Ergenekon’un adı, sözde bir terör örgütüyle yan yana getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı sesini çıkarmadı. Oysa diğer taraftan eli kanlı terör örgütü, Türkiye’nin her yerini provokasyon alanı, savaş sahası haline getirmeye çalışıyor. ABD, AB, Kuzey Irak destekli terör Türkiye’yi bölmek için saldırıyor. Ulus Gazetesi olarak bu duruma dikkat çekiyoruz.
1- İki emekli Orgeneral terörist zannıyla tutuklanıyor. Haklarında konuşma yasağı var. Ama İmralı’da yatan bölücübaşı, bebek katili yattığı yerden terör örgütünü idare ediyor. Bu konuda kitap bile yazıldı. Adı, PKK’nın yeni karargahı İmralı. 2- Kuddusi Okkır finansör dendi. Ama öldüğünde cenazesini belediye kaldırdı. PKK terör örgütünün ise Avrupa’da 500 milyon Euro kara parası olduğu Genelkurmay Başkanlığı’nca açıklandı. Bu kara para trafiği devam ediyor, terör örgütüne ait dernekler, bürolar, ofisler çalışmaya devam ediyor. 3- İstanbul’daki bir soruşturma çerçevesinde, sözde bir terör örgütünün liderleri olduğu söylenen emekli generaller hapiste ama PKK terör örgütünün elebaşları Avrupa’da cirit atıyor. Bu nasıl adalet? 4- Sözde terör örgütü ile ilgili şemalar yayınlanıyor. Siyasi, medya kanadı gibi kollara, organlara ayrılıyor. Ama PKK terör örgütünün siyasi kanadı olan DTP ortalığı savaş alanına çeviriyor. Kimsenin sesi çıkmıyor. Bunların dışında dikkat çeken bir başka durum da “Ergenekon” destanımızla ilgili. Uzmanlar, aylarca seslerini yükseltmeye çalıştılar. Ancak kimse dinlemedi. Meclis’te milletvekilleri önergeler verdiler, yine de isim değişmedi. Hukuk eğitimi de alan Başyazarımız ve Emekli Albay Erdal Sarızeybek, bu duruma dikkat çekiyor. Sarızeybek’in verdiği bilgilere göre, bu soruşturmada “Ergenekon” ismini kullanmak hukuken de mümkün değil.
Buna göre: 1- Türk Hukuk Sisteminde hazırlık soruşturmalarını kod adı verilmesi gibi uygulama yoktur. Hazırlık soruşturmaları yıl ve sayı ile ifade edilir. Örneğin İstanbul’daki soruşturma: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2007/1536 sayılı suç dosyasıdır. 2- Ergenekon Türklerin varoluş destanının adıdır. Destana göre Türkler, düşmanlarından korunmak için Ergenekon Dağı’na çekilmiş, orada güçlenmiş ve bu güçle çıkarak düşmanlarını yenmiştir. Yani Ergenekon’un Türklerin tarihiyle doğrudan bağı vardır. Ve bu konu milli eğitim ders programlarında da Kültür Bakanlığı’nın çalışmalarında da yer almaktadır. Dolayısıyla Ergenekon adının bir suç soruşturmasıyla yan yana getirilmesi etik değildir. 3- Ergenekon adıyla birlikte Ulusalcılık da bir tehdit olarak kamuoyuna algılatılmaya çalışılmaktadır. Türkiye’de Ulusalcılık bir tehdit olamaz, aksine ulusalcılık Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin temelinde yer alır. Biz ulusalcılığı Atatürk Milliyetçiliği olarak biliriz. Kaldı ki, Türkiye’de Ulusal Güvenliğe yönelik tehditlerin değerlendirilmesini yapacak olan makam Milli Güvenlik Kurulu’dur. Milli Güvenlik Kurulu’nda asker kanadı temsilen Genelkurmay Başkanlığı tehdit değerlendirmelerini ve tespitlerini yaparak alınması gereken güvenlik önlemleri konusunda Hükümete tavsiyelerde bulunur. Hal böyleyken Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kendi başına ulusalcılığı bir tehdit olarak göstermesi ve bunu da İstanbul’daki suç soruşturmasına yansıtması hukuki dayanaktan yoksundur. Erdal Sarızeybek, AB Türkiye eski Temsilcisi Karen Fogg’un “Türk tarihinin hakkından nasıl geleceğiz” yönünde bir açıklamasını da hatırlatarak “Bu olayı bu perspektifte ele almak gerekir” diye konuştu.
İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan da bu duruma dikkat çekiyor. Yıllarca önemli operasyonlar yürüten, birçok operasyonda görev alan Tantan, bu operasyonun ilk isminin de “Şafak Operasyonu” olduğunu hatırlatarak “Ergenekon” isminin medya tarafından verildiğini, bunun da bir psikolojik harekat olduğunu vurguladı. Dünyada örneği yok Böyle bir olayın dünyada da eşi benzeri yok. Örneğin birçok millet kendi destanını bir suç ile yan yana anılmasına karşı çıkar. Örneğin dünyanın en önemli destanlarından biri Hintlilerin Ramayana Destanı’dır. Ozan Valmiki tarafından yazılan Ramayana destanı, 24.000 beyit ve yedi bölümden oluşmaktadır. Destan üç büyük Hindu tanrısından biri olan Vishnu'nun yeniden doğumlarından Prens Rama'nin başından geçenleri anlatır. Yine Yunanistan’da Homeros’un yazdığı İlyeda ve Odessa destanlarıyla, böyle bir bağ kurmak, çok sert tepkiler çeker. Ancak Türklerin, yeniden tarih sahnesine çıkışını ele alan ve dünyanın en önemli destanlarından biri olarak görülen Ergenekon Destanı’nın bu şekilde dillendirilmesi Türk Milleti’ni çok rahatsız etti. Bu nedenlerden dolayı Ulus Gazetesi olarak tüm ulusal medyaya çağrı yapıyoruz: Bundan sonra, “Ergenekon” olarak söz edilen operasyona, tarihimizi zedeletmemek için “2007/1536 sayılı suç dosyası” adını kullanalım.






ULUS GAZETESİ'NİN BASILI HALİNİ BİLGİSAYARLARINA İNDİRMEK İSTEYEN ABONELERİMİZ AŞAĞIDAKİ BAĞLANTIYA TIKLAYARAK İLGİLİ BÖLÜME GİREBİLİRLER.